Etiketler

, , , ,

Ahmet AyAhmet Ay / Milat

Kur’an-ı Mubin’de kimi kıssalar -ama özellikle İsrail oğullarıyla ilgili kıssalar-  tekrar tekrar ve üstelik neredeyse aynı formatta anlatılır. Konunun zihnimizde pekişmesi, yabana atılmaması ve bizim de benzer hatalara düşmememiz için Rabbimizin bu kıssaları tekrarladığını söylüyor müfessirler. Öyle ya, ‘hafıza-i beşerin nisyan ile malul oluşu’ her zaman sorun olmuştur.

Biz de cumhuriyetle beraber Kürtlerin en insani haklarının dahi tanınmadığını yıllardır yazıyoruz, anlatıyoruz. Ama MHP ve CHP bütün olan bitene rağmen Kürtlerin bu insani haklarını tanımaya yanaşmadı. Her şey bir yana, MHP ve CHP 30 yıldır yaşanan bu acı süreci yok sayamayacağına göre, çözüm adına bir şeyler söylemesi gerekiyorken hala kuru zeybeklik yapmaları akla ziyan.

Ömrübillah ‘Kürtçülük yapmayan ve ırkçılığı haram kabul eden, kendini Allah’ın istediği, razı olacağı kardeşliğe adayan biri olarak MHP’lilere soruyorum:

Allah aşkınıza ‘vur-öldür-bitir” dışında bir şey söyleyin, bu sözlerle kemiklerimiz sızlıyor, canımız acıyor. Sizin ‘vur-öldür’lerinizin çözüm olmadığını Bahçeli’nin Silivri’ye gidip sarmaş-dolaş olduğu darbecilikle suçlanan genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ daha 3 yıl önce söylemişti.

Kürtlerin varlığını seksen yıl boyunca kabul etmeyen tektipçiler, şimdi de Kürtlerin tamamen masum, insani ve İslami olan haklarının verilmesine karşı çıkıyor. Karşı çıkmaları da öyle masum değil, en temel insani hakla ilgili düzenlemeye bile ‘ihanet, satılmışlık’ diyerek vatandaşı kışkırtıyor. Bununla da yetinmeyen Bahçeli, kanın durması için ciddi görüşmelerin yapıldığını duyar duymaz: “Bir milyon bozkurtla dünyayı başınıza yıkarız”tehdidiyle niyetini ortaya koydu.

1980 öncesi derin güçlerin oyununa gelerek pek çok cinayete bulaşan ülkücülerle ilgili konuşurken sözlerini daha ölçülü kullanması gerekenlerin başında Bahçeli gelmelidir. “Bir milyon ülkücüyle dünyayı başınıza yıkarız” ifadesi çok tehlikelidir. Birileri bundan vazife çıkarırsa Bahçeli’nin düşeceği hali düşünmek bile istemiyorum.

Bahçeli böyle söyler de Mehmet Şandır boş durur mu?

Şandır, anadilde savunma yasa teklifi görüşmelerinde “… yabancı dilde savunma değil, cumhuriyetin kuruluş dili değiştiriliyor” diyerek “1 milyon bozkurta” mesaj gönderiyor.

Vicdan sahibi insan bin yıldır kardeş olduğu halkın dili için böyle konuşur mu? Bin yıldır beraber yaşadığınız kardeşleriniz olan Kürtlerin 1923’ten beri kâh inkâr edilmiş kâh tanınmamış ve her dönem yasaklanmış dili ile ilgili yasal düzenleme görüşmelerinde söylenen söz bu mu olmalıydı? Sizi insanlık tarihine, sizi İslam/Müslümanların tarihine, sizi Türkiye tarihine havale ediyorum.

‘Cumhuriyetin kuruluş dili değiştiriliyor’muş.

Bence evet, her ne demekse o ‘dil’ değişmeli, hem de bir an önce. Zira ‘cumhuriyetin kuruluş dili’ dediğiniz dil çok incitici, çok ötekileştirici, çok aşağılayıcı bir dil. Kastettiğiniz cumhuriyetin ‘kuruluş dili’ kardeşlik dili değil, hakkaniyet dili değil, adalet ve barış dili hiç değil. Bu dil Selçuklunun, Osmanlının kuşatıcı, adil ve insan odaklı dili değil. Sizin istediğiniz dil Nihal Atsız’ınızın, A. Haluk Renda’nızın, Mahmut Esat Bozkurt’unuzun, İnönü’nüzün tek tipçi, jakoben, ötekileştirici dilidir ki bu da 75 milyonun bıktığı ve illallah ettiği dildir.

İşte size o ‘dil’den en son örnek:

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, ”…Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit olamaz. Bundan sonra bizsavunmadayız, bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız” diyor ‘milletin’ vekili…

“Savunmadayız, …saldırıdayız ve …meşru müdafaa hakkı…” Ve bu lafı söyleyen milletvekili.

Kimsin sen, kime saldırıyorsun? Parlementerler ülke halkının bir kesimine saldırı mı düzenlermiş?

Saldırıdaymışlar… Halkın haklı talepleri doksan yıllık CHP’yi hiç bir zaman ilgilendirmemiş, halka kulaklarını kapatmıştı. Şimdi ise halktan birileri iktidar olup bu ayıpları gidermeye çalışıyor diye saldırı pozisyonuna geçiyor CHP.

Biliyor musunuz?

Bu laflardan çok, bu lafları alkışlayanlara üzüldüm. Anlamaları/anlayışları mı bu kadar, anlamamışlar mı? O lafları anlamışlarsa ‘saldırı’ya destek vermeleri ırkçılığın alası ve patolojik bir durum.

“Saldırıdayız…”

Nedenmiş?

Türklerle İstiklal Harbi’nde beraber can veren, cumhuriyeti beraber kuran kardeş halk Kürtlerin diline uygulanan insanlık dışı bir yasaklamaya Ak Parti iktidarı tarafından meclise sunulan Anadilde Savunma Yasasıyla son veriliyor diye.

İşte, CHP zihniyetinin oluşturduğu Kürt sorunu bu. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ırkçılık yaparak, inkâr ederek, imha ederek bugünlere taşıdıkları Kürt sorunu. İçinden çıkılamaz hale getirdikleri soruna şimdi Ak Parti iktidarı kardeşliğe dayalı çözüm bulmaya çalışıyor diye ırkçılıkları şaha kalktı.

Utanç verici bir durum CHP için.

Aslında, CHP’nin kuruluş felsefesini en iyi bu laflar özetliyor ve biz bulafların yabancısı da değiliz. Kimi zaman dindarlara, kimi zaman Kürtlere ‘iç tehdit’ diyerek saldıran bu zihniyet değil miydi? Hani “asıl düşman bu halktır”ve“…Türklüğe ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız” deyip Diyarbekir’de, Dersim’de, Zilan’da bu halkı kesip atmak için elinden geleni yapan İ. İnönü vardı ya, işte İnönü’nün bu CHP’si hala 1930’larda kalan CHP.

Bu yasal düzenleme üzerine faşistliği depreşen milletvekili “Türk ulusuylaKürt milliyeti eşit olamaz” diyor. Bozuk olduğu kadarAdolf Hitler’imezarında zıplatan bu cümlenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Ve;

Bu halk da, sizin kardeşliğimizi kaçıncı kezdir kundakladığınızı gördü, anladı, kavradı ve size:

“Yağma yok, Türklerle Kürtler eşitlikten de öte bir konuma doğru yol alıyorken, Türkü ve Kürdüyle aziz halkımızın hayatını George Orwell’ın Hayvanlar Çiftliği’ne çevirmenize asla izin vermeyeceğiz” diyor, duyuyor musunuz?

Twitter: @ahmetay_

Reklamlar