Etiketler

,

Maske CBTürkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, birçok başbakan ve cumhurbaşkanına şahit oldu. Ancak hiç biri, Erdoğan gibi çok kısa sürede geçmiş söylemlerini yalanlamadı.

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a demiş ki…
 1. 10 yıl önce “Ben de Gürcü’yüm”; 10 yıl sonra, “Bana Gürcü diyen oldu”
Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası kapsamında iki televizyonun ortak yayınında Gürcü ve Ermeni olma konusunda açıklamalar yapan ve “Benim için neler söylediler. Çıktılar bir tanesi aynı zihniyet. ‘Gürcüdür’ diyen oldu. Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu. Ben dedemden, babamdan öğrendiğim Türküm.” diyen Erdoğan’ın 2004 yılında “Ben de Gürcü’yüm, ailemiz Batum’dan Rize’ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir.” dediği ortaya çıktı.
2. Yıl: 2005, “Bu ülkede Kürt sorunu vardır”. Yıl: 2015, “Kardeşim ne Kürt sorunu ya?”
2005 yılında Diyarbakır’da “Bu ülkede Kürt sorunu vardır” diyen ve Başbakanlığı döneminde de sorunun çözümü için PKK ile müzakere sürecini başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son çıkışı şaşırttı. Milliyetçi oyların ağırlıkta olduğu Çanakkale ve Balıkesir’de halka hitap eden Erdoğan, “Kardeşim ne Kürt sorunu? Artık böyle bir şey yok.” diye konuştu. Haziran 2011 yılında Diyarbakır mitinginde de Kürt sorununun çözülememesinin nedeni olarak BDP ve CHP’yi göstererek, “2005’te yine Diyarbakır’da ‘Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur’ dedim. Sözlerimin arkasındayım” demişti.
3. “Kürt’üm demeyeceksin ha’ dersen isyan başlar”
Kasım 2005’te Samsun’da konuşan Erdoğan, “Deniz Baykal, bana bir defa ‘Türk milleti’ demenin dersini vermesin, önce onun dersini alsın. Dünyada Türk ırkı yok mu? Var. Etnik unsur olarak Türk yok mu? ABD’de zenciler, beyazlar vardır. ABD vatandaşlığı üst kimlik kabul edilmiştir.” diye konuştu.  Birkaç gün sonra çıktığı İspanya gezisinde ise, “İnsanların ben Gürcü’yüm, ben Laz’ım deme hakkı var. Oradaki vatandaşın “Ben Kürt’üm” demesini engelleyemezsin. “Kürtüm demeyeceksin ha” dersen isyan başlar.” dedi.
4. Önce: “Ergenekon’un savcısıyım”;  sonra: “Komutanların tutuklanmasına gönlüm razı olmadı’’
Dönemin başbakanı Erdoğan, Ergenekon davası sürecinde CHP lideri Deniz Baykal’ın kendisine savcı yakıştırmasında bulunduğunu hatırlatarak, “Millet adına hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım” dedi. Aynı Erdoğan, bu yıl katıldığı Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk Harp Oyunu ve Kültür Merkezi’nde şöyle konuştu: “Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı.”
 5. Türkçe ile felsefe yapılır mı yapılmaz mı? Bir de Erdoğan’a sorun
TÜBİTAK 2014 Yılı Bilim Özel ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde konuşan Erdoğan, “Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca kelime ve kavramlara başvuracaksınız, ya da İngilizce Almanca Fransızca kelimelere başvuracaksınız.” dedi. Ancak aynı Erdoğan’ın iki yıl önce “Zaman zaman söyleniyor; ‘Türkçe ile felsefe yapılmaz’ deniyor. ‘Türkçe’yle bilim yapılmaz, bilim dili kurulmaz’ deniyor. Bunların tamamı ırkçılık kokan açıklamalardır aslında. Irkçılık ihtiva eden bir düşünüş” dediği ortaya çıkmıştı.

6. Kendi ses kayıtları olunca: ‘Alçaklık’; başkasına gelince: ‘Dinlediniz herhalde’

Dönemin başbakanı Erdoğan seçim kampanyasını başlattığı bir konuşmasında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin illegal yollardan dinlenmiş telefon görüşmelerinin ses kayıtları ile, kendisine ait mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmeleri vardı. Erdoğan, Hocaefendi’nin illegal dinlenmiş konuşmalarını salondakilere anlattı ve ‘dinlediniz herhalde’ diye sorarak konuşmalarda suç unsuru varmış gibi yansıtmaya çalıştı. Sonra da kendi ses kayıtlarının yayınlanmasına ‘alçaklık’ diyerek tepki gösterdi.

7. Sabah ‘okudum’ dediği AKP seçim bildirgesi için 5 saat sonra ‘okumadım’ dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah Slovenya’ya hareketinden önce yaptığı konuşmada Başkanlık Sistemi ile ilgili detayların yer aldığı AKP’nin seçim bildirgesini “Ben de bizzat orada kendim de okudum” dedi. 5 saat sonra Slovenya’da kendi söylediğini inkâr ederek, “’Ben seçim bildirgesini okudum’ diye bir beyanım olmadı” diye konuştu.
 
8. Erdoğan’ın ‘kaset’ paradoksu
Deniz Baykal kasetini 2011 seçimlerinden önce mitinglerde “Bu özel değil, genel genel, bu genel bir ahlaksızlıktır.” sözleriyle kullanan ve gazetelere “Partimde böyle bir şey olsa, derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederim.” açıklamasını yapan Erdoğan, yıllar sonra Düzce’de “Yine bir montaj. Sosyal medyaya düştüğü zaman yarım saatte ben kaldırttım.” ifadesini kullandı. Baykal’ın eski avukatı Şahin Mengü ise “Mahkeme kararıyla biz kaldırttık.” sözleriyle Erdoğan’ı yalanlamıştı.
9. “NATO’nun ne işi var Libya’da?”
Şubat 2011 tarihinde NATO’nun Libya’ya müdahalesi gündeme geldiğinde Erdoğan, “NATO’nun ne işi var Libya’da. Böyle saçmalık olabilir mi? Türkiye olarak biz bunun karşısındayız…” diyerek tepki gösterdi. Aynı Erdoğan 3 hafta sonra, “NATO Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir.” dedi.
10. Kobani düştü, düşecek…
7 Ekim 2014’te IŞİD saldırısı altındaki Kobani’deki direnişle ilgili olarak “Şu anda Kobani de düştü, düşüyor” diyen Erdoğan, daha sonraki 6 Ocak 2014 konuşmasında ise  “Niye Kobani? Sayın ABD Başkanı ile bir görüşmemiz oldu. Neden Kobani, Ayn El Arab diye sordum. Sizin için neden stratejik? Dedi ki, ‘Biz oraya mühimmat vermesek, Kobani 2 günde düşer.’ Ne oldu? Kobani düştü mü? Düşmedi. Attıkları mühimmatın da çok az bir kısmı ulaştı.” diye konuştu.
11. Tek dil, tek din, tek millet…
Aralık 2010  Meclis’te konuşan Erdoğan, ”Değerli arkadaşlarım benim Milletimin dili tektir. Bu Türk Milleti.”  şeklinde konuştu. Aynı Erdoğan, Mayıs 2011 tarihnde,  ”Ben ne tek dil dedim, ne tek din dedim hiçbir yerde benim böyle bir ifadem yok, Çünkü bunlar yalan makinası” dedi. Aynı Erdoğan Mayıs 2012’de tekrar,  ”Tek Din dedik dil değil, din din” dedi.
12. ‘Füze kalkanında yetki kimde?’ çelişkisi
Kasım 2010’da, ”Topraklarımızın Genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, zaten bu kesinlikle bize verilmeli; aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil.” diyen Erdoğan, birkaç gün sonra ise ”Buranın Komuta sisteminin, tamamıyla NATO’da olması gerektiğini söyledik.” diye konuştu.
13.  “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesi”

Ağustos 2009’da ”Ellerine bir kağıt almış dolaşıyorlar. Amerika’nın bir projesidir diyorlar. Bunu ispat ederlerse, biz her şeye varız. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık konuşuyorum” dedi. Mart 2006’da, ”Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev?  Biz geniş Ortadoğu ve kuzey Afrika projesinin eş başkanlarından bir tanesiyiz.” Şubat 2004’te ise şöyle konuştu: ”Özellikle Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Yani Diyarbakır istiyorum ki, şu anda Amerikan’ında düşündüğü, Büyük Ortadoğu Projesi var ya; Genişletilmiş Ortadoğu. Yani bu proje içerisinde Diyarbakır, bir yıldız olabilir, bir merkez olabilir.”
 14.   Oslo görüşmesi ve İmralı müzakereleri…
Ağustos 2010’da, ”AKP hiçbir terör örgütüyle masaya oturmaz. Müzakere yapmaz.” Ayrıca mitinglerde, “Terör örgütü ile görüşen şerefsiz ve namussuzdur.” diyen Erdoğan, Aralık 2012 ”Adayla görüşme yaptırırız. Kimlerle? İşte bu işlerle ilgili olan, elemanlarımız  vasıtasıyla.” dedi.
 15. İkinci evimiz İran…
İran’a yaptığı resmi ziyaret sonrası, “Kendimizi ikinci evimizde hissediyoruz. Geldiğimiz andan itibaren gösterilen ev sahipliğine özellikle teşekkür ediyorum” dedi. 14 ay sonra “ikinci evimiz gibi” diye övdüğü ve Ankara-Tahran hattındaki derin Suriye ihtilafına rağmen eleştirmekten kaçındığı İran’ı ‘bölgeyi domine etmeye çalışmak’la suçladı. Yalnız Yemen’den değil Irak ve Suriye’den de “güçlerini çekmeye” çağırdı.
***

Erdoğan hem Cumhurbaşkanlığı hem de başbakanlığı döneminde neredeyse her dediğiyle gündemin en üst sırasına oturdu. Özellikle sert çıkışlarıyla, siyasi ortamın gerginliğini arttıran ve toplumu kutuplaştıran açıklamalarıyla eleştirildi. Erdoğan’ın “Eyy” diyerek sesini yükseltmesi toplumun bir kesimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Muhalif kitleler ise bu çıkışlara sert tepki gösterdi. Ancak, Erdoğan siyasi gerilimi arttıran bu üslubundan hiçbir zaman vazgeçmedi. İşte, Erdoğan’ın “Eyy!” nidasından nasibini alanlar…

1- Haftada en az bir kere “Ey Bahçeli! Ey Kılıçdaroğlu!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık yaptığı dönemde, neredeyse her grup toplantısında en az bir kere CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye “Eyy!” diye başlayarak yüklenirdi. Ak-Saray’a taşındığından beri aynı sıklıkla olmasa da bu çıkışlarını yapmayı ihmal etmiyor. Bu durumun “tarafsızlık ve partisizlik ilkesi” ile ne kadar bağdaştığı ise siz okurların yorumuna kalıyor.

2- Erdoğan’ın Ermeni meselesine yaklaşımı: Ey Ermeni diasporası!

Cumhurbaşkanı Erdoğan 19 Mart’taki “100. Yılında Dünya Savaşı’nın Belgeleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada “Eyy” çıkışını bu defa da Ermeni diasporasına yönlendirdi. Diaspora’nın ülkeleri dolaşarak ve bazı yerlerde para yedirerek kampanya yaptığını söyleyen Erdoğan, ”Ey Ermeni diasporası, belgelerimiz burada! Senin ne kadar belgen var, çıkar belgelerini” dedi. Halbuki Erdoğan, daha geçen yıl 24 Nisan’dan bir gün önce 1915’te hayatını kaybeden Ermeniler için taziye mesajı yayınlamıştı. 24 Nisan öncesinde taziye mesajı yayınlayan ilk Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan Erdoğan, “Her din ve milletten milyonlarca insanın hayatını kaybettiği 1. Dünya Savaşı esnasında, tehcir gibi gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadiselerin yaşanmış olması, Türkler ile Ermeniler arasında duygudaşlık kurulmasına ve karşılıklı insani tutum ve davranışlar sergilenmesine engel olmamalıdır” demişti.

3- “Eyy Nobel sen nasıl barış ödülü dağıtıyorsun?”

Erdoğan ilginç çıkışlarından birini de 8 Ağustos 2013’te gerçekleştirdi. Mısır’da askeri darbe sonucunda kurulan hükümetin Cumhurbaşkanı yardımcısı olan Baradey’e daha önce Nobel Barış Ödülü verilmesini eleştiren Erdoğan, “Eyy Nobel sen nasıl barış ödülü dağıtıyorsun” dedi. Hayatını 1896 yılında kaybeden İsveçli kimyager ve mühendis Alfred Nobel, Erdoğan’ın bu çıkışıyla ilgilenir mi bilinmez ama dünyanın en prestijlileri arasında gösterilen bu ödüldeki karnemizin içler acısı olduğu ortada. Nobel ödülü inşaat alanında verilmeye başlamadığı sürece de bu karne düzelecek gibi durmuyor.

4- “Ey savcı! Sen kimin için çalışıyorsun?”

Erdoğan’ın hedefinde kimi zaman da savcılar oldu. MİT tırlarının silah ve mühimmat taşıdığı gerekçesiyle, 1 Ocak 2014 günü Hatay’a bağlı Kırıkhan ve Reyhanlı ilçeleri arasında durdurulması sonucunda, Erdoğan soruşturmayı başlatan savcıyı hedef aldı. Yetkileri dâhilinde hareket eden savcıya Ankara’dan seslenen savcıya “MİT bu ülkenin çıkarları için çalışıyor. Sen kim için çalışıyorsun? Reyhanlı katliamında neredeydin ey savcı.” dedi.

5- Erdoğan’dan Obama’ya: Eyy Başkan! Neredesin?

ABD’de üniversiteli üç Müslüman gencin silahla vurularak öldürülmesinin ardından Erdoğan,Obama’yı sert bir dille eleştirdi. “Sayın Obama’ya sesleniyorum, neredesin eyy başkan diyorum,Biden’a sesleniyorum neredesiniz diyorum.”

6- “Ey Beşar Esad, vallahi bunun hesabını vereceksin”

Erdoğan, başbakanlığı döneminde Esed ile ilgili pek çok açıklama yaptı ama 6 Mayıs 2013 tarihinde AKP’nin Kızılcahamam Kampı’ndaki kapanış konuşması hepsinden sertti. Dilsiz şeytanlardan olmayacaklarının altını çizen Erdoğan “Ey Beşar Esad, vallahi bunun hesabını vereceksin. Başkalarına göstermediğin cesareti ağzında emzik olan kundaktaki bebeğe göstermenin bedelini çok ama çok ağır ödeyeceksin.” dedi. Esed hala Suriye devlet başkanı ve politik açıdan da Batı tarafından kabul görmeye başladığı dile getiriliyor. Pek çok uzman tarafından, “Türkiye tıpkı Mısır konusunda olduğu gibi Suriye konusunda da diplomatik açıdan ‘değerli yalnızlık’ tarafında kaldı” yorumları yapılıyor. Artık IŞİD ile komşuyuz.

7- “Eyy Geziciler bir tane ağaç diktiniz mi be!”

Erdoğan 30 Ağustos 2013 günü Ankara’da Gezi eylemlerine katılan vatandaşlara çattı. Yeni Çiftlik Bulvarı’nın açılışında konuşan Erdoğan, 14 km’lik yola 60 bin yeni ağaç ve tam 3 milyon çalı dikildiğini iddia etti. Ardından Gezi eylemlerine giden vatandaşlara laf dokundurmayı da ihmal etmedi: Eyyy Geziciler. 10 tane ağaçla başladınız değil mi. Acaba hayatınızda bir yere bir tane ağaç diktiniz mi be…

8- “Ey Merkez Bankası daha neyi bekliyorsun?”

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın Saray’ı ziyareti ile ‘tatlıya bağlandığı’ söylenen ‘faiz oranlarını düşürme krizi’ Erdoğan’ın ünlü çıkışına sebep olmuştu. Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda genç işadamları ile buluşan Erdoğan, “Ey Merkez Bankası daha neyi bekliyorsun. Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım.” demiş ve dolar fırlamıştı.

9- “Eyy Ekmel biz senin ne olduğunu çok iyi biliriz”

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Erdoğan’ın hedefinde CHP ve MHP’nin çatı adayıEkmeleddin İhsanoğlu vardı. İhsanoğlu’na pek çok kez bu nida ile yüklenen Erdoğan, 24 Temmuz 2014’te Adana’da “Eyy Ekmel biz senin ne olduğunu çok iyi biliriz.” demiş ve “monşer” yakıştırmasında bulunmuştu.

10- “Eyy Merkel…”

Erdoğan’ın ilginç çıkışlarından Almanya Başbakanı Angela Merkel de nasibini almıştı. 2012 yılında Almanya’da aşırı İslamcı gruplara karşı dikkat çekmek amacıyla başlatılan afiş kampanyasından dolayı Merkel’e çıkışmıştı. Kampanyayı “dışlama” olarak nitelendiren Erdoğan, “Ey Merkel, onun için adımını atmak zorundasın. Kendi içlerindeki sıkıntıları da biliyoruz, kendi aralarındaki bu konudaki sıkıntıları da biliyoruz, ama bu oy sandıklarında da kendilerine farklı döner” demişti.
11- “Eyy eli kalem tutanlar…”
Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu BaşkanıHidayet Karaca‘nın 2 yazı 1 makale ve 1 televizyon dizisinden dolayı gözaltına alınmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine o polemikçi üslubunu kullandı. Dumanlı ve Karaca’ya yapılanların hukuksuz olduğunu ifade eden basın mensupları, STK’lar, siyasiler ve uluslararası kuruluşlara seslenen Erdoğan “Ey eli kalem tutanlar acaba gazeteciler suç işlemez mi? İşliyorsa bunun bedelini ödemek zorundadır. Gazetecilerin eli sadece kalem tutmuyor ki yeri gelir silah da tutar. İşlediği zaman gazetecilik zırhı altında bunlar masumdur diyebilir miyiz?” şeklinde, tarihe kara bir leke olarak geçecek açıklamaları yaptı.

Diğer örnekler: Ey Pensilvanya, Ey AB, Ey imamlar, Ey dünya, Ey Batı…

Reklamlar