Etiketler

, , , ,

Maske CB‘Hırsız’ diye bağrılınca başınıza takke takıyor, ‘Yolsuzluk ve rüşvet’ duyunca aşir okumaya başlıyorsunuz.Savaşın bir hukuku vardır; sivillere saldıramazsınız, kimyasal silah kullanamazsınız. Kavganın bir usulü vardır; mert olan, kılıca kılıç, silaha silah kullanır; düellodan kaçmaz, pusu kurmaz. Mafyanın kuralı ve raconu vardır. Kabadayılığın bir disiplini olur; yalan atılmaz, iftiraya tevessül edilmez…

Sizinse hiçbir kuralınız yok; siyasetiniz gerilimle büyüyor, kininiz şiddet ve nefretten besleniyor.

Düşmanlığın bile bir kuralı olur. Siz düşman bile olamazsınız.

Savaşta okullara ve öğrencilere saldırılmaz. Gücünüz buna yetiyor diye Amazon vahşilerinin yapmayacağını yapıyor, okullara saldırıyorsunuz. Okula karşı okul açamıyorsunuz. Zekânız yıkmaya yetiyor. Yaptığınızı dünyada bir tek Boko Haram yapıyor. Okullara saldırıyor, öğrencileri rehin alıyor. Size gelene kadar kimse okul kapatıp sevinç çığlığı atmamıştı. Kitapları yargılıyorsunuz. Mektep mektep gezip yasak kitap listeleri dayıyorsunuz. Cengiz’den çok kitap düşmanı, Stalin’den çok özgürlük karşıtısınız.

Bu halinizle siz düşman bile olamazsınız.

Bir zaman bir beldeye muhtar olamayacak bir adamı kral yapmışlar. Ve Çingene, kral olup tahtına yerleşince ilk astığı insan babası olmuş. Sizin ilk saldırdıklarınız sizi, cuntanın balyozundan kurtaranlar oldu. Salon ve stadyumlara hükmedince ilk olarak ‘Türkçe Olimpiyatları’ ve ‘Kutlu Doğum Programları’nı yasakladınız, her türlü örgüte açtığınız mekânları ‘Herkes O’nu Okuyor’ programlarına kapattınız. Bir yardım kuruluşunun faaliyetlerini baltalamayı Hitler bile düşünmemişti. İngiliz ve Yunan işgalcileri Anadolu’da bunu yapmadı. Siz ise kimsesizlere, yetimlere giden yardımlara set olunca, hastalara giden ilacı engelleyince mutlu olabilecek kadar alçaldınız. İşte siz tam da busunuz. Her denaati soğukkanlılıkla işliyor, parmaklar sizi gösterdiğinde münafıkların Kur’an’da “Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok! “(2/11) dediği gibi diyorsunuz. ‘Hırsız’ diye bağırılınca başınıza takke takıyor, ‘yolsuzluk ve rüşvet’ duyunca aşir okumaya başlıyorsunuz. Mahkeme önlerinde Kur’an okuyan kadınları 3 yıl hapis istemiyle yargılamak size nasip oldu. Kur’an’la alay eden edepsizleri savunan da yalnızca siz oldunuz. Fetvalarınızı türbanla sarmaladınız, para desteleriyle ihrama girdiniz. Bu yaptıklarınızla yalnızca Müslümanlığa zarar vermediniz, insanlığı da bitirdiniz.

Milyarları çaldınız. Yemledikleriniz ve uyuttuklarınız hariç herkes farkında. Rüşvetler, komisyonlar, arazi rantları… Doymadınız. Maymunun fındık dolu küpe kollarını sokup avuçladığı, bu nedenle de ellerini çıkaramadığı gibi yakalandınız. Çaldığınızı, kendi sesleriniz doğruladı. Bir miligram onurunuz olsaydı, kimsenin sizi görmeyeceği bir coğrafyaya kaçardınız.

Bu halinizle siz düşman bile olamazsınız.

Belki suçunu kabullenen, tevbe eden onurlu bir hırsız olabilirdiniz. Onu da teptiniz. Suç örtmek için masum polislere saldırdınız. Dünyada polis okulu kapatmayı başaran ilk hırsız çetesi siz oldunuz. Binlerce polisi yerinden edip, yüzlercesini tutukladınız. Size suçüstü yapan polisler, sizin üzerinde tepindiğiniz yasalara saygı gösterip teslim oldu. Yassıada’nın Salim Başol’larını, İstiklal Mahkemeleri’nin Kılıç Ali’lerini bulmayı başardınız. Sayenizde yukarıdan gelen emirle hukuk kitaplarını hançerleyen eyyamcı yargıçlar peydahlandı. Ama ne yaparsanız yapın, hırsızların bile yüzkarası oldunuz.

Isırmadığınız el, tekme atmadığınız canlı kalmadı. Hızınızı alamayıp ağaçlara saldırdınız. Şehirlerde yeşil alan bırakmadınız. Taksim’de ağaç kesemediniz diye 7 canı kurban ettiniz. Öfkeniz geçmedi. Analarını yuhalattınız. Evet gerçekten soruyorum, siz insan mısınız? Soma’ya teselli şovuna gittiniz, meydan dayağı attınız. Çarşıda halka saldırdınız. Bugün onlarca çocuk, yüzlerce insan, vahşetinize sabredemeyip ne olduğunuzu yüzünüze haykırdığı için tutuklanıyor. Bir yılda 100 faili meçhul cinayet işlendi. Yerle bir ettiğiniz polis teşkilatı tek bir fail bulamadı. Şehirler Teksas’a döndü. Asayiş müdürü kapkaç mağduru! Siz bunları boşverip 3 polis ekibini bir tweet peşinde uçakla şehirlerarası insan avına gönderiyorsunuz. Gücünüz masumlara yetiyor.

Bu halinizle siz düşman bile olamazsınız.

Film yapmaya kalktınız. Saçma sapan filminizi kimse seyretmedi. Zekâ ve beceriniz sadece şuna yetti: Dünyanın en masum filmine (+13) yaş sınırı getirdiniz. En utanılacak filmlere uygulamadığınız kuralları bu filme uyguladınız. Sinemaları tehdit ettiniz. Şimdilik elinizden gelenler böyle komiklikler. Nasıl bu kadar düştünüz hiç düşündünüz mü?

Kendinizi kurtarmak için ailenizi kavganızın içine sokup medyaya yem ettiniz. Hiç mi acımadınız? Sizi bu kadar düşüren ne oldu? Haccac, Müslümanlığa bu kadar zarar vermedi. Yezid, bu kadar insana zulmetmedi. Elinize silah aldığınızda, TIR TIR silah taşıdığınız IŞİD’e rahmet okutacağınız muhakkak.

Zulümleriniz ve zulmünüzün destekçileriyle tarihin her sayfasında utançla anılacaksınız.

Allah yeryüzünü; sizden, ‘Hârici ve harami’ medyanızdan korusun!

Veysel Ayhan / v.ayhan@zaman.com.tr

Reklamlar