Etiketler

, , , , ,

Abdulhamit BiliciHalkın oyuyla iktidara gelen AKP’ye vesayetçi yapılar kapatma davası açtığında, bunu savunanların zavallılığını Temel fıkrasıyla anlatmaya çalışmıştım:

Temel, otobana ters yönden girince trafik polisi, doğru yönde giden araçları uyarmak için, “Dikkat, dikkat! Otobana ters yönde bir araç girmiştir” diye anonsa başlar. Bunu duyan Temel ise kendinden emin edayla şöyle der: “Ne birisu, hepisu, hepisu.”

Maalesef bugün aynı fıkra, en ufak eleştiride bulunan herkesi hain ilan eden, kendisini de doğum kontrolünden hangi gazetecinin hapse atılacağına her konuda yetkili sanan Erdoğan ve AKP’yi intihara sürükleyen “dar oligarşik yapı” için de geçerli. Zira devlet eliyle topluma ve medyaya şekil vermek, iç düşmanlar üretmek, gazetecilerin ne yazıp yazmayacağına karışmak, hırsızları koruyup onları yakalayanları hapse atmak, terörle el sıkışıp teröristle mücadele edeni terörist ilan etmek, resmi-sivil ayırmadan herkesi fişlemek, siyasi partilerin içini dizayna kalkışmak, Anayasa’ya aykırı olduğunu bile bile yasalar çıkarmak, ortalama zekası olan herkesin göreceği gibi, Temel’in durumundan farksız.  Ülkenin demokrasi ve hukuk rayından çıktığını hâlâ anlamayıp, olayı AKP-cemaat kavgası olarak görenlere diyecek bir şey yok. Cemaatle hiçbir bağı olmadığı halde gerçekleri dile getirenlerin başına gelenleri hatırlamak yeterli.

Bir süre önce saygın işadamı ve TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, ters yöne giren Erdoğan’ı nazikçe ikaz için şu sözleri söylemişti: “Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen, yargı mekanizması AB normlarında çalışmayan, ekonomideki düzenleyici kurumlarının bağımsızlığına gölge düşen, vergi cezaları veya başka tür cezalarla şirketlere baskı kurulan, ihale yasası onlarca kez değiştirilen bir ülkeye yabancı sermayenin gelmesi mümkün değildir.”

Erdoğan’ın cevabını hatırlayın: “Kalkıp da TÜSİAD Başkanı küresel sermaye gelmez ifadesi kullanamaz. Bu cümleyi kullanıyorsa vatana ihanettir.” Bir işadamının, “Hukuk devleti olmaktan çıkarsak ekonomi büyük zarar görür” sözü, “hain” diye damgalanması için yeterliydi. Bununla bitmedi. Havuz medyası öyle saldırdı ki, işini gücünü kaybetmemek için başkanlıktan istifa etmek zorunda kaldı.

Ateşten gömlek haline gelen koltuğa yeni isim bulmakta epey zorlanıldıktan sonra Sabancı Holding’den Haluk Dinçer başkanlığı üstlendi. Hürriyet’e dün verdiği röportajda, o da dümenindekilere “trafikte ters yöndesiniz” diyordu.

“17 Aralık iş dünyası için şaşırtıcı olmadı. Ülke, şeffaflıkta 11 basamak geriledi. 800 iş insanıyla yaptığımız ankette; yüzde 37, faaliyet gösterdiği  sektörde yoğun yolsuzluk olduğu; yüzde 46, yolsuzluğun artma eğiliminde olduğu görüşünde.”

“Gezi protestosu, iddia edildiği gibi darbe değil, otoriter tavra karşı tepkiydi. Sonra içine darbe isteyenler karışmışsa onları bulmak yargının işi.”

“Bizim muhatabımız Cumhurbaşkanı değil, Başbakan… Devlet güdümünde bir iş dünyası çağ dışı, Batı’ya anlatamazsınız… Erdoğan’ın sözleri yüzünden AB, Türkiye’den vazgeçmez.”

“Cemaat suç örgütü mü?” “Bir kere suç kişiseldir, ceza hukukunun temel ilkesidir. İçinde birkaç kişi suç işlese, hatta lideri bile suç işlese cemaat suçludur diyemezsiniz.”

“Fethullah Gülen terör örgütü lideri olabilir mi?” “Bu benim işim değil. Tabii ki masumiyet karinesi yönünden suçu kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur. Fethullah Gülen de suçsuzdur.”

“2009’da çekilen bir dizi yüzünden Samanyolu Medya Grup Başkanı’nın ve Zaman Yayın Yönetmeni’nin gözaltına alınması, sonra birisinin tutuklanmasının paralel devletle nasıl ilgisi olduğunu anlayabilmiş değiliz. İki cemaat arasında bir mücadele olmuş olabilir ama ben bir paralel devlet görmüyorum.”

Muharrem Yılmaz gibi Haluk Dinçer de her an her an “hain” ilan edilebilir. Ancak kerli ferli din profesörlerinin, “Yolsuzluk hırsızlık değildir” dediği bir ortamda hain veya paralel diye yaftalanmaktan çekinmek yersiz. Zor günlerinde Erdoğan’ın en büyük destekçisi olan Avrupalı siyasetçi Kızıl Dany’nin tespitini unutmayın: “Şayet bugün Erdoğan tarafından hain ilan edilmiyorsanız demokrat değilsiniz.”

Abdulhamit Bilici / Zaman 30 Aralık 2014
Reklamlar