Etiketler

, ,

M ehmet Şervket EygiKaç kere yazdım bilmiyorum, yine de yazacağım:
Pakradunileri bilmeden, öğrenmeden, tanımadan modern Türkiyeyi anlamak mümkün değildir.
Sadece Pakradunileri değil, diğer Kriptoları da bilmeliyiz. Düşmanlık yapmak için değil, bilmek öğrenmek için.
Sabataycılar… Kaç kabileye ayrılır onlar?.. En fanatikleri kimlerdir? Yakubiler, Karakaşlar,
Sabataycı olmayan Kripto Yahudiler… Sünnî görünenler… Alevî görünenler…
Şu kılık değiştirmiş Kürt Yahudileri…
Türklere milliyetçilik ve Türkçülük öğretmeye kalkan şu meşhur Tekin Alp… Nedir onun asıl adı? Moiz Kohen… Kitabında ne yazmış?.. Kahr olsun Şeriat!…
Yüz cin fikirli kurnaz kültürlü Pakraduni on milyon Müslümanı parmağında oynatıyor…
Sayın Müslümanlar, siz yatakta uyuyorsunuz bunu anladık da, ayakta niçin ve nasıl uyuyorsunuz, şunu bir anlatsanıza…
Bunca tarihçimiz ve araştırmacımız var, niçin Pakruduniler konusunda ciddî araştırmalar, kitaplar, ilmî makaleler yazmıyor bu muhteremler?
Bırakın şu ucuz, çocuksu, aptalca, eblehçe dilekleri: Ağabey bize belli başlı Pakradunilerin bir listesini verir misiniz?..
Adresleri ve telefon numaraları da verilsin, birer vesikalık fotoğrafları da eklensin mi?
Medenî Müslümanlar ne yapar: İlmî araştırma enstitüleri, kurumları tesis eder, kütüphaneler arşivler bilgi depolama işi… Yıllar süren analizler… Yedi sekiz dil bilen uzmanlar… Sonra sentez yapılır, çeşit çeşit kitaplar yazılıp yayınlanır ve toplum uyarılır.
Ayakta uyuyanların işi değildir bu!
Bir kedi, kocaman bir köpeği pençeleyip kaçırdı hikayelerine benzemez bu!
Pakradunileri yazmak için Gerchom Scholem, Abraham Galanti gibi ilim adamları lazımdır.
Galanti kaç lisan biliyordu, haberiniz var mı?.. On iki lisan biliyordu. Aramice, eski İbranice, Ermenice ve daha neler neler.
Az İngilizce bilmekle ilmî araştırma yapılmaz.
Medresede okumuş Elmalılı Hamdi efendi mükemmel Osmanlıca, mükemmel Arapça, mükemmel Farsça ve mükemmel Fransızca bilirdi.
Galanti, güçlü bir araştırmacı olduğu içindir ki, bizim şu harf devriminden kısa bir müddet önce “Arabî Harfleri Terakkimize Mâni Değildir” kitabını yayınlamıştı. Yahudi olmasaydı işi dumandı. Akrabalık bağıyla ipe çekilmekten kurtulmuştu.
On milyonlarca Müslüman içinde, ilmî ve tarihî araştırmalar yapacak derecede İbranice bilen kaç kişimiz vardır? Sokak, çarşı pazar, otel resepsiyonu İbranicesini kasd etmiyorum; ilmî araştırma, edebiyat İbranicesi diyorum.
2015 yaklaşıyor. Mükemmel Ermenice bilen, Ermeni kültürünü öğrenmiş kaç uzman yetiştirdik? Kaç ilmî eser yazdık Ermeni iddialarını çürütmek için.
İlmî araştırma yapmak camilere modern helalar yapıp kullananlardan para almaya benzemez.
Çok rica ediyorum, bari şu cümleyi ezberleyelim: Başta Pakraduniler olmak üzere ülkemizdeki Kripto Yahudileri ve Kripto Hıristiyanları öğrenmeden, bilmeden bugünkü Türkiyeyi anlamamız mümkün değildir.
Anlamak istemeyenlere de bir çift sözüm olacak:
Öğrenmek istemiyorsanız Cemaat-İktidar savaşı dedikodularını çılgınca takip etmeye devam ediniz.
Oğlum Mehmed, bu yolda devam et…
• (İkinci yazı)
Dehşet Verici Gaflet
Birinci tesbit: Dehşet verici bir gaflet ve basiretsizlik var.
İkinci tesbit: Birtakım çok vahim, çok feci dinî yanlışlıklar ve sapıklıklar konusunda Diyanet vazifesini yapmamış, halkı ve idarecileri uyarmamıştır.
Üçüncü tesbit: Cemaat-iktidar savaşında en fazla kaybeden Türkiye olmuştur, olmaktadır, olacaktır.
Dördüncü tesbit: Bu savaş ileride Türkiye’nin parçalanmasına yol açabilir.
Beşinci tesbit: Yangını söndürmek için çalışılmamakta, yangının dedikodusu, edebiyatı yapılmaktadır.
Altıncı tesbit: Büyük Müslüman kütle, Ümmet teşkilatı ve birliği olmamasının, Müslümanların başında râşid bir İmam-ı Kebir, dinî cemaat ve tarikatları denetleyen Meclis-i Meşâyih ve Ümmet çapında Fetva Heyeti, bir İslam Bilgi Bankası bulunmamasının, ne büyük bir eksiklik ve felaket olduğunu daha doğru dürüst idrak edememiştir.

Yedinci tesbit: Son krizler şifahî toplum olmaktan ileri gelen geriliklerdir.
Sekizinci tesbit: Çocuklara, gençlere, yeni nesillere Tevhidî eğitim verecek İslam medreseleri ve İslam Mektepleri kurulmadıkça Türkiye Müslümanlarının geleceği karanlıktır.
Dokuzuncu tesbit: İslamî hizmet ve faaliyetlere ilim, irfan, ahlak, bilgelik hakim kılınmadıkça Müslüman toplum bocalayıp duracak, birtakım din sömürücülerinin elinde oyuncak olacaktır.
Onuncu tesbit: Mü’minin firasetinden korkunuz, çünkü o Allah’ın nuru ile görür hadîs-i şerifinin çok uzağında olduğumuz bir kere daha meydana çıkmıştır.
22.3.2014 Mehmet Şevket Eygi

***

Almanya’daki dostlarımdan Emir Kayyumoğlu Bey’den, Berlin Devlet Kütüphanesi’ndeki Pakrudunilerle ilgili kitapları incelemesini rica etmiştim. Birkaç not göndermek lütfunda bulundu. Onların birini aşağıda okuyacaksınız:

“Berlin Devlet Kütüphanesi’nde bulunan Pakrudunilerle ilgili kitapların bibliyografik künyelerini içeren bir dosya hazırlamaya çalıştım. Bulabildiğim eserlerin ekseriyeti Gürcü lisanındadır.

Yekûn olarak 22 eserin künyesi mevcut. Bu eserlerin kıymet ve fâidesini Gürcü dilini bilmediğim için takdir etmekten âcizim.

Lâkin aralarında 3 eseri içeren Ermenice bir kitap var ki, kütüphâne kataloğunda bu eserin Almanca’dan tercüme edildiği kayd edilmiş.

Eserin müellifi 1864 doğumlu Kafkasya tarihi, Ermeni lisanı, eski Türk kitâbeleri, Slav dilleri ve dinleri üzerinde çalışmaları bulunan Prof. Joseph Marquart nâmında bir Alman oryantalisttir. Katolik ilâhiyatı tahsilinden sonra Şarkiyat mezunu olmuş ve Şark Lisanları üzerinde derin uzmanlığa sahip olmuş.  Bilhassa Ermenice ve Farsça üzerinde çalışmıştır. Neşrettiği eserlerden mühim bir mütehassıs olduğu âşikârdır.

Edebî Ermeniceyi pek iyi bildiğinden, bazı Ermeni aileleri, çocuklarını Ermeni lisan ve Edebiyatını öğrenmeleri için  Marquart’in yanına,  Berlin’e gönderirlermiş.

Bu zat, “Die Herkunft der Bagratiden” (Pakradunilerin Menşei), “Die Herkunft der georgischen Bagratiden” (Gürcü Pakradunilerin Menşei) ve “Die Geneologie der (armenischen) Bagratiden” (Pakradunilerin nesebi) nam risaleler/makaleler tahrir etmiş. Zikr ettiğim Ermenice eser bunların tercümelerinden ibârettir.

Joseph (Josef) Marquart’in kütübhânesinde vasatî 70 çeşit muhtelif şark lisan ve lehçelerinde eser mevcut imiş. Vefâtından sonra kütübhânesini ve evrâkını Vatikan satın almış. Neşrolunmamış eser ve makaleleri el’an Vatikan’da bulunuyormuş.

Pakradunilerin nesebi nam eseri “Caucasica” mecmuasında 1930 senesinde muhtemelen ikinci def’a neşr olunmuş. Daha evvel kitap olarak da intişar etmiş.

Bu eseri Alman Kütüphane kataloglarında henüz bulamadım. Yalnız Bern Üniversitesi kütübhânesi’nde bulunduğunu öğrendim.

“Die Herkunft der georgischen Bagratiden” nam 150 küsür sâhifelik eserini Prusya Krâliyet Akademisi’nin himmetiyle 1903 senesinde Leipzig’de yayınlanmış bir makale mecmuasında buldum.

Joseph Marquart’ın bu husustaki makalelerini ve istinsah edilmiş suretlerini toplamaya çalışacağım.

Ermenice nüshayı da temin etmeye gayret edeceğim. E. Kayyumoğlu”

Daha önce yazmıştım, 1933’te İstanbul’da Prof. Avram Galanti’nin Pakraduniler’le ilgili Fransızca küçük bir kitabı yayınlanmış, maalesef şu yirmi beş milyonluk mega şehrin kütüphanelerinde bu kitabın bir nüshasını bulmak mümkün değil.

Pakraduniler bugünkü Türkiye’nin çok önemli bilinmeyenlerindendir. Sabataycılar, Avdetiler, Selanik Dönmeleri az çok biliniyordu da Pakraduniler hemen hemen hiç bilinmiyor.

Pakraduniler’in önemi nereden geliyor. Onlar eskiden dıştan Ermeni görünen Yahudilermiş, şimdi Müslüman görünüyorlar. Rivayete göre Türkiye’nin kilit noktalarında birkaç Pakraduni varmış.

Mış diyorum, çünkü Türkiye’nin tarihçileri, ilim adamları bu konuyu araştırmamışlar, araştırmıyorlar

Pakradunilerin tarihi 2600 yıl öncesine gidiyor. Eski tarihleri o kadar önemli değil ama bugün şayet iddia edildiği gibi köşe başlarında, önemli noktalarda Pakraduni varsa, bunlar bilinmelidir.

Gizli cemaatler kendilerini araştıranlara hemen peşinen paranoyak damgasını vururlar. İki kimlikli gizli bir cemaati araştırmak niçin paranoya olsun?

Bilimsel metotlarla her konu incelenebilir, araştırılabilir.

Pakraduniler iki kimlikli değil, üç kimlikli bir gizli cemaat. Birinci gizli kimlikleri Yahudilik, ikinci gizli kimlikleri Ermenilik, üçüncü açık kimlikleri Müslümanlık.

Asr-ı Saadet’te Arabistan’da Yahudiler yaşıyordu. Bunlar Arap isimleri taşıyor, Arapça konuşuyor ama din olarak Museviliğe bağlıydılar. Peygamberimiz (Salât ve selam olsun ona) İslamiyet’i tebliğe başlayınca onu desteklemediler, düşmanlık yaptılar, müşriklerle birleştiler ve sonunda Arabistan’dan sürüldüler. Bunların bir kısmının bugün Türkiye hudutları içinde bulunan bir şehre göçtükleri iddia ediliyor.

İslam’dan önce Ermeniler tarafından esir alınıp, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya getirilen ve kısa zamanda Ermenilerin de üstüne çıkan

Yahudi-Ermeni camiasını daima göz önünde bulundurmak gerekir.

Türkiye’de devletin bir Tarih Turumu var. Çok büyük imkânlara sahip bu kurum niçin Pakraduniler hakkında mufassal, ilmî, tarihî bir kitap yayınlamamıştır?

Bendeniz bu konunun uzmanı değilim. Tek kimlikli Ermeniler’in Pakraduniler’i sevmediklerini duydum.

Sultan Abdülhamid zamanında patlak veren Ermeni isyanlarını bu Pakradunilerin çıkarttığı söyleniyor.

Emir Bey’in Almanya’dan gönderdiği kitap isimlerine göre Gürcistan’da da Pakraduniler varmış.

Türkiye’deki sayıları ne kadardır, hangi mevki ve makamlarda Pakraduni vardır? Bu soruları sormak, cevaplarını araştırmak herhalde ayıp ve suç değildir.

Denebilir ki, insanları dinî inançlarına ve gizli kimliklerine göre değerlendirmek doğru değildir.

Bendeniz bu kanaatte değilim. Bir insan hem Yahudi hem Müslüman…  Hem Yahudi, hem Ermeni, hem Müslüman olamaz.

Ülkemizde yaşayan Musevi, Süryani, Gregoryen Ermeni, Katolik Ermeni ve başka gayrimüslim vatandaşlarımla alıp vereceğim yoktur. Lakin asıl kimliği Yahudi-Ermeni ama Müslüman postuna bürünmüş, işte bu normal değildir.

Pakradunilerin tek kimlikli Ermeniler’e çok işler ettiği söyleniyor. Sakın bize de onlara benzer işler etmesinler.

İslamî kesimde bir yığın üniversite var. Devlet kadar zengin vakıflar, cemaatler var. Kültür işlerine yatırım yapan holdingler, finans kurumları var. Bu müesseseler çok ciddi, çok kabiliyetli, çok haysiyetleri araştırıcıları vazifelendirsinler, Pakraduniliğin bilhassa bugünkü durumu hakkında ilmî eserler yazdırsınlar. Bu gibi araştırmalar destekle olur. Ehliyetli bir tarihçi bulunur, bu zat Ermenice öğrenir, İngilizceyi çok iyi bilir, Almanca da bilir. Önce Pakradunilikle ilgili bir bibliyografya ve kaynak çalışması yapar. Bu konuda şimdiye kadar ne gibi kitaplar yayınlanmış?.. Bununla da iş bitmez, yayınlanmamış kaynaklara, arşivlere inilmesi gerekir.

İşin başka bir tarafı daha var ki, benim cesaretim ona yetişmez. Bugünkü Türkiye’de güçlü, nüfuzlu, etkili, köşe başlarına geçmiş Pakraduni var mıdır, varsa kimlerdir? Bunların da tamamen ilmî metotlarla ve seviyeli bir üslupla araştırılması ve açıklanması gerekir.

Modern Türkiye’nin temel bilinmeyenleri üç beş değildir. Bu ülkenin en az on beş büyük bilinmeyeni vardır. Pakraduniler bunlardan biridir. Pakraduniliği ve Pakradunileri bilmeden bugünkü Türkiye’yi anlamak ve çözmek mümkün değildir.

Sabataycılar için de öyledir.

Otuz yıla yakın devam eden PKK terörü hakkında şimdiye kadar kitap, makale, rapor olarak çok şey yazıldı ama PKK’nın iç yüzü aydınlatılamadı.  Pakradunileri, Kripto Yahudileri ve Kripto Hristiyanları bilmeden PKK anlaşılmaz ve çözülmez.

Yazık, çok yazık!.. Şu koskoca yetmiş beş milyonluk Türkiye yakın tarihinin realitelerini, ilmî ve tarihi açıdan inceleyemiyor.

Bir takım konvansiyonel mitler, yalanlar, efsaneler, düzmece tezler ve teoriler peşinde koşup duruyoruz…

1933’te İstanbul’da Profesör Abraham Galanté, Pakraduniler hakkında bir kitap bastırıyor ve şehrin hiçbir kütüphanesinde bir nüshası bile yok.

27 01 2013

***

Pakradunilerin Rolü Nedir?

Son bir aylık kavga gürültü, toz duman, fitne fesat, çatışma ile ilgili on binlerce haber, yorum, köşe yazısı yayınlandı. Bana inanmazsanız, internete bakın, rakamın daha da büyük olduğunu göreceksiniz.

Çok şey yazıldı, çok tezler, senaryolar üretildi ama en önemli kelime hiç kullanılmadı.Pakraduniler… Pakraduniler… Pakraduniler…

Üç kimlikli, sır içinde sır, gizli mi gizli, görünmez bir grup. Onların yanında Sabataycılar apaçık bir cemaattir. Evet, son hadiselerin içindeki Pakraduniler kimlerdir? Ne yapmak istiyorlar?

Bu memlekette ikili oynayanlar olduğunu biliyoruz… Pakraduniler ise üçlü oynuyor.Dıştan Müslüman görünüyorlar… Bir alttaki ikinci kimlikleri Kripto Ermenilik… En alttaki Yahudilik…

Bendeniz bir Pakradunilik uzmanı mıyım? Hayır, bu konuda çok az şey biliyorum. Hiç bilmeyenlerin yanında biraz bilmenin ayrıcalığına sahibim.  Bu konuda ne istiyorum:Kafası çalışan Müslümanların bu konuyu bilmesini istiyorum.

En azından Türkiyede Pakradunilerin olduğunun, bazılarının mühim nüfuz ve tesire sahip olduğunun, önemli roller oynadıklarının bilinmesi…

Pakradunilerin 2500 yıllık tarihi ve macerası hakkında yabancı dillerde yazılmış birkaç araştırma kitabı var. Doğu Anadolu’da bağımsız devletler bile kurmuşlar. Sonra izleri silinmiş… Dıştan Ermeni görünürken bir kısmı Kürt ve Müslüman kimliğine bürünmüş. Kürtlükleri, Müslümanlıkları samimî midir?

Pakradunilerin, asıl Ermenilere çok işler ettiklerini duydum. Aynı işleri şimdi Kürtlere, Müslümanlara etmesinler. Bu konuları araştırmak tarihçilere düşer. Sadece tarihçilere değil, istihbaratçılara…

Bendeniz bir gazeteci olarak konuyu gündeme getirebilirim ancak.

Soru: Acaba şu anda hayatta ve sahnede olan Pakradunilerin bir listesini veremez misin?

Cevap: Bu soruyu cevaplandırmak beni aşar.

Türk Tarih Kurumu, Pakrudunilerin hiç olmazsa eski tarihini kitaplaştırmalıdır.

Belli başlı, ünlü, etkili, zengin, nüfuzlu Pakraduniler kimlerdir? Bazısını bilsem bile yazmam doğru olmaz. Bildiğim bir şey varsa, Pakradunileri bilmeden, tanımadan bugünkü çalkantıların içyüzünün, mahiyetinin anlaşılamayacağıdır.

Reklamlar