Etiketler

, , , ,

Mahmut Çetin1.1967 Türkiye Güzellik Yarışması ve Rüçhan Tolgay

Sıla Şahin, Almanya’da 72 bin kişinin oyuyla ‘en seksi dizi oyuncusu’ seçilir. Kendisiyle yapılan söyleşide hayran olduğu isimleri sıralar. İsimlerden biri eğitmenlerinden tiyatrocu Rüçhan Tolgay’dır. Tiyatrocu Rüçhan Tolgay, Çerkes Ethem’in yeğeni ve Çerkes Reşit Bey’in torunudur.

Rüçhan Tolgay’ın eğittiği Sıla Şahin sanat için soyunurken, eğitmeni tiyatrocuRüçhan Tolgay da 1967 yılında Milliyet Türkiye Güzellik Yarışması’na katılmıştır.

Rüçhan Tolgay, Milliyet Türkiye Güzellik Yarışması’na katıldığında 21 yaşındadır. Konya’da dünyaya geldiğini, Almanya’da bir tiyatro okulunda öğrenci olduğunu ve göz renginin kahverengi olduğunu gazete haberinden öğreniriz.

2.Doğu Perinçek’in eniştesi Gün Zileli’nin 1960’lı yıllar hasreti

Gün Zileli anlatır: Şair Ahmet Arif’in, 1969 yılında yayımlanan ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ adlı kitabı şiire yeni bir soluk getirecek, hepimizin başucu kitabı olacaktı. Tiyatro ve sinema da üzerimizde çok büyük etkiler bırakan sanat dallarıydı. Ali Haydar Cilasun ve Rüçhan Tolgay’ın başını çektikleri Sahne Anadolu köy köy dolaşarak tiyatroyu kitlelere götürmede öncü bir rol oynamıştır.

Bu alıntının tefsirini yapalım. Leyla Erbil, ilk evliliğini Aytek Say ile yapar. Aytek Say, Çerkes Ethem’in ağabeyi Saruhan Mebusu Çerkes Reşit Bey’in oğlu ve Güner Kuban’ın ağabeyidir.

Yazar Leyla Erbil, Ahmed Arif’le bir ilişki yaşar. Arkadaşlık ötesi ama evliliğe ulaşamayan bir ilişkidir bu. İkisi de evli olmalarına rağmen mektuplarla bir ömür boyu sürer diyalogları.

3.Emrah Cilasun’un renkli soy ilişkileri

Yazar ve çevirmen Emrah Cilasun üretken bir kalem… Sol içinde renkli bir portre. Cilasun’un soy ilişkileri bir yanda Çerkes Ethem’in ağabeyi Reşit Bey’e diğer yanda babası Ali Haydar Cilasun vasıtasıyla da Alevi pirliğine ulaşıyor.

Annesi Rüçhan Tolgay, Çerkes Ethem’in ağabeyi Reşit Bey’in torunudur.

Babası Ali Haydar Cilasun’un ve annesinin sahibi oldukları Sahne Anadolu Topluluğu 1970’lerin ortasında yasaklanınca, ailesi ile birlikte Almanya’ya iltica eder. Ali Haydar Cilasun 20 Alman filminde ve 3 Alman tiyatrosunda oynar.

4.Baba Ali Haydar Cilasun PKK’nın Sürgünde Kürt Parlamentosu’nda

1990’lı yıllarda PKK’nın Belçika’da kurduğu Sürgünde Kürt Parlamentosu ilginç bir yapı idi. Parlamento’nun başkanı DEP Eski Genel Başkanı ve Özgür Gündem gazetesi sahibi Yaşar Kaya idi.

Sürgünde Kürt Parlamentosu’nda Celal Talabani’ni kayınpederi x, eski milletvekilleri Zübeyir Aydar, Kinyas Kartal’ın yeğeni Remzi Kartal, Yezidi ve Alevi temsilciler birbiri ardına marifetlerini sergiliyordu.

Sürgünde Kürt Parlamentosu’nda Aleviler’i temsilen katılan isimlerden biri Kürdistan Aleviler Birliği Başkanı Ali Haydar Cilasun idi. Cilasun saç sakal birbirine girmiş Karl Marks’ı hatırlatan bir surette daima parlamentonun ön sıralarında görünüyordu.

Kürdistan Aleviler Birliği Başkanı Ali Haydar Cilasun

Ali Haydar Cilasun, Almanya’da PKK desteği ile Kürdistan Aleviler Birliği (Union der Aleviten aus Kurdistan: KAB) adlı bir örgüt kurar. Örgütün yayın organı Zülfikar dergisidir.

Ali Haydar Cilasun’un PKK ile ilgili en veciz ifadesi “Gerçek Alevilik Kürdistan’daki mücadeleyi desteklemekten geçer” sözüdür.

Ali Haydar Cilasun, Alevilik’in geleneksel yapısı dışında bir dededir, pirdir.

Ali Rıza Bayzan, ‘PKK’nın Aleviliği Dönüştürme Projesi-I’ adlı yazısında önemli tespitlerde bulunur.Bayzan’a göre PKK, Kürdistan Aleviler Birliği’nin kuruluşunu gerekçelendirirken asıl amacı Aleviler’iPKK’nın arka bahçesi yapmaktır.

Yeni Alevi hareketi üzerine çalışmalarıyla tanınan Krisztina Kehl-Bodrogi, “PKK’nın Sivas Olayı’nın ardından Alevi söylemini Kürt milliyetçi söylemine dahil etmeye başladığını” söyler.

Kürdistan Aleviler Birliği’nin Başkanı Ali Haydar CilasunAlevilik Bir Sır Değildir’ adlı kitabına “Temel açmaya, ilk kazmayı vurdularsa ne mutlu, Aleviliğin inşacılarına merhaba” diye başlar. Bu inşa ‘Ali’siz Alevilik’ inşasıdır. Cilasun, ‘Alevilik İslam Dışı mıdır EVET’ adlı cd’lerinde, ‘Ali’siz Alevilik’in izahını yapar.

Cilasun’un Alevilik’le ilgili eserleri: Alevilikte Cem, Alevilik ve Kızılbaşlık, Alevi Yolu, Alevilik Bir Sır Değildir, Alevi Dinozorlar, Posttan Dosta…

Cilasun’un Alevilik öğretisi dışında yazdığı eserler içinde ‘Pir Sultan’ adlı tek kişilik oyun ve ‘Dersim Destanı’ ve ‘32 Gün Apo ile Anılar’ dikkat çeker. ‘Kürt Sebe Ermeni Pusant’ adlı biyografik roman üzerinde çalışmaktadır.

Ali Haydar Cilasun, politik serüvenini TKP, Maoist Parti (muhtemelen Perinçek’in TİKP’i), ve PKK olarak sıralar.

Cilasun öldükten sonra mezarına içki dökülmesini vasiyet eder: “Mezarıma gelenler şarkılar, türküler, sazlar içkiler ve danslarla beni ziyaret etmelerini rica ederim. Ve tabi ki mezarıma bir kadeh rakı dökmeleriniunutmamak şartıyla baki selam öpüldünüz. PİR CİLASUN”

5.Kaypakkaya muhibbi olarak Emrah Cilasun

İbrahim Kaypakkaya, Türkiye Solu’nun önemli bir fenomeni.

Kaypakkaya, Çorumlu bir Alevi. Kaypakkaya’nın kurduğu siyasi örgüt TKP/ML-TİKKO genelde Alevilerarasında örgütleniyor. Bugün örgütsel bütünlüğünü kaybeden TKP/ML-TİKKO’dan ona yakın sol fraksiyon türemiş durumda.

Babası Ali Haydar Cilasun vasıtasıyla Emrah Cilasun da Maocu gelenekle irtibat kurmuş. Son dönemde özgün İbrahim Kaypakkaya çalışmalarından ikisine Emrah Cilasun imza atmış. ‘Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya’ kitabını yazmış ve Kaypakkaya’nın hayatını anlattığı ‘Kırmızı Gül Buz İçinde’ adlı bir belgesel film yapmış.

6.Çerkes Ethem’den İbrahim Kaypakkaya’ya şirkin inşası

Çerkes Ethem, 31 Aralık 1921 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’na çektiği telgrafı ‘Baki ilk Selam’ sözleri ile bitirir. Emrah Cilasun’un Çerkes Ethem kitabı: ‘Baki İlk Selam-Çerkes Ethem’ ismini bu mektuptan alır.

Emrah Cilasun, Marks’ın ‘Din halkların afyonudur’ yargısının din konusunda marksist anlayışın kilit noktası olduğunu söyler. Emrah Cilasun, Çerkes Ethem’den İbrahim Kaypakkaya’ya bir inşa içindedir bu tevhid’e karşı şirkin inşasıdır. Yaptığı her şey babası Ali Haydar Cilasun’un Alisiz Alevilik inşasının devamı mahiyetindedir.

Emrah Cilasun’dan İbrahim Kaypakkaya’nın Çerkes Ethem methiyesini de öğreniriz. Komprador Marksistlere ve özellikle TKP’ye göre Çerkes Ethem haindir. Ethem Bey hakkında Solcuların ‘ihanet’ iddialarına yegane itiraz, İbrahim Kaypakkaya’dan gelmiştir.

Kaypakkaya, Çerkes Ethem için “O, hain değil Yeşil Sosyalisttir” demiştir.

Emrah Cilasun, dedesi Reşid Bey’in kaleme aldığı mektupları, ‘Baki İlk Selam-Çerkes Ethem’ kitabının yayınlanacak ikinci bölümünde değerlendireceğini söyler.

Çerkes Ethem ve Hoybun

Emrah Cilasun, ‘Kürtler ve Çerkezler arasında başka dayanışma örnekleri var mı?’ sorusunu gerçekçi bir şekilde yorumlar: “Ethem Bey’in, Ortadoğu’da yaşarken Hoybun Cemiyeti’yle dirsek teması içinde olduğu söylenir. Bu ve buna benzer söylentilerin araştırılması gerekir. Benim elimde somut bir veri yok.”

7.Hatime: ‘Aydın Yabancılaşması’nı anlaşılmadıkça…

Emrah Cilasun, dedesi Çerkes Reşit Bey ve Çerkes Ethem’den İbrahim Kaypakkaya’ya uzanan bir muhalif cephe içindedir.

Emrah Cilasun’un ayrıca Ermeni Soykırımı ve Pontus mağduriyeti iddialarını kabul etmesi, Türk Milleti’ne karşı ‘Aydın Yabancılaşması’nda altını çizdiğimiz ötekini inşa faaliyetidir.

Türk Sağı, ‘Aydın Yabancılaşması’nı anlamadıkça PKK’nın şirki esas alan bir ötekini inşa hareketi olduğunu ve HDPHDK’nın yıkıcı misyonunu algılayamayacaktır.

Mahmut Çetin / Son Devir 

Reklamlar