Etiketler

, , , ,

Şükrü KüçükşahinHürriyet gazetesi yazarı Şükrü Küçükşahin, bugünkü yazısında 12 yıllık AKP dönemindeki illüzyonları yazdı. Komşularla ‘sıfır sorundan’ ‘sırf soruna’, bugün alınan MGK kararlarının 28 Şubat ile aynı olduğunu ve enflasyonda yeniden dünya şampiyonu olduğumuzu belirten Küçükşahin, AKP’nin yine de ironi gibi başarılı olduklarını savunduğunu yazdı.

İşte yazısının ilgili bölümü…

AB’den başlayayım; çünkü AKP, en hızlı başlangıcı buradan yaptı.
2004 Kasım’ında ‘girdik’ diye Ankara’nın göbeğinde gündüz gözü havai fişekli kutlaması düzenlenirken bugün ortada müzakere dahi kalmadı.

Davutoğlu, “28 Şubat’ı tarihe gömdük”dese de; geçen haftaki MGK’nın, o günküyle paralel gündeme sahip olması ve daha uzun sürmesi ironi gibiydi.

OHAL de tarihe gömülmüştü ama bugün, ülkenin geniş bir coğrafyası için kendi danışmanları‘Kamu otoritesi yok’ itirafında bulunurken, sokağa çıkma yasağı konuyor; 1 Mayıs ve Gezi anmalarında sıkıyönetim uygulaması yapılıyor; büyük kentlerin köşe başlarını 24 saat TOMA’lar tutuyor.

Davutoğlu‘na bakarsak Türkiye, dünyada sözü geçer güçlü bir ülke.
Tabii, kendisinin mimarı olduğu komşularla ‘sıfır sorundan’ ‘sırf soruna’ gelindiğini; BM’deki oylamada Arap ülkelerinden 1, Avrupa’dan 8 oy alındığını; dünyada neredeyse barışık ülke kalmadığını; Türk vatandaşlarının Irak, Libya, Mısır, Körfez ülkeleri, Suriye, İran, İsrail, Somali gibi ülkelere gidemez olduğunu unutursak.

Enflasyonda yüzde 8.9 ile yeniden dünya şampiyonu olmak; yıllık büyüme rakamında tek parti dönemlerinin yanına yaklaşamamak, Cumhuriyet ortalamasına ulaşılamamak dahi Davutoğlu‘na göre, hem de, ‘büyük başarıydı’.
Üstelik o ‘başarı’ imkânsızlıklar içinde yakalanmıştı!
O imkânsızlık ise 79 yılın hükümetlerinin 750 milyar dolar harcamasına karşın kendilerinin 2 trilyon dolar harcamasıydı.

(…………….)

“Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla” mücadele sözü de tutulmuştu. Ama bu konuya girmeyeyim; çünkü Davutoğlu, “3Y ile mücadelemiz kararlılıkla sürecek” dediğinde koca salondan tek alkış çıkmaması çok şeyi izah etti.

Davutoğlu‘nun, Ermenek faciasını eleştiren Bahçeli’ye, “Sen Marmara depremine kaç günde ulaştın” diye sorması ise ilginçti; şu nedenle:
‘Marmara depremi nire, Ermenek faciası nire’ diye soramadık ama bir an, ‘Güçlü devletimiz 18 madenciye anında ulaştı’ illüzyonunu yaşar gibi olduk!
“Van’da 10 bebek çadırlarda yanarak öldü, dev Marmara depreminde ise bu acı hiç yaşanmadı”demeyi dahi unuttuk.

Ama hakkını verelim, önceki hükümetlerin hiçbirinin aklına makam için saray inşa etmek gelmemişti, AKP farkı burada yarattı.

Şükrü Küçükşahin / Hürriyet

Reklamlar