Etiketler

, , , ,

tarıkGeçtiğimiz şubat ayında Hakkâri Emniyet Müdürlüğü’nden istifa etmek zorunda kalan Tufan Ergüder, dün BUGÜN TV’de Erkan Akkuş’a çok çarpıcı açıklamalar yaptı:

-Polise operasyon, Selam Tevhid Terör Örgütü’nü bir an önce temize çıkarma çabası. Operasyonu yapanlar içinde bu örgütle duygusal ve organik bağı olanlar var.

-Selam Tevhid, Türkiye’nin kılcallarına girmiş bir dış istihbarat ve ajan grubudur. Devletin, TRT’nin, güvenlik birimlerinin, kurumların içine yerleşmiş durumdalar. Ve kendilerine yönelik operasyondan haberdar oldular.

-Savcı takipsizlik verdi Selam Tevhid’e. Hâkimin önüne gitmedi. İzin verseler her şey ortaya çıkacaktı. Ciddi irtibatları, buluşmaları var, İranlı ajanlarla.

Bu örgütün kuruluşu ve altyapısı 1980’lere kadar uzanıyor.

1979’da Humeyni’nin İran darbesinden sonra, tipik “devrim ihracı” sürecinin Türkiye şubesi, “Selam Tevhid/Kudüs Ordusu.”

2011/762 dosya numarasıyla soruşturma açıldığında polisler çözümlenmesi çok güç bir yapıyla karşı karşıya olduklarını anlamakta zorlanmadılar. Bir irtibatı tespit etmek için 6 ay izlemede kalmaları gerekiyordu. Misal, takipteki şüpheli İran ajanıyla buluşmaya giderken 8 otobüs değiştirdiği oluyordu.

Örgütün ismine ilk 2000 yılı Ocak ayında İstanbul Beykoz’daki meşhur Hizbullah hücre evi baskınıyla ulaşıldı. 2007 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün terör örgütü listesine 11’inci sıradan girdi.

Yıllar içinde örgütle ve mensuplarıyla ilgili mahkeme kararları, mahkûmiyetler çıktı. Operasyonlar, ele geçirilen silah, mühimmat, toprağa gömülmüş bombalar belgelendi. En son, Yargıtay 9. Ceza Dairesi 10 Nisan 2014’te örgütü tescilledi:

“Tevhid Selam Kudüs Ordusu Örgütü’nün, 1988-1999 yılları arasında Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 18 ayrı saldırıyı gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı… Örgütün silahlı terör örgütü niteliğinin Yargıtay’ca 2002’de kabul edildiği…”

Selam Tevhid nasıl deşifre oldu?

Selam Terör Örgütü soruşturması, 3 yılı aşkın süredir devam ediyordu. Ciddi bilgi ve belgelere ulaşıldı. Tamamlanmak üzereydi.

17-25 Aralık operasyonlarından sonra Emniyet ve Yargı hallaç pamuğu gibi atıldı. Tüm dosyalar siyasal iktidara biat etmiş kadroların kontrolüne geçti.

Emniyetteki yandaşlar, “Canımızı sıkacak başka dosya var mı” diye bakarken… Selam Terör Örgütü dosyası ile karşılaştılar.

Konu, siyasal iktidara ve danışman kadrosuna intikal ettiği anda “soruşturmanın derhal buharlaştırılması” kararı alındı.

Şubat ayı sonlarında (ismi soruşturulanlar arasında geçen bir ismin yönettiği) Yeni Şafak Gazetesi “Derinkulak Pensilvanya” manşetiyle çıktı. Star da destek kuvvet olarak yetişti,“Paralel Örgüt 7 Bin Kişiyi Dinledi.”

Gizli yürüyen soruşturma deşifre edildi.

Dinlemelerin “Selam Terör Örgütü” bahanesiyle gerçekleştirildiği özellikle vurgulandı.

Başbakan çıktı meydanlarda, “Selam Örgütü diye bir örgüt uydurmuşlar” dedi, diyebildi. Oysa uyduruk bir örgüt olmadığını en iyi Başbakan biliyordu.

Gazetelerin haberleri bile birbirini tutmuyordu. Yeni Şafak “3 bin 64 kişi dinlendi” derken… Star’a göre rakam 7 bindi.

Verilen tam sayfa fotoğraflı listelerde sanatçılardan ünlü gazetecilere, işadamlarına, sivil toplum temsilcilerine kadar herkes vardı. Sözde “telekulak” olayına karşı geniş bir mutabakat zemini arandığı açıktı.

Bulundu da… Maalesef necip basınımız bodoslama daldı konuya. “Merkez Medya” bir kez daha sınıfta kaldı, 28 Şubat bacak aralarına kurban gitti.

Örgütü imha operasyonu

Toz bulutu arasında, savcıların tüm yalanlamaları ortada kaldı.

Sonra… Başsavcılık “2280 kişi dinlenmiş” diye düzeltti. Bunu hükümet sözcüsü de teyit etti.

Oysa üç yıllık süre içinde, farklı zamanlarda farklı sürelerle sadece 234 kişi dinlenmişti.Dinlenen her bir kişi 10 kişi ile konuşsa, dolaylı olarak dinlemeye iki binin üzerinde kişi takılır. Bunlar da duyulmadı.

İddia edilen dinlemelerin belgesi ortaya konamadı. Üfürüldü sadece.

Emniyet Genel Müdürlüğü Selam Tevhid’i terör örgütü listesinden çıkardı.

O arada… Deşifre olan örgüt üyeleri kaçtı.

Yurt Dışı Türkler Başkanlığı’na dadanan iki kadın İran böceğinin bile üzerinde durulmadı.

Ve önceki gün sabah…

“Paralel” yaftası yapıştırılan polisler, bu malum “telekulak” ve içi bir türlü doldurulamayan “casusluk” meselesinden operasyonlandı.

Öğleden sonra savcılık, Selam Terör Örgütü dosyasında 251 kişi hakkında takipsizlik verdi.

Maksat hasıl oldu.

Türk hükümeti, istihbaratı, İranlı irtibatlar ve 251 şüpheli rahat bir nefes aldı.

Ve evet… İkinci evin ev sahibi çok mutlu oldu.

Tarık Toros / Bugün

Reklamlar