Etiketler

, ,

Muhsin Başkan  2Recep Tayyip Erdoğan, bayraktan İstiklal Marşına herşeyi siyaset için istismar etti ama Muhsin Başkan’ı siyasî istismar konusu yapamaz, asla yaptırmam.

Muhsin Başkan’ın helikopterinin düştüğü gün yerini bilen Kayseri valisi de, emniyet müdürleri de, infaza giden özel harpçilerde bir gün hesap verecektir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Muhsin Başkan suikastı konusunda araştırma yaptırdı, ortaya çıkan vahim sonuçlara rağmen davanın üstü örtüldü. Muhsin Başkan suikastını gizleyen Kemalettin Özdemir ve Beşir Atalay, Hak huzuruna bu günahla tövbe etmeden giderlerse yazık, vay hallerine!

Muhsin Başkan’ın şehid ruhu Erdoğan’ın üzerinde gölge gibi dolaşıyor, tasarrufu devam eden bu Hak dostunun mazlumiyeti vicdanınızı cayır cayır ömrünüzün sonuna kadar yakacaktır. Erdoğan, Muhsin Başkan’a düzenlenen suikastı çarpıtmak, kendi üzerindeki dikkati, hedefi saptırmak için film çektiriyor, bu haddini bilmezlik artık çok oluyor.

Muhsin Başkan’ın AKP iktidarı ve Erdoğanla ilgili yolsuzluk konuşmaları Youtube’da var, Erdoğan’ı suikasttan kurtardı, onlar nasıl teşekkür etti; vefasızlar infaz ettiler. Muhsin Başkan her adımında Gülen Hocaefendi’ye sorar, istişare ederdi, onun adı üzerinden iftira atanların iki dünyada da yatacak yeri yoktur.

Mertliği, zalim karşsında yıkılmadan dimdik durabilmeyi Muhsin Başkan’dan öğrendim, bu nedenle AKP trolleri boş yere namertce benimle uğraışıyor, boşa kürek çekiyor. Hiç unutmam, 1999′da Gülen Hocaefendiye yönelik kaset fırtınasında Ankara’da herkesi aradım; iki yiğit ilk gün mertce dobra dobra konuştu ve Gülen’ı cesurca savunmuştu, biri Muhsin Başkand, diğeri rahmetli Azeri şair Bahtiyar Vahapzade idi.

Muhsin Başkan’ın Gündüz, Muhalif, Gelecek, Yeni Gelecek ve Milli Ocak gazetelerinde Ali Alperen bendim, BBP gençliğini eğit Faruk demişti. Muhsin Başkan, BBP’yi 1993 Ocak’ında kurmadan önce Bakü’ye gelmişti, 1992 sonlarında bir hafta Azerbaycan’da gezdik, siyaset seni de bozar demiştim, yanılmıştım.

Muhsin Başkan’ın 12 Eylül mağdurlarına nasıl sahip çıktığına şahidim, eza-cefa içinde gençliğini tüketen bir neslin sembolüydü, isimsiz gizli bir evliya idi. 12 Eylülde 7 yıl işkence yapanlara bile beddua etmedi, sabırla, feragatle sözünün eri yiğit, bu vatanı hesapsız-kitapsız sevdi Muhsin Başkan.

Muhsin başkan, para, makam, şöhret tuzaklarına düşmedi, haysiyetinden dürüstlüğünden taviz vermediği için tilkilerin sofrasında yeri olmadı. Muhsin Başkan, mert, dürüst, vefalı ve temiz-tertemiz bir Anadolu delikanlısı, bir gönül adamıydı. Yüreğine de, bileğine de kuvvetliydi.

Arkasında çok namaz kıldım, inandığı gibi dosdoğru yaşadı, eğilmedi ve geride pürüzsüz, lekesiz bir mânevî miras bıraktı Muhsin Başkan. Askeri vesayete eyvallahı olmayan bir delikanlıydı, yargının hükümet zoruyla iflas etmesi karşısında elif gibi dimdik dururdu Muhsin Başkan.

Muhsin Başkan’ı arsa rantı, devlet ihalesi peşine düşüp, haraç, komisyon, rüşvet hesabını yapan biri olarak asla tahayyül edemem. O asla haram yemezdi, yedirmezdi, aç kalır gadre, haksızlığa uğrar, asla Allah’ın emrettiği sınırlar içinde yaşayan temiz Müslüman biri olarak kalırdı.

Muhsin Başkanı kessen aynı kıbleye yöneldiği insanlara, partisine destek vermedikleri için imha savaşı açmazdı, kin ve nefret kusmaz, bühtan atmaz, düşmanına bile hakaretlerde bulunmazdı. Devletin parası ile kendisine, partisine ikbal satın almazdı, devlet rantı için dava arkadaşlarını kesinlikle satmazdı Muhsin Başkan. Bunlara Alah huzurunda şahitlik ederim, kefil olurum.

Ergenekon ve Erdoğan’ın intikam almak için Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu şehit etme konusunda şerli şeytani bir ittifak yaptığı ayyuka çıkmış, sağır sultanın bile duyduğu bir iddia. İddia diyorum, çünkü yargı önüne henüz suçlular çıkartılamadı, kaçak güreşiyorlar.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne kimin göz yumduğunu, devletin bekası için feda edilecek adam fetvasını aldığını milletimiz iyi biliyor ve sorumluları binbir lanetle kınıyor.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu en iyi tanıyanlardan biriyim. Ergenekoncuların da ve Erdoğan’ın da bütün yolsuzluk dosyaları ondan savcılığa gitti. Ondan intikam alan karanlık çete, gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor ve suçlarını Gülen Hocaefendi’ye atmaya çalışıyor.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun yayınladığı tüm gazetelerde Ali Alperen mahlasımla Türkistan adlı köşeyi yazdım; Erdoğan’a ve Ergenekon’a dünya ahiret dostumu asla yedirmem, çiğnetmem, istismar konusu yaptırmam, bunu herkes böyle bilsin.

Faruk Aslan

Reklamlar