Etiketler

, , , ,

OBAMA BB 2Obama, Başbakan Erdoğan’ın telefonlarına neden çıkmıyor? Bu fotoğrafın perde arkası ne? IŞİD’le olayın ne ilgisi var? Bu kulis bilgisi çok konuşulacak.

Önceki gün ajanslara bir haber düştü. “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD’in Türk Konsolosluğunu basıp Konsolos dahil 50’ye yakın Türk’ü rehin almasının ardından, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile telefon görüşmesi yaptı.”
Ajanslardan geçen haber böyleydi.
Yenidonem.Com internet sitesi olarak yayın hayatımıza başladığımız ilk gün, sizlere elimizden geldiği ölçüde olayların perde arkasını yazacağımıza dair söz verdik. İşte bu haber ve Başbakanın 2013 Mayıs’ında ABD ziyaretinde yaşananların perde arkasını sizlerle paylaşacağız.
Neden ABD ziyareti derseniz, o ziyarette yaşanan ve kamuoyunda saklanan bir bilgi hem bu telefon olayını hem de IŞİD’i anlamamız için önemli.
Sondan başlayıp, ABD ziyaretine gidelim…
OBAMA’DAN REST BİDEN’LE GÖRÜŞŞÜN
Başbakan Erdoğan, Musul’da konsolosluğumuza yapılan saldırının ardından, ABD Başkanı Barack Obama’yı aslında telefonla aramıştı. Obama telefona çıkmadığı gibi Erdoğan’ı muhatap almamış, muhatabının kendisi değil, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden olduğunu bildirmişti.
İşte bu yüzden Erdoğan, Obama yerine Biden’le telefonda görüşmek zorunda kaldı.
ERDOĞAN: OBAMAY’LA GÖRÜŞEMİYORUZ
Hatırlarsanız, 30 Mart seçimi sonrası da Obama, Erdoğan’ı aramadığı gibi seçim için tebrik açıklaması da ABD’den yapılmamıştı. Seçim sonrası kendisine sorulan bir soruda da Erdoğan, Obama’yla uzun bir süredir görüşmediğini kabul etmişti.
Peki ne olmuştu da ABD, Türkiye’ye ya da Erdoğan’a tavır almıştı?
Bu tavrın nedeni Mayıs 2013’te yapılan ABD ziyaretinde gizli.
İşte Ankara’da herkesin konuştuğu, hatta bildiği ancak Erdoğan korkusundan gazetecilerin bile yazamadığı o iddialar ve yaşananlar.
(NOT: Bu bilginin bir bölümünü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh makalesinde yazmıştı.)
HERŞEY BU TOPLANTIDA GİZLİ
Tarih 16 Mayıs 2013. Yer; Beyaz Saray toplantı odası. ABD Başkanı Barack Obama, Dışişleri Bakanı John Kerry ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon’ın yuvarlak masasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan görüşme yapıyorlar.
Konu Suriye…
Türkiye, ısrarla Türkiye sınırında o dönem Suriye rejimi tarafından düzenlendiği ileri sürülen kimyasal saldırıları hatırlatıp, Obama’ya Suriye’de kırmızı çizgilerin geçildiğini anlatmaya çalışıyor. Başbakan sözü iki de bir MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a getirip, “Hakan, Suriye’yi, kimyasal silahları anlat” diyor.
GEREK YOK BİZ BİLİYORUZ
Her cümlesi Obama ve ABD’li yetkililer tarafından, “Hakan Fidan’ı ve yaptıklarını biliyoruz” diye kesiliyor. Fidan, bir türlü konuşamıyor.
Erdoğan ikinci kez benzer bir hamleyle, Fidan’ı konuşturmaya çalışıyor.
Obama MİT Müsteşarı’nın sözünü ikinci kez kesip, “biliyoruz”  gerek yok diyor.
Obama’nın bu tavrına sinirlenen Erdoğan, elini ve parmağını kaldırıyor. Obama’ya “Kimyasal silah kullanılarak ama sizin kırmızı çizginiz geçildi!” diyor.
PARMAK KALDIRAMAZSINIZ
SURİYE’DE NE YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ

İşte bu el ve parmak hareketi toplantıda bulunan Obama ve yanındakileri kızdırıyor. Ağır bir dille “burada parmak sallayamazsınız” denilerek, Hakan Fidan işaret edilerek Obama şunları söylüyor: “Biz sizin Suriye’deki radikallerle (IŞİD- El Nusra) neler yaptığınızı biliyoruz. Bizlere yanlış bilgiler aktardınız. Kimyasal olayı dahil her şeyi biliyoruz” diyor ve ayağa kalkıyor ve odayı terk ediyor.
Odada bulunan bir yetkili “Beyler toplantı bitmiştir” diyerek, Başbakan Erdoğan ve beraberindekileri dışarı çıkarıyor.
Skandal bununla kalsa iyi. Kamuoyundan saklanan, bugüne kadar açıklanmayan başka bir olay daha yaşandı aynı gün. Ankara’da olayın olduğu ilk gün konuşulan ve halen yalanlanmayan o iddia ise şu;
ODALARINIZI DERHAL BOŞALTIN
EŞYALAR LOBİYE

Başbakan Erdoğan ve beraberindekilere “kaldığınız odalarınızı hemen boşaltıyorsunuz” talimatı veriliyor. Heyet, kaldığı yere girmeden ikinci bir olay yaşanıyor. Başbakan ve Türk heyetinin odası boşaltılıp, bavullar ve eşyalar Lobiye konuyor.
Misafir haneye gelen Türk heyet, kaldıkları yere vardıklarında lobideki manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.
ABD’nin bu tavrına bozulan Başbakan Erdoğan hemen yeni bir heyet kurup durumu kurtarmaya çalışsa da Obama ve kurmayları kendilerine randevu vermiyor.
Araya girip hemen şu notu da verelim. Haberdeki fotoğrafı hatırlarsınız. ABD heyeti işte bu fotoğrafı bilerek kamuoyuna verdi. Görüşmeden sunulan üç ayrı fotoğraftaki karede Erdoğan’ın, Obama’nın el hareketi, kasıtlı olarak servis edilip, toplantıda aslında neler yaşandığı, bu kareyle de kamuoyuna sessizce sunuldu. Tıpkı; Rahmetli Bülent Ecevit, Clinton fotoğrafı gibi.)
Bu gezi sonrası Bakanlar dahil Türk heyetinin en alt seviyede karşılanmasının nedeni de bu.
Ve bu olayı Ankara’da bilmeyen yok. Yazmaya ise kimse cesaret edemiyor.
İşte bu toplantıdan beri Obama, Erdoğan’ın telefonlarına cevap vermiyor. Kendisini, Başkan Yardımcısı ya da Dışişleri Bakanı’na yönlendiriyor.
Erdoğan’ın gezi ve 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası ABD’ye satır arkasında vurgu yapmasının nedeni de işte o toplantıda yaşananlar.
Erdoğan, ABD’nin kendisini bitirmek istediğini düşünüyor.
Gelelim “kimyasal silah” olayına.
KİMYASAL SİLAHLAR TÜRKİYE’DEN İDDİASI
Hatırlarsanız aynı gazeteci, Suriye’de kullanılan kimyasal silahların Türkiye’den, Türk istihbaratının yardımıyla gönderildiğini, amaçlanan planın ise, “Suriye kimyasal silah kullandı, ABD, buraya müdahale etmek zorunda kalacak”   olduğunu yazmıştı.
Hatta ABD’nin elinde kimyasal silahların Türkiye’den gittiğine dair ses kaydı ve belgelerin olduğunu da yazmıştı.
Bu iddiayı ABD yetkilileri yalanlasa da ABD’yi bilenler tarafından bu yalanlamanın yapılmak zorunda olduğu da söyleniyor.
İşte tüm bu yaşananlardan dolayı ABD, Türkiye’nin, MİT’in IŞİD ve El Nusra’yla olan ilişkilerini not etmiş durumda.
IŞİD’in Konsolosluk baskınının ardından Obama’nın Erdoğan’la görüşmemesinin nedeni, o gün o toplantıda yaşananlar ve hükümetin IŞİD’le olan ilişkisi.
Bugün AK Partili bazı isimlerin, “MİT, Suriye’de-Mussul’da yanlış yaptı, yanlış ilişkileri ve haberleriyle hükümeti zor durumda bıraktı, hesap vermeliler” türü yorumlara aldanmayın.
Başbakanın bir fırçasıyla yerlerine oturur ve susarlar. Çünkü hatayı yapan Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan. Besledikleri karga, şimdi gözlerini oyuyor.
Tetikçileri de durumu kurtarmak için, MİT yanlış yaptı, hesap vermeli türlü ortam yumuşatan psikolojik algı operasyonuna imza atıyorlar.

Kaynak: yenidonem.com

Reklamlar