Etiketler

, , ,

tarıkOkumuyor, araştırmıyor, manşetlerin etkisinde kalıyoruz.

Koca genel yayın yönetmenleri bile haberin önüne arkasına bakmıyor.

Şu 5-6 aydır “merkez medya” vazifesini yapsa…

Olan biteni şeffaf biçimde ortaya koysa…

Bunu bir avuç yayın kuruluşuna bırakmasa böyle olmayacaktı.

Hemen hepsi, Yeni Şafak Gazetesi’nin geçen haftaki “dinleme” manşetine bodoslama daldı.

Kimse kurcalamadı. Böyle bir şey var mı yok mu, araştırmadı.

Yeni Şafak geçen hafta bir dinleme listesi yayımladı.

Listedeki çoğu isim, bunu “doğru” kabul etti.

Birkaçı müstesna.

Bu nasıl şikâyet?

Mesela, Emine Ülker Tarhan şiddetle itiraz etti buna:

-Bir yandan suç bastırmak için tüm yaptıkları, “ben yapmadım, paralel yaptı” velvelesiyle eski ortağa yüklenmekte, diğer yandan AKP patentli bir “STASİ” örgütlenmesi sinsice kurgulanmaktadır.

Dinleme listesi ile adeta…

“Paralel Devlet Yapılanması”na karşı yapılacak operasyona müttefik toplama gayreti görülüyordu.

2008-2010 yılları arasında dinlenen VİP listenin başında merhum Başbakan Necmettin Erbakan vardı.

Bununla, Saadet Partisi camiası taraf olmaya zorlanıyordu.

Üstelik haber, Erbakan’dan “şikâyetçi” diye bahsediyordu.

Ama şu soruya cevap yoktu: 3 sene önce vefat eden Erbakan nasıl şikâyetçi oldu?

Yine… Aynı biçimde BBP lideri Mustafa Destici de listeye girmişti, Namık Kemal Zeybek de.

Zeybek, güçlü biçimde karşı çıktı buna:

-Açıklanan dinleme gerekçeleri saçma ve gülünç. Eğer mahkeme kararı varsa açıklasınlar görelim kim dinlemiş.

Destici de şaşırdı:

-Bu tür yasa dışı ya da kılıfına uydurulmuş dinlemeleri gerçekleştirenler kadar onlara bu yetkiyi ve fırsatı veren dönemin siyasi iradesi ve hükümeti de sorumludur.

Oysa Mustafa Destici o tarihte kamuoyunun çok önünde bir isim değildi. Partisinin başında da merhum Muhsin Yazıcıoğlu vardı.

Soru şu: Neden Yazıcıoğlu değil de Destici listede?

MHP’ye genel başkan adayı olan ve bu dönem tekrar parlamentoya giren Koray Aydın da listeye girmiş. Koray Aydın o tarihte ne MHP’deydi ne de milletvekiliydi.

Aydın, sıcağı sıcağına açıklama yaptı:

-Haberlerin, hükümetin gündemindeki “paralel yapı” operasyonuna psikolojik destek sağlamaya dönük bir algı operasyonu olduğu ortadadır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel kalem müdürü dinlenmiş mesela…

O tarihte yani 2008’lerde Kılıçdaroğlu düz milletvekiliydi. Ne İstanbul’da aday olmuştu ne de CHP’ye genel başkan.

Aydın Ayaydın da dinlenmiş mesela 2009’da.

Belge diye yayımladıkları şeyde, karşısında “CHP Milletvekili” yazıyor.

Oysa Ayaydın 2011’de aday olup seçildi.

Masa başı haberin başka bir sürü defosu var, yerimiz müsait değil.

Emekliye imza attırdılar!

En vahimi de şu:

Gazetenin haberine göre, 2008-2010 yılları arasında dinleme kararlarını alan mahkeme Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi. Başkanı da Orhan Karadeniz.

Hâlbuki…

Orhan Karadeniz, son duruşmasına Şubat 2008’de çıkmış, ardından emekli olmuş. Haberde belirtilen tarihlere göre dinleme kararlarına imza atma ihtimali bulunmuyor.

Özetle; ellerinde ne “dinleme kararı” vardı ne de “belgesi.”

Bağıra bağıra konuşuyorlar.

Gerçekler söyleniyor ama duyulmuyor.

En son…

28 Şubat sürecinde Telekulak’tan yargılanan…

İddiaya göre dönemin devlet büyüklerinin de bulunduğu 963 kişiyi yasa dışı dinleyen polisi… 

Zonguldak’a Emniyet Müdürü yaptılar.

Daha ne diyeyim.

Tarık Toros / Bugün

****

EMRETuhaf bir dinleme haberi

Yeni Şafak tuhaf bir dinleme haberi yayımladı. Haberde en dikkat çeken iddiaNecmettin Erbakan’ın terör gerekçesiyle dinlendiği iddiasıydı. Habere göre,Huvzullah Gültekin adına alınan kararla Erbakan’ı dinlemişler.

Abdulkadir Selvi “Huvzullah Gültekin kim mi” diye soruyor cevap olarak daErbakan diyor.

Ben de aynı soruyu sordum ve ilginç bir cevap buldum. Huvzullah Gültekin, resmî adıyla Erdem Gültekin, genç bir gazeteci. Genç olmasına rağmen Anadolu Ajansı’nın Diyarbakır Bölge Lüdürü yapılmış geçen yıllarda. Çok önemli haberlere imza atmamış ama bölge müdürü olabilecek kadar önemli bir iş yapmış olmalı Gültekin…

Star gazetesi Yeni Şafak’ın o haberini devam ettiren bir haber yayımladı. Habere bir de imzasız mühürsüz ‘belge’ eklemişler. Sağ olsunlar, ‘Belge’de dinlenenlerin ve adına dinleme kararı alınanların TC kimlik numaralarını da yayımlamışlar. Zaten belgede tek işe yarar bilgi de bu TC kimlik numaralarıydı.

TC kimlik numaralarını araştırınca Huvzullah Gültekin denen kişinin aslında AA Diyarbakır Bölge Müdürü Erdem Gültekin olduğunu öğrendim.

Bu kimlik numarası sana mı ait diye soran gazetecilere “Benim de diyemem benim değil de diyemem” şeklinde bir cevap verdi Gültekin. O TC kimlik numarasının Erdem Gültekin’e ait olduğunu tespit ettim.

Bir gazeteci, dinleme gibi korkunç bir konunun mağduru ise, üstelik TC kimlik numarası yayınlanmışsa, yapması gereken şey susmak değil açıklama yapmaktır. Ancak AA’nın Bölge Müdürü sessiz kalınca kuşkularım arttı.

Öğrenebildiğim kadarıyla Saadet Partisi çevrelerine yakın biri Gültekin. Örneğin Saadet Partisi’ne yakın Cansuyu derneğinin taa Arakan’a kadar götürdüğü “heyet”ten biri Gültekin…

Telefon dinlemelerinde izlenen yol şudur: Bir kişi başkasının adına bir telefon kullanıyorsa, –ki parti liderleri genelde böyle yapar–, o telefonu dinlemek isteyen birimler, telefonun kayıtlı olduğu kişinin adına mahkeme kararı alıp telefonu dinlerler.

A şahsının adına alınmış bir kararla B şahsının üstüne kayıtlı bir telefonun dinlenmesi sözkonusu olmaz.

Velev ki Havuz medyasının iddia ettiği gibi polis, Huvuzllah Gültekin’in adına aldığı kararda, Erbakan’ın telefonunun IMEI numarasını verdi ve Erbakan’ı dinledi diyelim. Yine Havuz medyasından öğrendiğimize göre eski dinlemelerin kayıtları silinmiş. O hâlde ellerinde Erbakan’ın dinleme tapeleri olmamalı. Soru şu: o karardaki IMEI numarasının, Erbakan’ın telefonunun IMEI numarası olduğunu nerden biliyorsunuz?

Bunu bulabilmek için bütün dinleme kararlarındaki IMEI numaraları ile Erbakan’ın veya dinlendi denilen kişilerin telefonlarının IMEI numaralarını karşılaştırmak gerekiyor. Liderler kendi adlarına kayıtlı telefon kullanmadıklarından, önce o liderin kullandığı telefonun kime kayıtlı olduğunu belirleyip daha sonra da o telefonun IMEI numarasını, dinlemeler için verilmiş binlerce mahkeme kararlarındaki IMEI numaralarıyla karşılaştırmak gerekiyor. Bu da nerdeyse imkânsız.

Bu durumda, eğer o haber doğruysa, –ki haberde Abdulkadir Selvi parmağı olduğu için habere oldukça kuşkulu bakıyorum– ya Erbakan’ın telefonu Erdem (Huvzullah) Gültekin adına kayıtlıydı. Polis Erbakan’ı dinlemek için Erdem Gültekin adına dinleme kararı aldı. Ya da aslında Erbakan dinlenmedi, Gültekin dinleniyordu, herhangi bir gerekçeyle Gültekin Erbakan’ı aradı o da dinlemeye takıldı, Havuzcular da Erbakan’ı da dinlemişler diye yaygara koparıyor.

Eğer Erbakan Erdem Gültekin adına kayıtlı bir telefon kullanıyorduysa o zaman yeni sorular akla gelir. O telefon Erbakan’a bilerek mi verildi? Genç bir muhabirin AA bölge müdürlüğü ile ödüllendirilmesinin o telefon dinlemesi ile bir ilişkisi olabilir mi?

Diyelim Erbakan dinlendi, Erbakan’ı dinletmek Fethullah Gülen’in mi daha çok işine yarar, yoksa, dinleme kararının alındığı tarihte partisi kapatılmakla karşı karşıya kalmış, partisi kapatılırsa tek rakibi Erbakan olacak, Tayyip Erdoğan’ın mı?

dremreuslu@gmail.com
Twitter: @EmreUslu

“Avatar kardeş ne iş?
İktidar gazetecileri dinozorlara benzer. Bu genellemeyi birine hakaret etmek için veya Türkiye’deki iktidar gazetecileri için yapmıyorum. Tüm dünyada böyledir. Meramımı daha iyi anlatacak başka bir analoji bulamadığım için bu benzetmeyi uygun gördüm. Dinozorların bir özelliği vardır. Beyinlerinin büyüklüğü ceviz kadarıdır. Dinozorun cüssesi büyüdükçe beyninin ölçüsü küçülüyor. Bir teoriye göre “dinozorların beyni küçüktü çünkü onu kullanması için bir nedeni yoktu. Dinozorlar o kadar büyük ve güçlüydü ki karnını doyurmak için gücü ona yetiyordu. Beynini sadece karnını doyurmak için bir yerden bir yere gitmesi gerektiğinde, sinir sistemini kontrol etmek için kullanırdı” şeklinde açıklamıştır.
Tüm dünyada iktidar gazetecileri de böyledir. Karnını doyurmak için yazarlar. Yazmak için de beyinlerini ekstra çalıştırmaya gerek yoktur. Güç onların yanındadır çünkü. Güçlü iktidarın gazetecilerinin beyni daha az gelişmiştir. Beyinlerini karınlarını doyurmak için bir yerden bir yere taşınırken, yani iktidar değiştiğinde yeni iktidar saflarına yer edinmeye çalışırken, kullanırlar.
Daha kötüsü şudur. Kendileri beyinlerini kullanmadıklarından diğer tüm yazarları da kendileri gibi sanırlar. Oysa yazın aleminde olan insanların dükkanları beyinleridir. Türkiye’de de olsa, dünyanın başka bir yerinde de olsa beyinlerini kullandıkları sürece bir çok soruya cevap bulabilir, ilginç yazılar yazıp, gündem yaratabilirler.
Biliyorsunuz geçenlerde yasadışı dinleme iddialarıyla ilgili iktidar gazetelerine bazı bilgiler sızdırıldı. Haliyle beyinlerini kullanma gereği duymadıklarından belgeleri alıp aynen yayınladılar. Belgeler dökülüyordu oysa.
Örneğin dinleme kararı verdi denen hakim o tarihte emekli olmuş. Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel kalemi dinlenmiş demişler ama o tarihte Kılıçdaroğlu’ CHP Genel Başkanı değil ve özel kalemi yok.
En önemlisi Huvzullah Gültekin sahte adıyla Erbakan Dinlenmiş diye bir iddiada bulundu Abdulkadir Selvi. Kadri Gürsel’in deyimiyle “iktidar avatarı.”
Bir haberde Abdulkadir Selvi’nin imzası varsa kesin kuşkuyla bakarım ben. Daha önce bizzat bildiğim bazı olaylar var onun için özellikle güvenilmezdir Abdulkadir Selvi imzası. Çünkü aldığını aynen sorgulamadan yazar. Dahası kaynakları bunu bildiği için en saçma iddiaları Selvi üzerinden sürerler piyasaya. Bu durumun bizzat şahidiyim ama ayrıntı istemeyin benden…
Haliyle kuşkularımın peşine düştüm. İmdadıma Star gazetesi yetişti. Star gazetesi dinlendiği iddia edilen kişilerin ve adlarına dinleme kararı alındığı iddia edilen kişilerin TC Kimlik numaralarını yayınladı. İşte o haber:  http://www.stargazete.com/mobil/mobildetay.asp?Newsid=889196
Eğer elinizde araştırma yaptığınız bir kişinin TC kimlik numarası varsa o kişi hakkında bir çok bilgiyi internetten bulabilirsiniz.
Haliyle Huvzullah Gültekin’in TC Kimlik numarasını internetten sorguladım. Sonuçta yok dedikleri Huvzullah Gültekin’in Anadolu Ajansı Diyarbakır Bölge Müdürü olduğunu tespit edip Selvi’nin manipülasyonunu deşifre ettim.  (o yazıya burdan ulaşabilirsiniz: http://www.taraf.com.tr/yazilar/emre-uslu/tuhaf-bir-dinleme-haberi/29960/ )
Manipülasyonu deşifre olunca bu sefer Huvzullah Gültekin’i polis istihbaratı yardımıyla bulduğumu iddia edip yeni manipülasyon yapmaya kalktı.
İşte tam da bu noktada iktidar gazetecisi olmak ile bağımsız gazeteci olmak arasındaki fark ortaya çıkıyor. Selvi gibi iktidar avatarları istedikleri bilgileri Efgan ve Hakan abilerinden aldıkları için beyinlerini çalıştırıp TC kimliği olan bir kişi hakkında internetten nasıl araştırma yapılır bilmezler.
Bu arada Star gazetesinin yayınladığı TC kimlik numaralarını sorgularken, o listede yer alan Abdulkadir Selvi’nin abisinin TC kimlik numarasının yanlış odluğunu bunu da diğer gazetecilerin araştırması gerektiğini anlattım.
Abdulkadir Selvi Star’ın verdiği o listedeki ağabeyi Hacı Selvi’ye ait olduğu söylenen TC Kimlik numarasının yanlış olduğunu öğrenmeme o kadar şaşırmış ki “Bir yaşıma girdim” diye tepki vermiş.
Beynini kullanma ihtiyacı hissetmezsen böyle olur sevgili Avatar kardeş. İnternete aşina herkes bilir ama ben TC kimlik  numarasından Huvzullah Gültekin’i nasıl bulduğumu, abinin TC kimlik numarasının yanlış olduğunu nasıl tespit ettiğimi, beynini karnını doyurmaktan başka hiç bir şeyde kullanmayan bir iktidar gazetecisinin bile anlayabileceğin şekilde adım adım anlatayım. Belki sen de bu şekilde çalışır ve devletten bilgi isteyip, bizim vergilerimizle görev yapan memurların zamanlarını manipülasyonların için kullanıp kul hakkına girmezsiniz.
1)Önce Star gazetesinin yayınladığı o liste bilgisayarın masa üstüne kaydedilir. (umarım bunu yapmayı biliyorsundur)
2)O listede yer alan isimler teker teker Google’e sorulur. Goggle genelde iktidar medyasını maniplasyon haberlerini önce verir. Buna bakmayacaksın. Arka sayfalara doğru ilerleyip arka sayfalarda ne var diye bakacaksın.
3)Bu kişilerin Twitter Facebook hesapları var mı diye bakılır.
4)Huvzullah Gültekin adına ne Twitter ne Facebook hesabı bulunamaz.
5)Erbakan ile adı geçen bir ismin Google Facebook, Twitterde bile olmaması daha çok ilgini artırmalı.
6)Havuz medyasının nasıl bir manipülasyon broşürü olduğunu bildiğinden kuşkuları bu alanda yoğunlaştırırsın. Şöyle düşünürsün örneğin: “bunlar acaba bilerek mi bu sahte ismi yazdılar? Erbakan dinlendi diye yaygara koparmak için böyle sahte isimler uydurma tıynetleri var mıdır?” Cevabın “Evet” se 7. Maddeye geçersin.
7)Star’ın yayınladığı TC kimlik numaralarını nasıl sorgulayabileceğini Google’a sorarsın.
8)Biraz araştırdıktan sonra TC ile Kimlik Doğrulamanın mümkün odluğunu öğrenirsin. İktidar gazetecileri Google dan o adresi bulamaz diye adresi vereyim: https://adres.nvi.gov.tr/Pages/Bildirim/TcKimlikDogrulama/TcKimlikDogrulama.aspx
9)Star’ın yayınladığı o listedeki Abin Hacı Selvi’ye ait kimlik numarasını girince böyle bir numaranın olmadığı sonucunu alırsın.
10) Bu sefer sağlamasını yapmak için o listede yer alan Abdulkadir Selvi’ye ait TC kimlik numarasını girersin. Karşına böyle bir kimlik numarsına kayıtlı adresin olduğu bilgisi çıkar.
11)Bir gazeteci için bu kadar araştırma yetmez. Sonra SGK’nın sitesine gidersin. Sana kolaylık olsun diye o siteyi de vereyim: http://uyg.sgk.gov.tr/hizmetkontrolu/jsp/tcGir.jsp
12)Burada da Hacı Selvi adına kaytılı bir kimlik numarası bulamayınca Abdulkadir Selvi’nin kimliğinden SGK sorulaması yaparsın. Ne kadar hizmet süresinin olduğunu bile öğrenebilirsin.
13)Bu sefer Abdulkadir Selvi’nin TC kimliği ile Abisi Hacı Selvi’nin TC kimliğini karşılaştırırsın. İki Kimlik numarası arasındaki farkı görünce, sistemlerden de Hacı Selvi’nin TC kimlik numarasının çıkmadığını görünce hükmü verirsin: Hacı Selvi’nin TC kimlik numarası yanlış?
Buraya kadarını anladıysa şimdi yeni soru soracağım. Sonra okuycularımdan sabırları için özür dileyip Huvzullah Gültekin’in aslında Erddem Gültekin olduğunu nasıl bulduğumu anlatacağım.
Soru şu: Neden o listedeki diğer TC kimlikleri doğru çıkıyor da Abdulkadir Selvi’nin abisine ait olduğu iddia edilen TC kimliği yanlış çıkıyor? Bir kuşkucu gazetecinin bu sorunun peşine takılıp ilginç sonuçlara ulaşılabileceğini düşünüyorum, çünkü Selvi’nin kim olduğunu biraz biliyorum…
Şimdi Huvullah Gültekin’i nasıl bulduğumu anlatayım.
1)Yukarıdaki 13 adımda anlattığım tüm internet araştırmasını yaptıktan sonra SGK kayıtlarından Huvzullah Gültekin’e ait diye Star gazetesinde yayınlanan TC Kimlik numarasını sorgulatınca Erdem Gültekin ismine ait SGK kayıtları çıkı. Böylece aslında havuz medyasının Huvzullah Gültekin diye verdiği ismin Erdem Gültekin olduğunu öğrenmiş oldum.
2)Eğer dinlendiği iddia edilen kişi Erbakan ise Erdem Gültekin Saadet Partisi çevrelerinden biri olmalıydı. Çünkü birinin adına dinleme kararı alıyorsa polis sarı çizmeli Mehmet ağa adına karar alamaz. O kişinin dinlendiği iddia edilen kişi ile bir ilişkisi olmalı ki mantık yerine otursun.
3)Twitter takipçilerim bilir Saadet Partisi resmi twitter hesabı ve Mustafa Kamalak’ın twitter hesabından çağırı yapıp DM’den görüşmek istediğimi bildirdim.
4)Saadet çevrelerinden Erdem Gültekin’in kim olduğunu sorgulamaya başladım. (İstersen Twitterden DM’lerimi takip eden Hakan Fidan’a sor o anlatsın kimlerle görüştüğümü. Belki de raporu vermiştir sana ama bilerek manipülasyon yapıyorsun)
5)Bu arada Google’dan Erdem Gültekin’i aramaya başladım. Haliyle Google Erdem Gültekin Anadolu Ajansı Diyarbakır Bölge müdürünü çıkarttı.
6)Bölge müdürü olmuş Erdem Gültekin’in AA’da yaptığı üç beş önemsiz haberden başka bir şekilde sonuç vermiyordu.
7)En önemli haberinin Saadet Partisine yakın Cansuyu derneği ile Arakan’daki Müslüman kampına gitmek olduğunu buldum.
8)Önemli haberlere imza atmamış bir muhabir birden Anadolu Ajansı’nın Diyarbakır Bölge müdürü yapılmışsa aklını kullanan bir adam kuşkulanır. Bu torpilli mi? Bu aradığım Erdem Gültekin mi diye düşünür. Ben de öyle yaptım.
9)Ben yurt dışında olduğum için telefon masrafları fazla yazdığı için (devlet imkanlarıyla semirmiyoruz Allah’a şükür)Mehmet Baransu’dan rica edip Erdem Gültekin’i aramasını istedim. Ara ve o TC Kimlik numarası sana mı ait diye sordu. Gültekin panikledi ve “bana ait veya değildir diyemem” dedi.
10)Bir gazeteci için bu cevabın ne anlama geldiğini biliyordum. Yine de yetinmedim. Diyarbakır’da görev yapan muhabirlere sordum. Evet ona ait diye doğruladılar.
11)Erdem Gültekin’in Diyarbakır AA Bölge Müdürü olduğunu ortaya çıkarınca gerisi geldi. Bir başka araştırmacı gazeteci arkadaşım Erdem Gültekin’in aslında Saadet’in dergisi Anadolu Gençlik Dergisi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni olduğunu buldu ve twitterden duyurdu.
Şimdi Anladın mı sevgili avatar kardeş TC kimlik numarasından iktidar manipülasyonu nasıl deşifre edilirmiş?  Şunu da hatırlatayım. Ben senin gibi elime gelen hazır yazıları köleme taşıyıp üstüne imza atmam. Bir zamanlar 28 şubat gazetecileri böyle yapardı şimdi siz yapıryosunuz.
Devleti bilen biri olarak gelen bilgi kardeşimden gelse güvenmem. O bilgiyi yazacaksam mutlaka o bilgiyi “bir kaynaktan aldığımı” belirtirim.
Kısaca benimki iktidar gazetecilerininki gibi zahmetsiz yazı değil. Polis raporu, MİT sızıntısı, Efgan pası hiç değil. Beyin eseri bunlar. Avatar kardeş ne iş?
Bu arada unutmadan söyleyeyim: Dinozorların beyinlerini kullanmadıklarından dolayı, değişen iklim koşullarına adapte olamayıp, soylarının tükendiğine inanan bilim insanları vardır…
Not: Ben dinlendiği iddia edilen kişilerin dinlenmiş olabileceğini düşünüyorum. Kimse dinlenmedi diye bir iddiam yoktur. Dinlemenin mağduru olarak, bizzat dinlenme emrimin iktidar çevreleri tarafından verildiğini bilen biri olarak bu kişiler dinlenmedi diyecek en son kişi benim. Geçen yazımda da belirttiğim gibi dinlendiği iddia edilen kişilerin ortak özelliklerine bakılacak olursa onları en fazla Erdoğan ve AKP liderleri bilmek ister. Süleyman Demirel’den Erbakan’a, Ertuğrul Özkök’den Arzuhan Doğan Yalçın’a dinlendiği dönemde AKP’ye eleştirilen yöneltmiş olan Akif Beki’den Abdukadir Selvi’ye dinlendiği iddia edilen hemen hepsinin kesişim noktası Erdoğan’ın ilgi alanına giriyor.
Benim itiraz ettiğim şey dinlenen isimlere bakılınca hemen hepsini bunları en fazla Erdoğan dinletmek ister denilecek isimler varken neden konunun bu kısmı örtülüyor? Gezi’den vuvuzella örgütü çıkaran, rüşvet soruşturmasından darbe üreten, Soma kazasından sabotaj çıkaran bir paranoyak kafaya sahip iktidar çevreleri içinde bulundukları paranoyak ruh haliyle dinlemeyi en fazla isteyecek kesimlerdir.  Bu klondaki görüşümü Taraf’da gerekçeleriyle yazacağım.
Not: Yazıdan da anladınız. Abdulkadir Selvi bugün benimle ilgili bir şeyler saçmalamış. Taraf’ta haftada bir yazdığımdan, köşemi de Selvi’nin saçmalıklarına ayırmanın israf olduğunu düşündüğümden Mehmet Baransu’dan rica edip onun sitesinden cevap vermeyi uygun gördüm. Baransu’ya bu fırsatı verdiği için teşekkür ederim.”
EMRE USLU
KAYNAK: ROTAHABER
Reklamlar