Etiketler

, , , ,

NazlıHüseyin Gülerce, seçim sonrası bazı açıklamalar yaptı; özeleştiride bulundu ve Cemaat’in 4 yanlışını sıraladı:

“1) Cemaat, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na savaş açtı. Gezi’den itibaren Başbakan’a hakaret etmeye başladılar.

2) Üslûbumuzu kaybettik, çatışmacı dil kullandık.

3) Siyasallaştık, CHP için kapı kapı dolaşıp oy istedik.

4) Hizmet hep çoğunlukla hareket etti. İlk defa çoğunluğun karşısına çıkıp kaybetti; yara aldı.”

Gülerce’ninki Cemaat’e içeriden bir bakış. Ama dışarıdan bakan bir gazeteci sıfatıyla, Cemaat’in ilkelerin yanında değil de hep “güçlünün” yanında, “siyasi çoğunluğun” yanında yer aldığını hissetseydim, buna inansaydım, bir tek gün bile onlara itibar etmezdim. Gülerce’nin tavsiyelerine uysalardı, orada burada gözümüze çarpan menfaatperest yağdanlıklardan ne farkları kalırdı?

Ayrıca Gülerce, “Başbakan’a hakaret edildi” derken, birkaç örnek verilebilir mi? Yolsuzlukların, Cemaat’e yakın medyada yer alması ya da orada yazan, konuşan kişilerin hukuksuzluğa karşı tavır takınması mı Gülerce’nin gözünde hakaret? Çoğunlukla birlikte hareket etmek için “İyi ki Twitter kapandı. YouTube’a erişim yasaklandı. İyi ki polisler, savcılar sürgün edildi” diye demokratik açıdan tasvip edilemeyecek bir çizgiyi mi korusalardı? O zaman, “Alo Fatih”lerin durumuna düşmezler miydi?

Hiç değilse Gülerce, biraz denge kurmaya çalışsa ve Başbakan’ın Gülen’e savurduğu tehdit dolu, aşağılayıcı üslûbu da eleştirseydi. Bence yanlış yapan Cemaat değil Hüseyin Gülerce. Belki arkadaşlarını Erdoğan’ın gazabından korumaya çalışıyor. Ama ahiret inancı olan bir insana bu tavır yakışmıyor. Zira dindar kişiler samimilerse, güçlünün değil dürüst olanın safında yer almalı.

AK Parti’den Cemaat’e yakıştırılan sıfatlar: Gözü dönmüş, kafası dumanlı, eli kanlı, haşhaşi,virüs, sülük, vampir, kan emiciler, sahte peygamber, çete reisi, terör örgütü, paralel,darbeci, inlerine gireceğiz. (3 Nisan 2014 )

Hüseyin Gülerce ve Cemaat

3 Nisan tarihli makalemde, Hüseyin Gülerce’nin İnternet Haber’e verdiği röportajı eleştirmiştim. Gülerce, bu röportajda, Cemaat’e yakın bazı şahısların sert üslubunu ve Hizmet Hareketi’nin CHP için oy toplamasını yanlış bulduğunu söylüyordu.

Gülerce’nin bu açıklamalarının zamanlamasını hatalı gördüğüm gibi kendi arkadaşlarının üslubunu tenkit ederken, niçin Tayyip Erdoğan’ın “nefret diline” değinmediğini de sormuştum.

Gülerce beni aradı ve şu bilgileri verdi: “Birçok yazımda (29 Ocak, 19 Şubat, 26 Şubat ve 14 Mart 2014 tarihli makalelerimde) Fethullah Gülen’in hak etmediği çok ağır cümlelere muhatap olduğuna temas etmiştim” dedi.

Evet temas etmişti… Mesela 29 Ocak’taki “Diyanet önünde cinayet” başlıklı makalesinde şöyle diyordu: “Başbakan Erdoğan’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın töreninde Muhterem Fethullah Gülen’e yönelik akıl almaz ifadeleri, işin çığırından çıktığını gösteriyor.‘Yalancı peygamber, sahte veli, içi boş alim müsveddesi’ de ne demek? Herkesin başbakanı olma sorumluluğu taşıyan Erdoğan’a ne oldu böyle? Milyonların gönlünü böylesine hoyratça hançerlemenin, yürekleri paramparça etmenin yanlışlığını, kendisine anlatacak, söyleyebilecek kimse kalmadı mı?.. Başbakan sadece Muhterem Hocaefendi’ye hakaret etmedi. Sadece onu incitmedi. Onu seven milyonlara hakaret etti, milyonları incitti…”

Ama keşke, hemen seçimlerden sonra, Cemaat tam da hedefe konulmuşken bu özeleştirileri kendisine saklasaydı. Çünkü istismar ediliyor, hatta Hüseyin Gülerce’ye Nurettin Veren, Lâtif Erdoğan, Kemalettin Özdemir gibi roller biçiliyor. Gülerce, şiddetli bir dille bunu reddetti.“Keşke, bugünkü yazımı okusaydınız. Orada da AK Parti’nin 4 yanlışından söz ediyorum” dedi. Hiçbir dünya nimeti için 30 yıldır birlikte olduğu Fethullah Gülen’e sırtını dönmeyeceğini sözlerine ilave etti.

Gülerce’nin, “Cemaat’e yakın kişilerin daha nezih bir dil kullanmasına” ilişkin arzusunu anlıyorum. Keşke bu hislerini dile getirirken aynı röportajda, AK Parti’nin ve Başbakan’ın üslubunu da eleştirseydi. O zaman kimse “Cemaat’te çatlak” gibi bir izlenim edinip bu sözlerini istismar etmeye kalkışmazdı.

6 Nisan – Nazlı Ilıcak / Bugün 

 

Reklamlar