Etiketler

, , , ,

Fuat Avniİyice köşeye sıkışmış olan Fidan, önümüzdeki günlerde benzer bir şekilde Genel Kurmay’daki bir toplantı kaydını sızdırabilir. TSK tarafından güvenilirliği sorgulanan Fidan, bu sebeple kendisine karşı olan askerlerin tasfiye edilmesine zemin hazırlayabilir. Bu saatten sonra dikkat edilmesi gereken en önemli husus budur.

“Yedi bin kişi dinlendi” yaygarasıyla üzeri örtülmeye çalışılan ve 3 yıldır büyük gizlilik içerisinde sürdürülen Selam – Tevhid soruşturmasının içeriği kamuoyuna yansıdı.

 

Bu aşamadan sonra Hakan Fidan ve çevresindeki şahısların 20 yıldır İran Devrim Muhafızları Ordusu – Kudüs Gücü mensubu üst düzey İranlı istihbaratçıların emrinde çalışan ‘casuslar’ olduğu da kamuoyunca bilinmiş oldu.
Fidan bir casus olarak yaptığı işin doğası gereği attığı her adımı, edindiği her bilgiyi, istihbari nitelik taşıyan her görüşmeyi kaydedip kendisini sevk ve idare edenlere yazılı, sözlü, sesli veya görüntülü olarak rapor etmek zorundadır.
2001 yılında, astsubayken manidar bir şekilde TSK’dan emekli olan Fidan‘ın 2010 Mayıs‘ında MİT Müsteşarı olacağı ana kadar gözlenen inanılmaz yükselişinde Beşir Atalay ve Davutoğlu‘nun büyük katkısı var. Katkı sağlayan isimler olağan şüpheli olmakla beraber tamamen şaibelidir.
Fidan ve yakınındakilerin ihanetten ve casusluktan hüküm giymeleri mevcut siyasi ortamın değişmesiyle ilgilidir. AKP etkisini kaybettiği an İran’ın uzun yıllar süren projesi ve proje adamları akamete uğrayacak. Düne kadar İran istihbaratının en seçkin elemanı olan Fidan deşifre olmuş ve kullanım süresinin sonuna gelmiştir. İran istihbaratı miadını doldurmuş bu elemanını artık fütursuzca kullanmaya başladı.
Fidan kendisine koruma ve dokunulmazlık sağlayan mevcut siyasi ortamın değişmemesi adına yoğun gayret sarf ediyor. Türkiye’yi Suriye ile savaşa sokmak için elinden gelen gayreti göstermiş ancak hakkında çıkan bilgi ve belgelerden dolayı TSK nezdinde itibarını kaybettiğini anlaması uzun sürmedi.
Eğer Fidan Selam-Tevhid soruşturmasında deşifre olmasaydı Türkiye belki çoktan savaşa sokulmuştu.
TSK nezdinde Fidan‘ın itibarının kalmadığını anlayan İran istihbaratı, B planını devreye sokarak 4 kişinin katıldığı ve adamının baş şüpheli olacağını bildiği gizli toplantının ses kaydını servis etti.
İran bu hamleyle sızdırma işini Başbakan‘ın Hizmet Hareket’ine mal edeceğini iyi biliyordu. Olağan şüpheli hazırdı. Bu olayla Hizmet Hareketi Hükümet’in değil devletin düşmanı halini alacak, seçim öncesi gündem değişerek AKP rahatlatılacak, yolsuzluk ve rüşvet gündemi ötelenecekti. Ayrıca dışişleri bürokrasisinde İran karşıtı çevreler tasfiye edilecek, Türkiye‘yi kendi ürettikleriIŞİD gibi terör örgütlerine operasyon yapamaz konuma sokarak Esed‘i güçlendirecek planların devreye sokulmaya çalışıldığı da akılcı perspektiften net görülmüş oluyor.
Fidan ve yakın adamları da deşifre oldukları için onlar da son hamleyle bitirilmiş olacak.
Fidan‘ın öz güveni ise MİT‘in gücünden kaynaklanmıyor. MİT o kadar güçlü olsa Suriye politikamız bu hale gelmezdi. Oradaki güven bağlı bulunduğu İran‘ın Suriye‘deki imkan ve kabiliyetleridir.
Zaten fiilen Suriye’yi ve IŞİD‘i İran’ın yönlendirdiği herkesçe malum.
İyice köşeye sıkışmış olan Fidan, önümüzdeki günlerde benzer bir şekilde Genelkurmay’daki bir toplantı kaydını sızdırabilir. TSK tarafından güvenilirliği sorgulanan Fidan, bu sebeple kendisine karşı olan askerlerin tasfiye edilmesine zemin hazırlayabilir. Bu saatten sonra dikkat edilmesi gereken en önemli husus budur.
MİT‘in başında belgeli – tescilli bir İran casusu olduğu sürece MİT tarafından yürütülecek her faaliyetin İran’ın menfaatine olacağı ülkemizde askeri-sivil kadrolaşmasını tamamlama adına İran’ın her türlü dini, siyasi ve kültürel yapıları bertaraf edeceği unutulmamalıdır.
Sonuç itibariyle İran tarafından gözden çıkarılan Fidan, gitmeden önce onun üzerinden bütün kritik projeler hızla devreye sokulacaktır.
@fuatavni / ROTAHABER

 

Reklamlar