Etiketler

, , , , , ,

Fuat AvniÖzel Seçilmişler ve Dar Oligarşik Kadroda sıkıntılar baş göstermiş. Eee, “DALKAVUKLARIN YIKMADIĞI LİDER YOKTUR” demiş Cengiz Aytmatov…

Başbakana yıllardır her şeyin ardında Camia var diyen Özel Seçilmişler, 2 aydır Camia’yla ilgili somut hiç bir belge getiremediler. Başbakan geçen hafta kadrosuna galiz küfürler ederek ‘Yıllardır söylediğiniz şeylerle ilgili hiç bir şey bulamıyorsunuz, her şeyiniz yalan’ dedi.  İlk kez paranoyak şekilde hassasiyet gösterek olayların perde arkasına eğilen Başbakan, kendi etrafındakilerin onu “dinlediğinin” farkına vardı. Kendini dinlediğini tahmin ettiği kişilerin İran’la olan bağlantısını iyi biliyor. O yüzden 12 yıldır ilk kez Şia’nın kötülüğüne değindi. Dar Oligarklardan bir kısmı günlerdir Başbakandan randevu alamıyorlar. Başbakan skandalın içinde Yalçın Akdoğan’ın olup olmadığından henüz emin değil. On bir yıldır kendisini çok iyi tanıdığım Başbakan, eğer birinden şüphe duyuyorsa onu kendinden uzaklaştırması yakın demektir. Şia’nın marifetini yeni kavrayan Başbakan, Yalçın Akdoğan’ı yanından uzaklaştırmış durumda. Sadece 3 kişiyle görüşme yapıyor ve ikisi İran’ın adamı. Odasındaki dinlemeyle ilgili Akdoğan’ın parmağı olduğu görüşüne kilitlenmiş. Çünkü bütün bakanları Y.Akdoğan üzerinden dinletiyordu. Kızı, oğlu ve kardeşiyle ilgili, Mustafa Varank’ın elinde olan kayıtlardan ve bunların bazı kişilere ulaştırıldığından da haberi var. Camia’yı kendine hedef edindiğinden, şimdilik susmayı tercih eden Başbakan, ilk kez etrafındakilerin ihanetlerini fark ediyor. Yıllardır birileri için kurdurduğu dinleme ve kayıt şebekesi, Başbakanın kendilerine verdiği olanaklarla Başbakan ve ailesini de dinleyip kayda aldı. Başbakanın şerrinden emin olamadıklarından, kiminle ilgili ellerinde kayıt varsa mutlaka yedeğe aldılar. Başbakan her şeyden çok, bunlardan korkuyor. Yirmi beş aralık operasyonu kuvvetle muhtemeldir ki ilk fırsatta açılacak; hem de kendi eliyle getirdiği savcılar tarafından. Operasyon başladıktan kısa bir süre sonra, kim kimi dinlemiş ve kaydetmişse itiraf için sıraya girip, “Başbakanın emriyle yaptık” diyecekler. Başbakanın küfredip odasından kovduğu Oligarşik Danışmanlar’dan biri, bizim yanımızda, “Br saatte sonunu getireceğim belgeler var elimde” demişti. Başbakan ve etrafındaki herkesin birbirleriyle ilgili ellerinde kozları vardır. Yakında dökülür eteklerinde ne varsa. Allah Kadir-i Mutlak

@fuatavni 

Ergenekon’cularla kol kola girme, MİT ve Ceemaât Okulları…

Dün Berkin bu gün Burak Can. İktidar aklının öfke nöbetine tutulmuş olmasının verdiği toplumsal felaketin işeretçileri. Allah rahmet etsin.

MİT’le sıkı irtibatlı olan bazı AKP’li hesaplar, dün DHKP-C’li bazı şahısların polis kılığında sokağa çıkacağını yazdılar. İstihbarat bunları bilgilendiriyorsa provakatif hadiselerin farkında ve kimlerin de ne yapacağını biliyor demektir. Neden önünü almıyor?  Silahlı saldırıda öldürülen Burak’ın ölümünü şimdi DHKP-C üstleniyor. Son 2 ayda emniyet istihbarat felç edildi. Sokaklar olaylara gebe. Mit’in Gezi olaylarında köpürttüğü ve planladığı eylemler seçim öncesi devreye sokulmak isteniyor. Başörtülü birilerine saldırı olabilir. Bu vesileyle şidetten nefret eden ve mukaddesata sahip çıkan orta sınıfın kararsız oyları AKP‘ye devşirilmek isteniyor. Başbakanın dün zikrettiği % 45-50 oy oranı tamamen hayal. %30 bandını zor yaklayan AKP‘nin dar oligarşik beyinleri her yola başvurabilir.

“Bak şimdi yeni bir şey söylüyorum. Daha önce de söylemiştim” Kafası karışık, Recep Tayyip Erdoğan. Başbakan “Küresel güçler Türkiye ekonomisini durdurmak için gayret sarf etti, biz dik durduk” diyor. Vesayete boyun eğince dik durduğu yer değişmiş. Sağına soluna iyi bak, yıllardır en çok güvendiğin milli irade diye seni uyutanlar farklı ülkelerin taşeronudur. Kaybedenlerdensin.

Sümeyye telekominikasyon şirketlerinden dinleniyor muyum diye bilgi isteyeceğine, babasının kirli işlerini takip etmeyi bıraksa daha iyi olur. Korku içinize sinmiş. Yazamadığım 3 gün yakınındaydım. Bulamadınız mı diye kızdığın koca teşkilatı fes etsen daha iyi olacak. Korkma, titre. Adamları teftiş edecek kişiler bile onlardan diyerek herkesten korkuyorsun. Ertafındaki azgın azınlık seni hukukun elinden kurtaramayacak.

Camianın insanlarını cehennemlik olmakla suçluyorsun. Kaç gündür namaz kılmazken meydanlarda namazımızdan şüphemiz yok diyorsun. Yalancısın. Camianın yurt dışındaki okulları için yetkililerden aldığın cevap seni iyiden iyiye çileden çıkardı. Kimseyi inandıramıyorsun.

Doğu Perinçek’ten teşekkür bekleyecek kadar akli melekesini kaybetmiş birinin kafası nasıl karışıktır, halkımızın takdirine kalmış. Yalçın Akdoğan, Üstad’ın talebelerine Perinçek’i nasıl anlatacak? Yazısında Risale’de geçen komitlardan da bahsedecek mi? Oy için ruhunuzu sattınız. Başbakan nefret dilini kullanırken tetikçi gazetecilerinin halkı itidalli olmaya davet etmesi ortalama bir zekaya bile hakarettir. Danışmanlar, Berkin’in ölümünü Gezi’nin rovanşına çevirecekler deyince BB mitingte alakasız bir şekilde Gezi’nin masum olmadığını söyledi. BB nerede miting yapıyorsa yatılı imam hatip öğrencilerinin hepsi oraya toplatılıyor. Velilerden izin alınmıyor, idareciler ses çıkaramıyor. Efkan Ala ‘Efendim Camia’yı tehdit edersek kimse kalmaz çil yavrusu gibi dağılırlar’ deyince ne kadar basiretsiz olduğunu ibretle izlemiştim Savcıları,gazetecileri içeri atın sonra gerekli yasaları çıkarırız diyen İç İşleri Bakanınız varsa hukuk devleti değil mafya devletisinizdir. Atalay’ın maşası Ala gün geldiğinde Atalay’dan fazla hüküm giyecek.Yasal olamayan güç ardına saklanacağı kullanışlı aptallara ihtiyaç duyar. Müstear birinden endişelenerek “bulun hemen” diyorsun. Karşında dimdik duran Camia’nın abi ve ablalarından çok korkuyorsun. Korkma, titre.

Ergenekon dahil olmak üzere sarılmadığın yılan kalmadı.Her türlü şebekeyle irtibata geçmene rağmen yalnız kaldın.Masumsan neden korkuyorsun? Yıllardır beraber olduğun en yakınındaki adamlardan korkarak şüphe duyuyorsun İçtiğin sudan korkar oldun.Kefenin üzerindeyse bu korku neden? Dünya liderliği, İslam halifeliği, oluşturmaya çalıştığın rejimin beyefendisi olma hayalin yalan oldu. Deliriyorsun, korku içine sinmiş. Kaddafi’nin öldüğü günün gecesini hatırla.Bize bir insanın sonu nasıl böyle oldu demiştin,o günden beri muvazeneni kaybederek içine kapandın. Seni korumakla sorumlu olanlara şüpheyle yaklaşıp hepsini durmadan Mit tarafından sorgulatıp araştırtıyorsun.

Herkes usandı şüpheciliğinden. Saltanatın günden güne erirken, korku iliklerine kadar işledi. İktidarını kaybetmekten korktuğun kadar Allah’tan korksaydın günaha bulaşmazdın. En son korkman gerekenler Camia’nın abi ve ablalarıydı. Her gün onları meydanlara şikayet etmenin nedeni ruhuna sinmiş olan korkularındır. Göz göze her geldiğimizde sana kızayım mı merhamet mi edeyim bilemiyorum Ama iftiralarını duyunca içimden bir tek şey geliyor. Korkma, titre..

***

Sadullah Ergin, “Ancak 2014 yazında gerekçe tamamlanır, dava çok kapsamlı.” demişti. Başbaka, “Paralel yapı 7 ayda gerekçe yazmadı, Ergenekon dışarı çıktı.” diyor.

Başbakan yasayı yaparken ve Cumhurbaşkanı da onaylarken, dışarı çıkacakların listesi masalarındaydı. Açık açık yalan konuşuyorlar. Dik dur eğilme efsanesi çöktü. Ergenekon‘dan beklediğin desteği göremedin. Korkun katlanmış durumda. Bu gün engel olduğun bütün davalar bir gün açılacak. Korkma, titre..

***

SAHİ, “SELÂM ÖRGÜTÜ” NE OLDU.?!

Selam Operasyonu gerçekleşseydi Türkiye’nin yıllardır karanlıkta kalan en önemli suikastleri aydınlanmış olacaktı. Engellenmesi manidar oldu. İran’ın derin kılcallarla beraber hareket ettiği, dilediği gibi Türkiye sokaklarını kana buladığı Selam Operasynu ile aydınlanacaktı. Siyasi İslamcılık yapanların bir kısmının hamasi duygularla hiç beklenmedik kişilerle kol kola olduğu Selam Operasyonu‘yla belli olacaktı. MİT’de bir grubun Türkiye vatandaşlarını öldürdüğü,  sansasyonel olaylar yaptığı ortaya çıkacaktı. Operasyon, dinleme yalanına feda edildi.

Gazeteceiliğin bir haysiyeti vardır. Havuz Medyası‘nın haberlerini Erdoğan ailesinin günlük basın bildirisi olarak görmek lazım.

Reklamlar