Etiketler

, , , ,

ergun-babahan_41326Gençliklerini, çocuklarını yaşayamamış çocukların kanı. Üstü örtülen her cinayetle, ortaya çıkan her yolsuzluk ve bunları örtme kayıtlarıyla meşruiyetiniz her geçen gün azalıyor. Her geçen gün daha az başbakan, daha çok zanlı haline geliyorsunuz.

Şişli’de altı delik ayakkabısıyla yatan Hrant Dink gibi, bir pazar sabahı ekmek almaya çıktığında öldürülen Berkin Elvan da geniş kitlelerin yüreğini dağladı. ‘‘Oğlum paralarısıfırla’’ talimatınız ,15 yaşında ölen, delikanlılığını yaşayamayan bir gencin gittikçe küçülen bedeni üzerinde yankılandı.

Sizin oğlunuz evde son kalan 30 milyon euroyu nasıl sıfırlayacağının derdindeyken Berkin hayata son bir kez tutunma mücadelesi veriyordu.

Muhatap olduğunuz yolsuzluk iddiaları, polise vur emri vermeniz, bazı mahkemeleri adeta kendi özel kalem müdürlüğünüze çevirmeniz, paralar sıfırlanmadan evinizi basmasından korktuğunuz polisleri alelacale görevden almanız… Hepsi birikti…

Daha da birikecek.

Buraka bir gemi daha, Bilale bir arsa daha, damada bir gazete-kanal derkenülkenin çivisini çıkardınız. Türkiye’yi birbirine düşman kesimlere böldünüz, parçaladınız. Anaları ağlattığınız, çocukları kafasından vurdurdunuz. Daha ne kötülük yapabilirsiniz ki bu ülkeye.

Nerenizden tutsak hırsızlık, nerenize dokunsak kan var.

Kanlı ellerinizle sayıyorsunuz evlerinizdeki kasalarda, ayakkabı kutularında biriktirdiğiniz euroları, dolarları…

Türkiye’nin her meydanını Tahrir’e çevirdiniz. Plastik mermiyle, gaz fişeğiyle vuruyor, TOMA’larınızla ıslatıyorsunuz ama nafile. Halkın korku duvarı yıkıldı. Doğusuyla batısıyla bu insanlar artık gerçek, şeffaf, hesap verebilir bir demokrasi; bağımsız ve tarafsız bir yargı istiyor.

Sizin oğullarınız milyon euroları sayarken, kamu arazilerini birer ikişer yönetiminde olduğu vakıf adına kapatırken kendi çocukları ekmek almaya giderken öldürülmesin istiyor.

‘‘Bizim dönemimizde faili meçhul yok’’ diye övünürken, bu alanda bir rekora gidiyorsunuz. Uludere kıyımını da siz örttünüz, Uğur Kaymaz cinayetini de. Bu cinayetleri örtbas eden polise ve yargıya sahip çıktınız, iş oğlunuza ve size dokununca hepsini yerlebir ettiniz.

Gezi’deki çocukların ölümüyle sonuçlanan operasyon emrini bizzat verdiğinizi itiraf ettiğinizde aslında bu cinayetler faili meçhul olmaktan çıkmıştı. Bugün Türkiye, Ali İsmail Korkmaz’ın da Berkin Elvan’ın katilini de çok iyi biliyor. Hesap sorma vaktini bekliyor sadece.

Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu olanları koruyup kollayanın da siz olduğu, Fırat’ın doğusundaki cinayetleri görmezden gelenin de siz olduğu Ergenekoncularla yaptığınız son işbirliğiyle tamamen ortaya çıktı.

Evet, sandık her şey değildir. İnsanların can güvenliği, kamunun mal güvenliği kalmamış, yargı sizin arka bahçenize çevrilmiş, polis sizin talimatınızla insanları vurmaya başlamışsa, hiçbir şey değildir.

Bağımsız yargı, kuvvetler ayrılığı ilkesi, hesap verir bir yürütme, herkesin yargı önünde hesap verdiği bir sistem, kimsenin öldürülme korkusu olmadan protesto hakkını kullandığı bir düzen sandıktan önce gelir.

Sandık, bu ilke ve değerlerin üzerinde yükselirse bir anlam taşır, yoksa faşizmin bir aracı haline gelir. Siz, sandık faşizmi yaratıyorsunuz, onun için kaybetmeye mahkumsunuz.

Yüzde 70 oy almış olsanız bile, bu ekmek almaya giden çocukları öldürme ve cinayetini örtbas etme hakkını vermez size.

Yüzde 80 oyla bile, evde sıfırladığınız milyon dolarların, bu amaçla sürdüğünüz polislerin, yerle bir ettiğiniz adalet sisteminin hesabını veremezsiniz.

Oy çoğunluğu, sizden olmayanları imha etmek, bastırmak hakkını vermez. Öyle bir hak olsa, Hitler bugün tarihe örnek lider olarak geçerdi. Sizin nasıl geçeceğiniz ise Berkin’in cenazesinde sokağa dökülen binlerce insan tarafından yazıldı.

Sayılamayacak kadar çok paranız, dünyanın dörtbir yanında villanız olabilir. Vicdanınız var mı, işte o şüpheli.

Gençliğini göremeyen, hayatta kalmak için aylarca mücadele veren bir çocuğa tek bir empati cümlesi kurmamanız bunun en açık göstergesi.

İstanbulun göbeğinde yeni bir Kerbela yaşattınız insanlara.

Döktüğünüz her kan meşruiyetinizi sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sıfırlıyor. Tarihteki yeriniz belli artık. Bundan sonra tartışılacak tek konu, nasıl gideceğiniz aslında. Çünkü geniş kesimlerin nezdinde yok hükmündesiniz.

Büyük umutlarla başladığınız bir serüveni büyük bir utanç perdesiyle kapatmak üzeresiniz. Hala farkında değilsiniz ama siz artık sadece geçmişsiniz. Bu ülkenin geleceği parlak ve umutlu olacaksa, size o sahnede yer yok.

Size güle güle…

Ergun Babahan / T24

Reklamlar