Etiketler

, , , , ,

Fuat AvniBAŞBAKAN’IN KORKUSU, HALİFELİK ve YURT DIŞI OKULLAR…

Başbakan, “Abiler’ine operasyon yaptığımızda Camia’dakiler korkup dağılacak.” diyor. Ne korktuğumuz, ne de dağıldığımız var. Kimin korktuğu belli.

Kaç gece oldu, korkundan ve telaşından ilaç almadan uyuyamıyorsun. Söyle yanındakilere bunu çok dillendirmesinler. Korkun etrafına bulaşmış.

Eskiden meydanların kalabalık olacağından emindin şimdi saatler öncesinden kalabalık nasıl olacak diye defalarca soruyorsun. Nedir bu telaş?

Her açıklamandan sonra danışmanlara Hocaefendi’yi kast ederek; “Var mı bir açıklama?” diye soruyorsun. “Yok” denilince, rengin değişiyor Usta.!

Devletin bütün gücü, imkanları senin elinde. Her dediğini senden daha çok savunan yalakaların var. Neden korkuyorsun nedir bu paranoya?

Medya‘yı tanzim ettin. Yargı elindeydi, biat etmeyen herkesi de 17 Aralık‘tan sonra tasfiye ettin. Karun gibi zenginsin. Neden korkuyorsun?

Camiaya söylemediğin kalmadı.İntikam timi bile dedin. Her gün Camia ile ilgili rapor alıyor, dosyalar oluşturuyorsun. Neden korkuyorsun?

Hocaefendi’nin, Camia’nın 20 yıl önce siyasete olan bakışını anlatma adına verdiği örneği diline dolamış, 28 Şubat jargonunu kullanıyorsun. “Yıllar evvelki açıklamalar yeni dikkatimi çekti, itikadım sarsıldı” diyecek kadar yalancısın. Oysa bu ifadeyi yıllar önce de eleştiriyordun.

Yıllrdır Üstad Hazretlerini beş defa anmamışken, bu gün günde beş kez zikrediyorsun. Yalçın’a söyle; bu algı tutmadı, riyakarlığını herkes gördü.

Usta, görüyorum ki çok korkuyorsun. Korkma titre.

Müstear yazdığımdan, için içini yiyor. Camia mensupları açık kimlikten korkmadan yazıyor. İşte bundan ötürü korkuyorsun, korkma titre.. Sağına, soluna, arkana önüne iyi bak Beyefendi; yıllardır görmediğini belki paranoyak kafanla görürsün.

Başbakan ve Oligarklar! Siz de, ben de çok iyi biliyoruz ki, hiç bir zaman dik durmadınız.

Bir masaldan uyanmanıza az kaldı. Zamanı geldiğinde içinizdeki korku dışınıza vuracak. Birbirinize düşeceksiniz, sonunuz kendi elinizden olacak. Mukavemetinizi kaybediyorsunuz.

Başbakanın evdeki paraları sıfırladığı ses kaydı yayınlandığı geceden beri; Başbakan, sırlarını sadece 3 kişiyle paylaşıyor. Diğerlerine güvenmiyor.

Recep Erdoğan “Hocaefendi CIA ajanıdır.” dedi; Latif Erdoğan “Hocaefendi CIA ajanıdır.”diyor. Soydaşı olunca, kelamı da aynı oluyor.!

***

Elçiler yurt dışındaki okulların çete olduğunu anlatamayınca, Başbakan devreye girdi.

Her gün “okulları kapatın” diye bir ülkenin Başbakanını arıyor.

Eski Türkiye: Ülkenizde bu okulların açılmasına müsaade etmeyin.

Yeni Türkiye: Ülkenizdeki bu okulları kapatın.

Oligarşik Danışmanlar ve Özel Seçilmişler, yaklaşık 5 yıl önce Başbakanı Dünya Lideri ve İslam Halifesi olduğuna inandırdılar.

Hilafetin kuvvetli olması gerekirdi. Paraların çoğu bu minvalde değerlendirildi. Başbakan yaptığı yolsuzluğu din adına yapıyordu.!  Dünya lideri, yarın hortlaması muhtemel vesayetlere karşı kuvvetli olmalıydı.! Diktatörlerin çoğu dolar ve altın zenginidir. Arap Krallarının zenginliği ve ihtişamı, alınan dini fetvalarla Başbakan için rol model oldu. İslam halifesi hepsinden zengin olmalıydı.!

İran irili ufaklı El-Kaide örgütleriyle ve Hizbullah’la sürekli dirsek temasındaydı. Onları yurt dışında kirli eli olarak kullanırdı.

Ruhani’nin gelişiyle yeni dünya düzeni içinde rol almak isteyen İran, büyüttüğü ve geliştirdiği bu örgütleri birine pazarlayacaktı.

Ruhani’nin gelişi bir projedir. İran siyasetinde yeni bir ivmedir.

Ahmed-i Nejat’ın son yıllarında El-Kaide ağır ağır pazarlanıyordu.

El-Kaide’nin tüm kirli işlerini ve organizesini üstüne almaya meraklı biri vardı. Mücahit gelenekten gelen, yeni “İslam halifesi Erdoğan!”

Özel Seçilmişler kara para trafiğini yürütüyor ve Başbakana İslam ordularına sahip çıkması telkiniyle, El-Kaide’ye yardım ettiriyorlardı.

El-Kaide’ye para yardımı yapan Yasin El Kadı, Türkiye’ye girişi yasak olduğu yıllarda, bizzat Başbakanın konvoyu ile Türkiye’de gezdiriliyordu.

İran yıllardır desteklediği El-Kaide örgütlerini Türkiye’nin kucağına bırakarak geri çekildi. Nükleer antlaşmaya zemin hazırladı.

Türkiye, dünya siyasetinde İran’ın yerini alırken, İran bölgenin tek abisi konumuna gelmiş oldu.

Türkiye gittikçe içe kapanan bir ülke oldu.  En son açıklanan raporda, Türkiye ve İran teröre destek veren ülkeler arasında zikredilse de, yakında İran o rapordan çıkarılacak.

İslam halifesi Başbakan, yeryüzünde Allah diyerek kan döken örgütlerin lideridir. Maddi ve manevi destek vermiştir. Dünya bunun farkındadır.

“İslam halifesi, dünya lideri, İslam adına mücahede” derken, paranın ve makamın gücüne boyun eğen Başbakan, ülkeyi karanlık dehlizlere sürüklemiştir. 

Önümüzdeki seçimler, ülkenin ya 3. Dünya ülkesine dönüşeceğini, ya da demokratik ve özgür ülkeler seviyesine çıkacağını belirleyecek.

Başbakan gerçekten haklıdır.!! Bu; hukuk, özgürlükler, demokrasi ve evrensel ilkeler adına, Türkiye’nin bir İstiklal Mucadelesidir.

Başbakan ülkeyi avuçlarına almak adına, paralel yapı bahanesiyle tüm kurum ve kuruluşları işgal etmiş durumdadır.

Erdoğan Rejimi kurulmuştur. Akıbeti doğru okuyabilen hiç kimse, bunu AKP ve Camia kavgası olarak göremez.

Erdoğan Rejimi kazanırsa; Camia değil, ülke kaybetmiş olacak.

“Yiyin birbirinizi” diyen ilkesiz ve dünya siyasetini bilmiyen partizanlar az geri dursun. Başbakana Türkiye’yi yedirmeyecek olanlar olayın farkında. 

@fuatavni

Reklamlar