Etiketler

, , , , ,

Tape BBBaşbakan’dan Adalet Bakanı’na: “Hâkim, Aydın Doğan davasında tek tek beraat vermiş, Yargıtay’ı takibe al.!”

İnternette yayımlanan yeni ses kaydında, Başbakan, Aydın Doğan aleyhine açılan davaya ilişkin eski Adalaet Bakanı’ndan bilgi alıyor ve ‘SPK kesinlikle mahkûmiyet diyor’ ifadesini kullanıyor

T24
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin‘e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı internette yayımlandı. İki telefon görüşmesinin birleştirildiği kayda göre, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kanunu’na muhalefetten Aydın Doğan aleyhine açılan davayı takip eden Başbakan Erdoğan, davanın nasıl beraatle sonuçlandığını sorguluyor. Ergin, Başbakan’a yanıt olarak davanın hâkimi Abuzer Kara’nın “Alevi olduğunu” söylüyor. Kaydın devamında, dava sürecinin Yargıtay’da nasıl seyredeceği görüşülüyor ve Başbakan, dönemin Adalet Bakanı’ndan “işi yakın takibe almasını” istiyor. Ergin, “Ceza Genel Kurulu Başkanı arkadaşımızla da Bakanlar Kurulu öncesi sonrası bir görüşme yaparım, gerekli hassasiyetleri de sağlarız” ifadesini kullanıyor.Youtube’da  “BAŞ ÇALAN” adlı hesaptan dolaşıma sokulan kayıtta yer alan iki görüşmenin dökümü şöyle:

Başbakan: Alo, müsait misin?

Sadullah Ergin: Buyurun efendim. Müsaitim sayın Başbakan’ım.

BB: Şimdi bir dosya konuşmuştuk ya? Bu Aydın Doğan…

SE:SPK ile ilgili, evet.

BB: Yarın onun galiba duruşması varmış, alt mahkemede..

SE: Evet efendim.

BB: Olayı hızlandırma şeyleri var. Bazı çirkin şeyler işin içerisinde.. Ya, uzatma yolunu seçecekler, Öyle bir durum da söz konusu.  SPK’daki bağlantılar da biraz dikkate alınması lazım. Yani sen yakın takibe şey yaparsan, Salı gününe de olabilir duruşma.

SE: Anlaşıldı efendim.

BB: Onu bir takip et de, yani ihmale uğramasın. Yazık olur.

SE: Anlaşıldı efendim, zaten takipteydik.

BB: Görünen şey, onunla ilgili çok ağır şey olacak. O bakımdan önem arz ediyor.

SE: Anlaşıldı sayın Başbakan’ım.

BB: Ne var-ne yok Ankara’da?

SE: Başbakanlıkta toplantıdayız; Efkan Bey, Bekir Bey, ben.. Diğer odaya geçtik. Askerlerin Yüce Divanda Yargılanmasına ilişkin konuyu..

BB: Daha ne var ki?!

SE: Onu çalışıyoruz; nasıl olur-nasıl biter , usülle ilgili..  Orada biraz Anayasa Mahkemesini devlette en üst makama çıkaran bir takım düzenlemeler var. Arz ederim size. Taktir ederseniz…

BB: “Devlette değil de, yargıda en üst makam!” Yargı makamı orası, Devlette niye en üst makam olsun ki?!

SE: Efendim sizin ve Cumhurbaşkanı’nın da üstüne çıkarıyorlar.

BB: Nasıl çıkartıyorlar?

SE: Onu size arz edeceğiz. Madde madde arz edeceğiz.

BB: Nasıl çıkartıyorlar ya?

SE: Efendim; iddianameyi de kendileri hazırlayacaklar, savcılık makamı da kendileri oluyor. İlgili komutanla, ilgili iddianame hazırlanmasını da kendileri alıyorlar; Kendi içlerinden 3 kişilik bir hey’et seçiyorlar. Savcı gibi iddianame hazırlıyor, kararı da kendileri veriyorlar. Kendi kanunlarında ve Anayasal kuruluşlarında böyle bir yetkileri yok. Anayasaya aykırı bir şey getiriyorlar. Biz size madde madde arz edeceğiz. Yarın teşrif ediyorsunu herhalde Ankara’ya?

BB: Hayır hayır etmiyorum. Salı günü geleceğim, Meclis Başkanlığı seçimine..

SE: Grup seçimlerinde yoksunuz?

BB: Yok, onları Nurettin Canikli görüşecek.

SE: Anlaşıldı efendim. Gerekirse biz gelip arz ederiz efendim. Peki.

BB: Yani telefonla haberleşiriz. Sıkıntı olursa..

SE: Peki efendim, peki efendim.

2.GÖRÜŞME

BB: Alo

SE: Buyrun sayın Başbakan’ım.

BB: Ya, şimdi geçen gün Bakanlar Kurulunda da getirdin: Aydın Doğan’la ilgili dava meselesinde.. Dedinki, böyle böyle dava görülmedi filan falan diye. Ee, dava görüldü!

SE: Mahkemeden aldığımız görüşme gününü yazıp vermiştim size. Bilgi notu olarak.

BB: Ama işte bak, dava görüldü! Kararı verdi adam!

SE: Mahkemenin hakiminin Alevi olduğu yönünde bir bilgi de vardı.

BB: Tamam ama, işte adam 2 Temmuzda kararı verdi. Ve, tek.. tek… Abuzer Kara! Bu adam kararı verdi, daha önce verilmiş karar üzerinde de direndi. Tabi SPK şok durumda şu anda.

SE: Şimdi direnmesi bir şey ifade etmeyecek, önce, şimdi de Yargıtay’a gidecek.

BB: Ayrı da; şimdi burada “hepsinin ayrı ayrı beraatlerine” diye bir kararı verdi. Şimdi bundan sonra nereye gidiyor bu dosya?!

SE: Yargıtaya gidecek tekrar efendim.

BB: Tekrar da; Yargıtay’da nereye gidecek?

SE: Efendim; oranın kararına direndiyse, Genel Kurula gider. Ceza Genel Kurulu’na gidecek.

BB: Ceza Genel Kurulu’na gidecek; oradaki durum ne olacak?!

SE:  Pek bir sorun olmaz orda. Orada sorun olmaz sayın BB’ım. Şimdi, bireysel bir hakimde çalışır da, Gen Kurul dediğimiz kalabalık bir yapıdır. Orada bu iş sökmez efendim.

BB: Yani, SPK’nın bu konudaki şeyi bayağı hassas. “Kesinlikle diyor bunların mahkûm olması lazım.”

SE: Sayın BB’ım, orada bir tane münferit Hakim geleceğini buna adamıştır, o şekilde bir yaklaşım sergiliyordur. Olumsuz birisi olduğunu da söylediler bize! Bilgi notu verdiğimde duruşması olmamıştı herhalde. O daha sonra mı oldu efendim?

BB: E, şimdi o zaman bu Yargıtay da bu işte direndiğine göre, yani suçlu bulduğuna göre.. Bu işi yakın takibe al! Şimdi; Ceza Kurulu kaç kişi? 20 küsur muydu?

SE: Efendim normalde daha kalabalık olur ama, normalda 25-30 kişi gibi bir yapıyla toplanır.

BB: Yani, son çıkardığımız kanundan sonra son durum nedir? Biz onunla oynamış mıydık?

SE: Şimdi 38 daire oldu toplam, Yargıtay’da. Hakim-Savcılar kura çektiler. Yani stajları biten 370-380 hakim-savcı, onları kürsüye yolladık.

BB: Bunlar ne? Avukatlıktan gelme mi?

SE: Yok. Bunlar yeni mezun olanlardan. Avukatlıktan gelen 500 kişi. 200 kişi de idari yargıdan var. 700 kişi. Ocak ayında onlar başlayacaklar. Zaten daha önce başlatmıştık bir 500 kişi. Ekimde de 600 kişi ayrıca alıyoruz. Bu Ekim’de efendim. Avukatlıktan gelen yaklaşık 2000’e yakın ARKADAŞIMIZ transfer oluyor sisteme.

BB: Bunu artık, Ali’yle beraberiz, Babacan’la..

SE: Ben Ali Bey’le de temas ederim. Ayrıca Ceza Genel Kurulu Başkanı arkadaşımızla  da, Pazertesi-Salı, Bakanlar Kurulu öncesi-sonrası bir görüşme yaparım. Gerekli hassasiyetleri de sağlarız.

BB: Evet.

SE: Bu Hüseyin Albay’ın durumu inşallah YAŞ’a yetişecek efendim, Şura’ya! O “bozma”dan sonra-Yargıtay’daki Bozma’dan sonra-, mahkeme 18’ine duruşmaya bıraktı-İst. Silivri Mahkemesi-. 18’indeki duruşmada bitirilmesini öngörüyoruz inşallah.

BB: 20’sinde tatil başlıyor..

SE: Adli tatilden önce.. Çıksa da, şurada elimizi rahatlatır efendim.

BB: İnşallah.

SE: Peki efendim, hayırlı Çarşambalar..

Reklamlar