Etiketler

, , , ,

Fuat AvniSosyal medyadaki AKP timleri ve Süleyman Soylu‘nun etkinliğini birazdan yazacağız. Her türlü medyayı nasıl manipüle ediyorlar?

Hükümetin sosyal medyaya olan ilgisi zannedildiği gibi Gezi olaylarıyla başlamadı. İlk Suriye politikasını anlatmak için kullanıldı. Davutoğlu ve Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü (KDK), Suriye için izlenen dış politikayı halka anlatamadıkları kanaatini taşıyorlardı.

Suriye politikasında iç savaşın kızışmasına, ikili oyunla getirildiğimizi çok sonra farkettiler. İran Esed‘in yanına asker depoluyordu. Özel Seçilmiş‘ler, Suriye‘deki olayı Başbakan’a rapor ederlerken, en kısa zamanda Esed iktidardan ayrılacak demişti. Yanılma payları yoktu!

Olayların 1. ayında, özel toplantılardan birinde Davutoğlu işin kendi kontrollerinden çıkacağı korkusunu açıkça dile getirmişti. Korktuğu gibi oldu. İran, Esed‘e yardım ederken, Özel Seçilmişler de onların isteği doğrultusunda muhaliflere yardım taşıdı. İkli oyun derken tam da bunu kastediyorum.

Başbakan Suriye konusunda önüne gelen her dosyayı imzaladı. Esed devrilecek, Başbakan’ın itibarı artacaktı..!  Suriye‘yi, İran ve Akp Hükümeti aynı merkezden yönetilip zıt taraflarda konumlanarak el birliğiyle önü alınamaz bir bataklığa sürüklediler. Bataklıktan nemalanan ABD ve İsrail‘in silah lobisi 3 yılda eritemediği kadar silahı bu ikili üzerinden eritmeyi başarmıştı. .Bölgede arzulanan savaş ve karmaşa durumu canlılığını korurken, bölgenin tüm aktörlerine petrol konusunda her antlaşmayı yaptırdılar.

Kara para trafiğini Başbakan’ın özel koruması altında gerçekleştiren MİT, tırlarla dilediği gibi altın, para ve silah taşıma olanağına sahipti. BAŞBAKAN bilerek ve isteyerek bu trafiğe izin veriyordu, inanılmaz sıcak para akmaya başlamıştı. Başbakan’ın en büyük zaafı altındır. Başbakan her şeyi izah etse bile, Suriye olayları başladıktan bu güne kadar, servetini kat be kat nasıl arttırdığını izah edemez! Kendini devlet hazinesine dokunmamakla avutan BB, Suriyedeki kanlar arttıkça artan servetini ne ile izah edecek? Kim fetva verecek?

Hakan Fidan Başbakan’ın devlet sırlarından ziyade, işte bu sırlarına vakıf ve bu trafikten hissedardır. Tır konusu bu yüzden tüylerini ürpertiyor.!!

Davutoğlu’nun korktuğu olmuş, Suriye politikası ellerine yüzlerine bulaşmıştı. Kendini çok akıllı zanneden Davutoğlu, aptal yerine konmuştu.

Algı yönetmekte mahir olan KDK’dan İbrahim Kalın ve Yalçın Akdoğan ittifakıyla sosyal medyanın gücünü kullanmaları gerektiği anlatıldı.

Suriyede kan akacak, paralar aklanacak ama sosyal medya üzerinden halka Suriye politikasındaki haklılığımız anlatılacaktı.! KDK, derhal sosyal medya ajanslarıyla irtibata geçti. Tiwiter en önemli mecraydı. Günler süren çalışmalar yapıldı. Analizler çıkarıldı. Sosyal medya üzerinde nisbeten bir algı oluşturulunca, bu gücün farkına varmış oldular. BB‘ye sürekli raporlar sunulmaya başlandı. KDK‘dan İ.Kalın ve C. Haşimi BB gözünde itibar kazanmaya başlamışlardı. Başbakan’ın sosyal medyadaki Alo Fatih‘i olmuşlardı. Görevi yurt dışında yaşayan yabancıların Türkiye‘ye olan ilgisin arttırmak olan KDK, BB‘nin diplomasisini aklayan bir kuruma dönüşmüştü. Gezi olayları başlayınca, sosyal medyanın çok daha aktif kullanılması gerektiğini düşünerek harekete geçtiler.Güçlerini arttırmalıydılar.

Sigorta şirketleri olan ve THY‘nin sigorta işleri kendisine ihalesiz verilerek satın alınan Süleyman Soylu, devreye girerek bu işe talip oldu.

S.Soylu’nun doğrudan sosyal medya işine talip olması KDK’dakileri çok rahatsız etmişti. Başbakanlıkta Süleyman Soylu‘yu seven kimse yoktur. S.Soylu Gazi Osman Paşa’dan bir arkadaşının oğlunu,( Emin diye bir çocuk) sosyal medya işlerinin başına getirdi. Teşkilat organize edildi.

Emin, kiminle iş yapmışsa onu dolandıran, yaklaşık 4 ay önce parti üyeliğinden ayrılmış, her yerde AKP‘yi yerden yere vuran biriydi.

Başbakan’a takdim edilen her kişinin BB hassasiyetle CV’sini ister ve mutlaka teşkilatlarda çalışmış olmasına dikkat eder.

Sosyal medya ile ilgili kime iş verildiyse, Süleyman Soylu CV’sini kendi eliyle doldurup, onları teşkilattanmış gibi göstererek Başbakan’ı aldatmıştır.

Her işi, ihalelere kendi zaviyesinden ihanet karıştırmak olan S.Soylu’nun ‘ihanet ihalesi camiaya kaldı‘ demesi bana çok manidar geldi.

Parti il ve ilçe Teşkilatındaki herkes toplanarak, onlara sosyal medya ile ilgili seminerler verildi. Sosyal medyadaki troller hazırdı.

Süleyman Soylu Wall Street Journal’daki birine para vererek AKP’nin Sosyal Medya Timi diye haber yaptırdı. Başbakan’a da kendi organize etmemiş gibi gururla sundu. KDK’dakiler Soylu’nun bu hamlesini aptalca görmüşlerdi. ‘Biri bu odunu uyarsın, ucuz haberlerle dünyaya rezil oluyoruz’ demişlerdi. Davutoğlu’na şikayetlerini ilettiler. “Partiyi kafasızlar doldurdu.” demişti. Kafasızlar tabirini bulunduğum ortamlarda kullanmışlığı fazladır.

Hep şunu düşünmüşümdür. Şeytana akıl verecek fitnecilerle, kullanılışlı aptalların partide odaklanması, partiyi nereye sürükleyecek?

KDK’nın desteğini çekmesiyle, içerik üretmekte zorlanan sosyal medyadan ötürü S. Soylu, BB’den fırça yemekle kalmamış, küfür de yemiştir. Akp’nin sosyal medya timi en çok İngilizce tiwit atan ve hakaretlerine karşılık vermeyen tiwitir kullanıcılarından rahatsız oluyordu..

Zamanla kendilerini herkesten üstün gören Akp’nin tiwiter hesapları, Bakanlara bile hakaret eden ve onları uyaran twitler atıyordu. Sümeyye, Mustafa Varank, A.Ünal, Cevdet Akbay bu trolleri Soylu’yla beraber idare ediyordu. Paylaştıklarının ‘RT’ sayısıyla övünen basit adamlardı.

Sosyal medyanın en büyük faydası, herkesin AKP’lilerin ne kadar basit ve küfürbaz kişiler olduğunu anlaması olmuştur.

Başbakan sosyal medyadaki hezimet ve kontrolsüzlüğe daha fazla tahammül edemeyince, Soylu’nun projesi bir kaç gün evvel çöpe atıldı. İnsandan daha önemli bir varlık varsa o da ‘‘kaliteli insan‘‘dır. Planları tek tek bozuluyor. Allah Kadir-i Mutlak…

@Fuatavni

Reklamlar