Etiketler

, , ,

Fuat Avni17 ARALIK RÜŞVET VE YOLSUZLUK OPERASYONUNU KİMLER YAPTI?

17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonunu kimler yaptı?
Neden bu güne kadar beklendi?
Belgeler neden yavaş yavaş veriliyor?

Aşağıdaki cevaplar bu soruların analizidir.

MİT’in içinde birbirini iyi bilen 3 ana grup vardır:

1. İran’ın hedefleri doğrultusunda hareket eden Özel Seçilmişler’in kontrolündeki yapı.

2. Her türlü kirli işlerde kullanılabilen, eskiden Ergenekon’a çalışan, etkinliğini kaybetmesine rağmen hala blok halinde hareket eden yapı.

3. Sünni’si, Alevi’si, ateisti, dindarı, sağcısı, solcusuyla memleketin selameti için çalışan grup. Son 20 yılda hayli güçlendiler.

MİT içindeki 2. yapı zaman zaman 1. yapının kontrolüne geçer. 2 grup kirli işlerde ittifak ederler. Hakan Fidan bunlara hakim olduğunu zanneder.

Bu iki yapının içinde Alman, İngiliz, İsrail, ABD istihbaratçıları diledikleri gibi at koştururlar. Hakan Fidan o yüzden kontrolü sürekli kaybeder.

Her yapının MİT dışında beraber hareket ettikleri kurum ve kişiler vardır. Asker, emniyet, yargı, basın ve işadamı. MİT o yüzden bu kadar etkili.

AKP iktidara geldiğinde en güçlü yapı olan Ergenekon yapısı zayıflatılırken, özellikle ilk 5 yıl bağımsız olan 3. yapı çok kuvvetlendi.

Siyasal İslam geleneğinden gelen Başbakan, Özel Seçilmişler’in telkinleriyle MİT’in ancak bu geleneğe evrilirse milli olacağı yanlışına inandırıldı.

Başbakan buna ikna olunca İran yapılanmasına gün doğdu. Böylece 1. yapı zayıf olan 2. yapıyı da bünyesine katarak bağımsızları hedef aldı.

Aynı zaman diliminde algı işlenmeye baslandı. “Camia MİT’i ele geçiriyor, engel olacağız, burası son kaledir” dendi. Başbakan buna çok şartlanmıştı.

Bağımsız yapı içinde Camiayı asla tasvip etmeyenler bile Camianın adamları diye tasfiye edilmeye çalışıldı. En büyük hataları bu oldu.

Çünkü bağımsız yapı tek bir aidiyete mensup değildi. Türkiye mozaiğiydi. 20 yıldır zannedilenin üstünde çok daha güçlüydü. Tedbirliydiler.

Başbakan ve AKP kadrolarına hiçbir zaman güvenmediler. Vesayetin ne olduğunu iyi biliyorlardı. 11 yıl her şeyi belgeleyip kayıt altına aldılar.

11 yılda kimin ne kadar pisliğe bulaştığını çok iyi biliyorlar. Memleketi sahipsiz zannedenler açıktan her türlü ihaneti ve günahı işledi.

Neden 17 Aralık’a kadar beklenildi? 1. ve 2. yapının İran’ın tam desteğiyle korunduğundan. İran, elbet işi bitince çekilecekti.

İran, nükleer anlaşmayı yapıp üzerindeki ambargo kalktığında kara para aklama işi bitmiş oldu. İlk darbe ağababaları olan İran’dan geldi.

Kara para trafiğinin kilit ismi Babek Zencani’nin göz altına alınacağı dilden dile dolaştı. İnanılmaz bir telaş yaşadılar. Boşluğa düştüler.

Nükleer antlaşmadan 3 gün sonra Hakan Fidan’ın yardımcılarından biri Başbakanlık’ta “bir devrin sonu geldi” dediğinde kimse bir anlam verememişti.

Başbakan ve Özel Seçilmiş’lerin üzerindeki koruma kalkanı kalkmıştı. 7 yıldır beklenen an gelmişti. Derinden yürütülen operasyonlara gün doğdu.

İran ambargosu kalkmasa ve İran elini Türkiye’deki kılcallardan çekmeseydi, operasyon yapılamayacaktı. Bilgi ve belgeler yine istiflenecekti.

“Dershanelere dokunulunca operasyon başladı” demek cehalet, Türkiye’nin gücünü dershanenin koruyucularından ibaret sanmak ahmaklıktır.

Yıllardır bağımsız grupla çalışan, Emniyet ve Yargı 17 Aralık’ta tepelerine bindi. Menfaat birlikteliği olan 1.ve 2. grup dağılmaktadır.

AKP bilsin ki 11 yıldır hangi kirli işe bulaştıysalar bilgisi, belgesi, kaydı var. Milleti nasıl kandırdıkları gün gün ortaya çıkacak.

Neden her şey bir anda ortaya dökülmüyor? Ülkenin menfaati düşünülüyor da ondan. Taşlar yerine yavaş yavaş oturtuluyor. Strateji izleniyor.

Arap ülkeleri veya Ukrayna değiliz. Yüz yıllardır istihbarat geleneği olan bir ülkeyiz. Her şey bir anda boca edilse ülkede iç savaş çıkar.

Ülkeyi seven herkes bilsin; ülkenin selameti için hayatını vakfetmiş kişiler onların tahmin ettiklerinin çok üstünde.

Allah Kadir-i Mutlaktır

Reklamlar