Etiketler

, , , ,

Fuat AvniMUHSİN BAŞKAN’IN ÖLDÜRÜLECEĞİNİ EFENDİ BİLİYORDU!!!

Rahmetli Muhsin Başkan canının çok sıkkın olduğu bir gün ziyaretime gelmişti. Son demde Başbakan’dan haz almadığından pek yanıma gelmezdi. Başbakanı ekranda görünce “Bundan önce bana geldiler, ‘Seni iktidara taşırız ama, istediğimiz projeleri uygularsan’ dediler. Reddettim.” dedi. Muhsin Başkan “Erdoğan’a gidip aynı şeyi hapisteyken O’na teklif etmişler, kabul etmiş. Çok sonra öğrendim. İhanet ederse hiç şaşırma.” demişti.

Başbakan’a edilen teklifi ve teklifi edenlerin kimler olduğunu Rahmetli’den çok önce biliyordum ve bilen bir tek ben de değildim. Devlet aklının halkın selametini, ve devletin bekasını dengesini kaybetmeye yatkın kişiliksizlere bırakacağını düşünmek safdilliktir. Zamanı geldiğinde dünyanın dengesini ve ivmesini belirleyecek bir devlet geleneğine ve asırlık değerlere sahip olduğumuzu asla unutmayın. Evrensel ilkeler, hukuk, herkesi kendi konumunda kabul değerlerini Anadolu insanı hakediyor. Allah ödenen bedelleri hayra tebdil edecektir. Sabırla, endişeye kapılmadan, duanın gücünü bilerek, bu yolun azığının ümit olduğunu unutmadan dimdik duracaksınız Allah Kadir-i Mutlaktır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oligarşik kadrosu ve Özel Seçilmişleri, fellik fellik, bugün attığı  tweetlerle BBP eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürülmesinden başbakanın haberi olduğunu ileri süren eski ekip elemanlarından Fuat Avni‘yi arıyor. Herkes birbirinden şüphe ediyor, zira tweetlerin mahiyetinden kim olduğubilinmeyen Avni’nin başbakanın yıllarca çok yakınında bulunduğu anlaşılıyor. Fuat Avni, Gaffar Okkan’ı Ergenekon özel timinin öldürdüğünü açıkladı. Ortaya attığı diğer kozmik bilgiler turpun büyüğünü ortaya çıkardı. Kozmik belgelerin teslim edildiği Ergenekon davası tanığı Muhsin Başkanı aynı ekip tarafından Başbakan Erdoğan’ınnbilgisi dahilinde devletim bekası gerekçesiyle ortadan kaldırıldı. Bununla ilgili Kozmik Oda’daki belgeler, Kemalettin Özdemir’e verildi, oda gidip Beşir Atalay’a teslim etti ve Atalay da bunları başbakana sunup, “sizi de alacaklar, bunları gizlememiz lazım” diye gözünü korkuttu.

İşte TİB ekibi erişimi engellemeden, MİT ekibi ortadan kaldırmadan önce @fuatavni  hesabından atılan o tweetleri buradan toplu okuyun:

1.Muhsin Yazıcıoğlu neden hedefteydi?

2.Eğer öldürülmeseydi kimleri deşifre edecekti?

3.Devletin tepesinin bundan haberi var mıydı.

ANALİZ Önceki twitin sağlam bilgilerle analizi geliyor. Madem savaş ilan edildi tarafımız belli olsun.11 yıldır nefesleri kadar yakınım onlara… TSK‘nın‘Kozmik Odasın‘da Kadir Hakim neden hiç bir şey bulamadı? Muhsin Başkanla nasıl bir ilgisi olabilir Kozmik Oda‘nın? 

TSK‘nın ‘Kozmik Odasın‘da Kadir Hakim neden hiç bir şey bulamadı? Muhsin Başkanla nasıl bir ilgisi olabilir Kozmik Oda‘nın?

Ergenekon yapılanmasının sahada görev yapan özel yetiştirilmiş birliği vardır. Bu birlik tamamen operasyonel işlerde kullanılır. Birlikteki kişilerin çoğunun aileleri eşleri bile ne iş yaptıklarını bilmez. Nokta konumlara helikopterle bırakılıp PKK ile savaşmışlardır. Bu savaşlarda deneyim kazanırlar.Özel olarak yetiştirilen bu kişler için adam öldürmek sıradan bir iştir.

Bunlardan biriyle Başbakanlıkta bir arkadaşım vesilesiyle samimiyetimiz gelişti. Tabi ki kim olduğunu bilmiyordum.  Zaman içerisinde haftada bir iki gün odama gelip gitmeye başladı.Çok durgun hüzünlü bir hali vardı.Anlatacak bir şeyeleri olduğu belliydi. Yakın çevremden ve etki alanımın güçlü olmasından ötürü bir ricası oladuğunu söyledi. Onu, TSK görevli sıradan biri olarak biliyordum.  Gata‘dan rapor alması gerektiğini söyleyince şaşırdım. Şaşkınlıkla nedeni ve neden benden istediğini sordum?  Bana o ÖZEL EKİP‘i ve kendisinin de o ekipte olduğunu, saatlerce anlattı. Duyduklarıma inanamıyordum.

Gaffar Okkan suikastını bizzat EKİBİN yaptığını; dikkat çekmemek için şalvar ve puşi giymiş oldukalrını, olayın hemen sonrasında bir camiye saklandıklarını;  bir kaç içerisinde camiden ayrılarak özel askeri araçla Hatay‘a, ardından Suriye ve oradan da Kuzey Irak‘a geçtiklerini söyledi.

Okkan suikastında yer alan ve konuşacaklarından şüphelenilen bazı arkadaşlarının Malatya‘da sevkiyat yapan askeri uçağa bindirildiğini; fakat uçağın ilginç bir şekilde yere çakıldığını onlarca masum erin de uçakta feda edildiğini anlattı. 

“Bizi hep bu tip operasyonel işlerde kullanıyorlar ve farklı zamanlarda, farklı vesilelerle ortadan kaldırıyorlar.” dedi.  Gata‘dan rapor alamazsa görevli olarak Kuzey Irak‘a gönderileceğini ve orada infaz edileceğini söyledi. Nasıl bu kadar emin olabileceğini sorunca komutanının kendisini özel olarak çağırıp; “Seni bir kaç güne kadar Kuzey Irak‘a gönderecekler, sakın gitme! Sizin ekipten 3 ay önce giden kişiyle akıbetin aynı olacak. 3 ay önce bir arkadaşımız şehit oldu diye infaz edilmişti” dedi. 

“Rapor alırsınız ya da alamazsınız, ama benim elimdeki bilgi ve belgeleri birine aktarmam lazım. Kime güveniyorsanız vereyim” dedi. 

Ne gibi belgeler var dedim.

Ankara‘da bir hakim Kozmik Oda‘ya girmeden evvel biz girdik. Orayı temizlememiz istendi.  Üç kişi geceli gündüzlü temizlik yaptık. Fakat başımıza bir şey gelir korkusuyla bir çok belgeyi de yedekledik. Hepsi elimizde.  Uzun zamandır operasyona bizi göndermiyorlardı. Bir kaç ay evvel ekipteki bir kaç kişi yeni bir infazı konuşuyorlardı.  Ne oluyor diye sorunca, abi şu meşhur gizli tanık namussuzunu ortadan kaldımazsak bir numarayı bile deşifre edeceğim demiş.” dediler. 

Meşhur gizli tanık dedikleri maalesef MUHSİN YAZICIOĞLU’ydu.!! Herkesin güvendiğı tek siyasetçi olduğundan bir çok belge ona giderdi. 

Musin Başkan’la ilgili söylediği doğruydu.Benim de bulunduğum bir ortamda (ki; Başbakan koltuğa yeni oturmuştu, tepedeki aktif görevlileri  Başbakanlı‘ğa çağırdı; “Ne kadar kirli-derin yapı varsa, hepsiyle ilgili ne varsa ortaya dökün. Ne kadar derin yapı varsa çökertin” demişti.  Bazıları heyecanla; “Efendim sonu nereye varırsa varsın devam edelim mi?” diye sorunca, “Evet dedi, kefenimizle geldik biz bu makama” demişti.) Fuat Avni olarak o gün benim için inanılmaz bir gündü.

“Milletimiz yüzlerce yıllık esaretten kurtulacak artık” diye düşünmüştüm.  O gün orada olan kişiler ki hepsi hayattadırlar, benimle aynı duyguları paylaşmıştı. Ve, O EKİP geceli gündüzlü yıllarca çalıştı. 

O Ekip’ten birinin; “Küçük bir kızım var, her gece o’nun yatağında yatıyorum. Belki bu benim son günüm olacak.” demişti.

Yalçın Akdoğan‘ın kumpasçı dediği insanlar onlar. İktidarlarını sağlama alsınlar diye günlerce adeta kan kusuyorlardı.Çocukları bile tehdit ediliyordu. 

Bu çalışmada elde edilen ne kadar bilgi-belge varsa, Başbakan‘la beraber birine daha servis edildi. Rahmetli Muhsin Başkan‘a! Şimdi karşımdaki bu zat da, bana “Meşhur Gizli Tanık” demişti.

Muhsin Başkan; Başbakan‘ın “İnanmıyorum; siz iyice zıvanadan çıktınız” diye tasfiye ettiği O Ekibe inanıyordu. Çünkü, Başbakan İstanbul sokaklarında hamasi nutuklar atarken; O, hapiste yıllarını geçiren bir dava adamıydı.

Gelelim zatın anlattıklarına:

“Abi Muhsin Başkan‘ı öldüreceklerini anlamıştım. Günlerce uyuyamadım.” dedi. “Sonra bir gün ekibe acil hareket emri geldi. Helikopterle Muhsin Başkan‘ın öldürüldüğü yere geldik. İnfaz çoktan gerçekleşmişti bizden olay yerini temizlememiz istenmişti. O gün daha dün gibi aklımda olay yerini temizlerken kayda aldım her şeyi” dedi.

Gözyaşları içinde dinledim onu. “Merak etme; ne yapabileceğimize bakalım, ben sana rapor alacak birilerini bulurum inşallah” dedim.

Elindeki bilgi ve belgelere gelince; onları da güvendiğimiz birilerini bulursak, bir şekilde verelim. Hatta o gün aklıma Taraf gelmişti.  Günlerce güveneceğimiz bir mecra bulmaya çalıştım.

2007‘den beri Başbakan ve etrafındaki hiç kimseye güvenmiyordum. Hayatımın en büyük hatalarından birini o günlerde yaptım.

Emniyet istihbarattaki birine durumu anlattım.”Teyit edelim anlattıklarını” dedi.  Bir tarihte karar kıldık. Benim ofiste onları buluşturdum. İstihbarattan 3 kişi geldiler. İçlerinde sadece arkadaşım olanı tanıyordum.  Bana anlattıklarının aynısını onlara anlatmaya başladı.Biri sadece izliyor, öbürü not alıyor, diğeri de dikkatle sorguluyordu.

Görüşmeden 3 gün sonra ofisime geldiler. “Anlattıklarının hepsi doğruymuş; belgeleri ondan alacağız, merak etmesin raporu da ayarlıyoruz.”  dediler.

Kozmik Oda‘daki bilgiler, Muhsin Başkan‘ın vefatıyla ilgili bilgi ve görüntüler bu kişilere verilmiş oldu.

Peki belgelerin akibeti ne oldu? 

Meğer bana gelen istihbaratçılar Kemâlettin Özdemir‘in yıllardır beraber oldukları ve o’nu efsaneleştiren kişilerden bazılarıymış. 

Ne kadar bilgi, belge, görüntü varsa Kemâlettin Özdemir‘in eline geçmişti.

Bunu aylar sonra Beşir Atalay, bazılarımızın olduğu ortamda bizzat söyledi. “Sizden hiç bir şey olmaz K.Özdemir olmasaydı; değil siz, ben, Beyefendi bile içeri girecekti.” deyip kendisine ulaşanları açıklamıştı.

Bir şey daha, çok önemli bazı siyasetçi, iş adamı, bürokrat, yargı mensubu kişilerin kasetleri de kozmik odadan onların eline geçmişti.

Alın size turpun en büyüğü:

MUHSİN BAŞKAN’IN ÖLDÜRÜLMESİNDEN BEYEFENDİ HABERDARDI.!

Bunu devletin bekası için kabullenmişti.  Beyefendi‘nin en büyük korkusu, bunu bildiğine dair ses kaydının ortaya çıkacak olması.

Korkunun ecele faydası yok. Allah Kadir‘i Mutlak .Hepinizden çok dua istiyorum. Oligarşik kadro ve Özel Seçilmişler, Fuat Avni‘yi arıyormuş. Komik olan da birbirlerinden şuphelenmeleri.

Ümitsizliğe düşmeyin.Belgelerin hepsi başkalarında da mevcut. Kelle koltukta dolaşan dava adamları bir kaç kişiden mi ibaret sanıyorsunuz? @fuatavni

Reklamlar