Etiketler

, , , ,

KEFENDiyorlar ki: “Gerekirse Başbakan’a secde bile ederim.” (Bakınız eski ölümüne Erdoğan muhalifi gazeteci-yazar Fatih Altaylı’nın 4 Haziran 2013 tarihli ifadelerine.)
Diyorlar ki: “Başbakanımız bizim için ikinci peygamberdir.” (Bakınız AKP Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser’in 3 Şubat 2010 tarihinde yaptığı konuşmaya.)
Diyorlar ki: “Hazreti Mehdi Recep Tayyip Erdoğan’dır inşallah.” (Bakınız Facebook’ta açılmış bir fan sayfasına.)
Diyorlar ki: “Erdoğan için her gün iki rekat şükür namazı kılınmalı.” (Bakınız şimdi İstanbul Milletvekili olan Of’un AKP’li eski Belediye Başkanı Oktay Saral’ın 6 Şubat 2010 tarihli konuşmasına.)
Diyorlar ki: “Erdoğan’ı halife-i ru-yi zemin olarak tanıyor ve biat ediyorum” (Bakınız Erdoğan yanlısı gazeteci Atılgan Bayar’ın 23 Ağustos 2013 günü saat 17:20’de attığı bir twitter mesajına.)
Diyorlar ki: “Rize, İstanbul ve Siirt mübarektir.” (Bakınız Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Başmüzakerecisi olan Egemen Bağış’ın 10 Şubat 2013 tarihli konuşmasına. –Rize, Erdoğan’ın doğduğu şehir, İstanbul Erdoğan’ın siyaset sahnesine ilk çıktığı şehir, Siirt Erdoğan’ın eşinin doğduğu ve Erdoğan’ın ilk kez milletvekili seçildiği şehirdir.–)
Diyorlar ki: “Sayın Başbakanımıza dokunmak bile inanın bence ibadettir.” (Bakınız AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in 21 Temmuz 2011tarihli konuşmasına.)
Diyorlar ki: “Fatma birçok şeyden ayrılabilir ama AK Parti’den, Başbakanından ayrılamıyor. Fatma canını Başbakan ve AK Parti’ye kurban eder.” (Bakınız AKP Ağrı Milletvekili Fatma Salman’ın 12 Ocak 2013 tarihli konuşmasına.)
Diyorlar ki: “Kazlıçeşme Meydanı’na gitmek farz-ı ayndır.” (Bakınız AKP Gençlik Teşkilatı’nın 17 Haziran 2013 tarihli açıklamasına. Gezi Parkı protestolarına karşı Erdoğan’ın düzenlediği miting kastediliyor.)
Diyorlar ki: “Erdoğan benim ‘Atam’dır.” (Bakınız ölümcül Erdoğan ve AKP karşıtlığından birkaç yıl önce keskin dönüş yapıp, en önde giden Erdoğan övücüsü haline geldiği için Başbakan Başdanışmanlığına getirilen komplo teorisyeni Yiğit Bulut’un 11 Mart 2013 tarihli ifadelerine.)
Diyorlar ki: “AK Parti’li olmak Başbakan’a nikahla bağlanmaktır.” (Bakınız AKP Gölcük Düzağaç Mahallesi Kadın Kolları Başkanı Nuran Yıldız’ın 25 Mayıs 2013 tarihli açıklamalarına.)
Diyorlar ki: “Allah’a yemin ederim ki Erdoğan, Türkiye’nin ilelebet, ezeli ve ebedi başkanıdır.” (Bakınız daha yakınlarda kendi partisini lağv ederek iktidar partisine iltihak eden AKP Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun 3 Şubat 2013 tarihli konuşmasına.)(*)
Çevresini saran etkili insanlar (belki de tüm etkileri Erdoğan’ın çevresini sardıklarından dolayıdır) son birkaç yıldır demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlükler açısından akıl almaz bir yere savrulan Başbakan Erdoğan için işte bunları diyorlar. Peki akıl sağlığını, insan olmaktan gelen onurunu ve izzetini henüz yitirmemiş bizler ne diyoruz?
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan önünde secde edilecek (haşa) Allah değildir.
Biz diyoruz ki: İnancımız gereği en sonuncusu Hz. Muhhammed (sav) olduğu için Recep Tayyip Erdoğan (haşa) ismet sahibi, hatasız ve günahsız bir peygamber de değildir.
Biz diyoruz ki: Şike yasası, Sayıştay yasası, kamu ihalesi yasası, son olarak yargıyı yürütmenin kontrolüne almak üzere çıkarılan yasa benzeri eylemlerle hırsızlık ve yolsuzlukların üstünü örtmek için çırpınan, sırf bu amaçla görülmedik zulüm üzerine zulümler gerçekleştiren Recep Tayyip Erdoğan, dünyayı zulümden kurtaracak ne Mesih’tir ne de Mehdi.
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan, varlığına şükür namazı kılınacak bir mabut, ne de put değildir.
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan’ın ve eşinin doğdukları, Erdoğan’ın siyasete girdiği ve seçildiği beldeler en fazla dünyanın herhangi bir yeri kadar kutsaldır. Onların oralarda doğması veya yaşamalarıyla herhangi bir yer ne fazladan bir şeref kazanır, ne de şerefinden bir şey kaybeder.
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan aşkın bir ibadet neşvesi ile dokunulabilecek ne bir azizdir, ne bir ermiştir, ne de havaridir.
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan uğruna insanların kendisini kurban edecekleri bir (haşa) ilah değildir.
Biz diyoruz ki: Kendi ülkesinde bile toplumu parça parça bölen Recep Tayyip Erdoğan, İslam alemine liderlik edebilecek ve Müslümanların biat etmesi gereken bir “Halife-i ru-yi zemin” de asla değildir.
Biz diyoruz ki: Topu topu bir siyasal miting olan ve toplumun bir kesiminin diğer kesimleriyle iyice ayrışmasına ve düşmanlaşmasına yol açan siyasal bir araya gelmeler Allah’ın kullarına farz kıldığı bir ibadet değildir.
Biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan, ne atamızdır ne de babamızdır. Ne de her şeyimizi teslim etmek üzere nikah kıydığımız eşimizdir.
Biz diyoruz ki: “Allah’a yemin ederim ki Erdoğan, Türkiye’nin ilelebet, ezeli ve ebedi başkanıdır,” sözü en çiğ ve en pespaye cinsinden su katılmamış bir yalakalık örneğidir.
Özetle biz diyoruz ki: Recep Tayyip Erdoğan ne (haşa) Allahımızdır, ne peygamberimizdir, ne putumuzdur, ne de mabudumuz. Recep Tayyip Erdoğan kurtarıcılığına sığınacağımız Mehdimiz ya da Mesihimiz de değildir. Dahası “halife-i ru-yi zemin” de olmayan Recep Tayyip Erdoğan ne babamızdır, ne de nikahı altına girdiğimiz kocamızdır.
Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde verdiği imaj itibariyle sadece ve sadece daha fazla siyasal güç için çırpınan ve hırsı son derece yüksek bir siyasetçidir. Recep Tayyip Erdoğan, bizlerin ve sizlerin birer vatandaş olarak hepimize hizmet etsin diye kendi oylarımızla seçtiği bir vekildir. Recep Tayyip Erdoğan, siyaset ve demokrasinin gereği olarak halkın seçtiği vekillerin kendi aralarından belirledikleri ve insanların hak ve hukukunu gözetmek kaydıyla memleketin yönetimi ile yetkilendirip ve halka hesap vermekle sorumlu kıldıkları bir başvekildir. Yani Recep Tayyip Erdoğan bunların ne daha fazlasıdır, ne de daha azıdır.
Recep Tayyip Erdoğan hakkında onlar öyle diyor, biz böyle diyoruz. İşte tüm sorun da burada başlıyor.
BÜLENT KENES
Reklamlar