Etiketler

, , , ,

Gültekin AvcıHizmet Camiası, tüm dünyaya kendini anlattı.

Gaye ve çalışmalarının kimya ve evsafı, tüm dünyada kuşkuya mahal bırakmayacak surette kabul gördü, tasdik, tebrik ve tebcil edildi.

Halen 160 ülkede gösterilen hizmet ve eğitim bunun en büyük delili.

Tüm dünya kabul etti de, bu ülkedeki bir kısım köksüzler, nasipsizler ve fesat odakları öyle bir şer ablukası oluşturdular ki, işi Hizmet’e cunta ve örgüt deme çılgınlığına kadar vardırdılar.

Bu kadar ülkenin devlet yetkilileri, milletleri ve istihbarat servisleri, Hizmet Camiası’nı Türkiye’deki birtakım “kiralık vicdanlar” gibi bir suç örgütü, gizli emellere sahip bir istihbarat oluşumu saysalardı, sanırım bu kadar takdir edip bu derece yüceltmezlerdi.

Siz sadece kendi ülkenizin kanunları, istihbarat örgütü ve hukuku olduğunu mu sanıyorsunuz?

Hangi ülkede hangi Hizmet mensubu hukuka aykırı bir gaye ve faaliyet sebebiyle takibat ve soruşturmaya muhatap olmuş?

Çamur atarken bile akıl ve birikim gerekir.

Cunta kelimesinin manasını bile bilmeyen bu küstahlar, kavramın zor kullanmak suretiyle yönetime el koyan gruba verilen isim olduğunu hatırlasınlar.

Cunta bir suç örgütüdür, illegal çalışır, cebir, şiddet ve tehditle iş görür. 160 ülkede gönülleri fethetmek suretiyle herkesi kendine hayran bırakmaz.

Lakin siz dünyaca kabul ve takdir görmüş bir sivil toplum hareketine “cunta” diyebilme küçüklüğünü ve habasetini gösterebiliyorsanız, bunun o gruba yönelik bir hakaret suçu teşkil ettiğini, dahası TCK 125 ve 216 şümulünde halkı kin ve düşmanlığa tahrik edip, bir sosyal grubu hukuksuzca aşağıladığınızı da bilin derim.

Zira iftiralar hukuken bir sosyal grubun hak ve itibarına alenen tecavüz etme noktasına varmıştır.

PKK’ya terör örgütü diyemeyen, suçun ve terörün tanımını bile bilmeyen bu pigmeler, asrın sivil toplum hareketine suç yaftası giydirmeye çalışıyorlar.

Bunlar gerçekten sürünen ve karalayan Kıyamet Alametleridir.

Elinde delilin yoksa ve bir sosyal gruba bu kadar ağır ithamlar yapıyorsan hukuki bedele hazır olman gerekir.

Böylesine ağır hakaret ve ithamlarda bulunan bu “ticari bedenler”in, normalde hem cezai takibata hem de yüzlerce tazminat davasına muhatap olmaları gerekir.

Çünkü basın özgürlüğü başkalarının şahsiyet, onur ve itibarlarına saldırıyı korumaz.

Belli ki dershaneleri fütursuzca KCK’ya benzeten bir hadsiz vekilin, AK Parti içinde hiçbir tepki görmemesi, bu güdümlü kalem müsveddelerince “sırtlarını sıvazlama, başlarını okşama” olarak algılanmış.

“Devam et yiğidim, daha çok küfret, daha çok tahkir eyle, arkandayız” narası olarak kabul edilmiş.

Aksi halde Hizmet’e en ağır suç ithamlarını yapamazlar, yılların Hizmet‘ine “cunta” “paralel devlet” ve “suç örgütü” gibi iğrenç yaftaları yapıştırmaya yeltenemezlerdi.

Allah’a yemin ederim ki yeltenemezlerdi.

Sivil toplumda ve kamu bürokrasisinde herkesin gönlünde tabii olarak bir sevda vardır.

Gönülde Tunahan Hoca‘nın sevdası varsa bunu siyasetle sökemezsin.

Kalpler ülkücü mefkûrenin heyecanıyla ürperiyorsa, buna zincir vuramazsın.

Gönülde Muhammed Raşid Erol Hazretleri veya Üstad Bediüzzaman aşkı varsa, bu aşkı dönüştüremezsin.

Yürekten Hoca Efendi muhabbeti yükseliyorsa, kalbi yerinden söküp o kalbe politika aşkı ilka edemezsin.

Ben de Hizmet mensubu olmamakla birlikte Hoca Efendi’yi hayranlıkla seyreden bir savcıydım.

28 Şubat sürecinde bir kokteylde albay, “Fethullah Gülen hakkında ne düşünüyorsunuz Savcı Bey” diye sormuştu diğer subayların içinde.

Bildiğim ve inandığım gibi lafı eğip bükmeden, soran albaya öğretircesine cevap verdim.

“Hoca Efendi, Doğu irfanının son muhteşem fecridir. Asrın, şarkın ve garbın en büyük mütefekkiridir. Ona sadece bir cemaat lideri olarak bakmak çok sığ, sadece bir din âlimi olarak görmek de tek boyutlu bir nazardır. Askeriyenin ve siyasetin idrak edemeyeceği kadar sofistike ve mütekamil bir zihindir. Nitekim TSK olarak hâlâ Gülen’i idrak edemediniz.” 

O cevabı bir Alperen ruhuyla vermiştim.

Zira eski bir ülkücü olmam, güneşe kör olmamı gerektirmiyordu.

Bugün de böyle görüyorum.

O gün hiçbir siyasinin sesi çıkmazken bildiğim hakikati askere söyledim, bugün siyasete söylüyorum.

GÜLTEKİN AVCI / BUGÜN

Reklamlar