Etiketler

, , , ,

Mazhar BağlıÇözüm süreci pek çok konuda öğretici bir etki ile devam etmektedir. Müesses nizamın nasıl bir sosyalizasyon sürecinden insanları geçirdiği, siyasal toplumsallaşmanın hangi parametreler üzerinden kurulduğu, siyasi reflekslerin nasıl etik dışı kurgular üzerinden yürütüldüğü, ülkede hamasetin ve simgesel sembolik diskursun nasıl insanları kör bir kuyuya attığı gibi pek çok konuda derin bir bilgilenmeyi içererek devam etmektedir.

Solun hiçbir zaman halktan yana olmadığını, milliyetçiliğin sadece hamasi bir söylem, ulusalcılığın derin bir millet karşıtlığı olduğunu yaşayarak görüyoruz. Bu kötü bir tecrübe ama sağlam bir bilgidir. Başka türlü bu bilgiye somut olarak sahip olmak belki de mümkün olmayacaktı.

Ülkede artık kan akmayacak bundan daha kıymetli ne olabilir dediğinizde “ama Suriye’de kan akıyor” diyen bir sol devrimcilik var bu ülkede. Sözüm ona  “hümanist” bir söylem sahibi olan bu ideolojinin özde bir faşizm içerdiğini bundan daha iyi anlatacak sosyolojik bir örnek bulunamazdı.

Ama çözün süreci için en büyük tehlike bu durum değildir. Çünkü toplum tarihi ve sosyoloji ile az buçuk ilgili olanların yabancısı olmadığı bir durumdur bu. Ortodoks Marxistlerin evrensel insani değerlerin kuyusunu zehirlemiş olmalarından dolayı sosyalist ideolojinin dünyaya vaad edebileceği daha hümanist bir ütopyası kalmadı ya da yoktur.

En büyük tehlike Ortoks Marxist ideoloji ile paralel bir mantığa sahip olan ve sureti haktan görünmek için destekliyor görüntüsü verip el altından baltalayan ve inanılmaz bir fısıltı medyası üzerinden zehir akıtanlardır.

Bu sürecin güvenliği karşı olduğu açık bir biçimde bilinenler üzerinden değil, bilinmeyenler üzerinden tehdit edilecektir. Görünenin nasıl davranacağını bilmek emin olmak için, yani gelebilecek tehlikeleri bertaraf etmek için, yeterli bir imkan sunmaktadır.

Ama nasıl davranacağından emin olamadıklarımız karşısında çok çaresiz kalırız. Sürece açıktan karşı olanları olumladığım düşünülmesin, ben daha derinden devam eden bir tehlikenin varlığına işaret etmek istiyorum. Gizli bir din taşıyanın inancını bilmemiz mümkün değildir.

Onunla hangi hukuk içinde bir ilişkide bulunacağımızı da bilemeyiz. Bir niyet okuması yaptığım da düşünülmesin ama biliyorum ki sahip oldukları söylemin zorunlu gereği evet deyip el altından kontrol ettikleri piyonlar üzerinden niza çıkarmak isteyenler var.

Bunların nasıl derin bir keder içinde olduklarını da görüyorum. En çok dikkat edilmesi gerekenin gizli karşıtlar olduğunu bilmek gerekir. Önlem alma gereği duyulmayan bir noktadan ve beklenmeyen bir anda sürece saldırılabileceğini bilmek gerekir.

Meşhur darb-ı meseldir, tavuklara sormuşlar neden insanlardan korkuyorsunuz? Onlar da demiş ki, çünkü biz arkadaşlarımızın kellesini onların elinde gördük.

Prof.Dr.Mazhar Bağlı / Platinhaber

Reklamlar