Etiketler

, , , ,

Ahmet Ay_1Sarp Yokuş… 

Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ı Kutlu Doğum Etkinliklerindeki  konuşmalarında izlemiştim,

‘Rabb’ime binlerce kere hamdolsun’ dedim.

‘Halkının değerleriyle bu kadar barışık bir başbakanın ebedi kardeşliği yeniden tesis ediyor olması ne büyük bir nimet’ dedim ve bu sulh sürecinin başarıya ulaşması için dua ettim.

Allah Tebarek ve Teala’a bizleri kendi lütuf ve keremiyle kardeş eylemiş ve kardeşliğimizi gönderdiği elçisi (as) ile bizlere duyurmuştu.

1450 yıl önceden inananların kardeşlik beratını gönderen Rabbimiz, hiçbir ırkı diğer ırktan üstün tutmadığını Araplar arasından seçtiği elçisinin diline döküvermişti:

“İnsanlar arasından en değerli, en üstün olan(lar) (sorumluluklarının bilincinde olup bunun gereğini yerine getiren) muttaqilerdir” buyruğu değişmez ilahi ölçüyü koymuştu.

Yine;

“Arabın Aceme, Acemin Araba bir üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak taqvadadır” ilkesini buyuran da Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (asv) olmuştur.

Âlemlerin yegâne Malik’i elçisini Araplardan seçmiş ise de, bu, o ırka herhangi bir üstünlük verdiği anlamına gelmiyordu. O (cc) “bizi farklı renklerden, farklı kabilelerden, (bugün kabile yerine halk diyebiliriz) farklı dillerden yaratmayı varlığının, azametinin nişanesi, belgesi (ayet) olarak ifade buyurur ve ayrıca ‘tanış olmamız’ için bizleri böyle farklı farklı yarattığını bildiriyor.

Araplar arasından seçilen Kâinatın Efendisi Ahmed- Mahmud-Muhammed Mustafa (sav) öncelikle kendi ırkının (Arapların) Arap olmayan halklardan (Acem) bir üstünlüğünün olmadığını ifade buyuruyor.

Demem o ki,

Allah’a yakın olmak dışında kimsenin, hiçbir halkın diğer birey ve halklardan bir üstünlüğü yoktur.

Kutlu Doğum Haftasındayız,

Diyarbekir’de de pek çok ilde olduğu gibi etkinlikler düzenlendi. Stadyumu dolduran on binler (başkası olsa bu kalabalığa milyon derdi) salât, selamdan sonra sulha ve kardeşliğe dair dualarını gözyaşlarıyla yoğurup duaların yegâne kabul merciine sundular.

Ne mutlu bizlere ki bu sulh sürecini bu mübarek günlerde idrak ediyoruz.

Bakınız;

Bu mübarek günlerde bizlere ne güzel ilahi rahmetler yağıyor:

Aydın Kuyucak Müftülüğü ile Diyarbakır Kayapınar Müftülüğü iki ilçeyi kardeş ilçe yaptılar. Gönül Köprüsü kurarak kardeşliklerini bütün Türkiye’ye yaymak istiyorlar.

Dün akşam Kayapınar Müftüsü Sayın Abdulkerim Melikoğlu ve Kuyucak Müftüsü Sayın Bilal Başoğlu ile beraberdik. Müftülükler Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmezin de imzaladıkları protokolü anlattılar, gözlerim yaşardı.

Daha birkaç ay öncesine kadar “ne oluyoruz” dediğimiz bir Türkiye’den, ARTIK ESSAH KARDEŞLİK İNŞA EDİYORUZ diyeceğimiz bir Türkiye’ye gelmiş bulunuyoruz.

Biz zaten kardeştik,

Ancak 80 yıl boyunca kardeşliğimizi kundakladılar,

Son 30 yılda ise kardeşliğimize olmadık suikastler, olmadık sabotajlar, olmadık iblislikler reva görüldü. Hamdolsun ki bu millet kardeşliklerinden rahatsız olanların oyununa gelmedi. Gelmedi ama neredeyse artık kardeşliklerini gizleme noktasına gelöişlerdi.

İşte bu süreçte Kuyucak-Kayapınar kardeşlik projesi çok değerli anlamlar ihtiva ediyor.

Hafıza-i beşeri yeniden uyandırıyor.

Bu küçük adımın ne büyük getirisi olduğunu zaman içinde göreceğiz, ama eminim ki bu kardeşlik projesi güzel yarınlarımız için değerli bir yer işgal edecektir.

Şimdi iş Batı’da yaşayan kardeşlerimizin gösterecekleri sağduyuya kalmış.

Bu mübarek günlerin hürmetine ilahi dergâhta kabul görecek dualarımızla ‘yaralı kardeşliğimizin’ en sağlıklı şekilde yeni asırlara, yepyeni medeniyetlere yol alması için çaba gösterelim.

Bugün sağduyu günü,

Bugün oyunlara gelmeme, fitnecilere inanmama günü,

Bugün asırlara kapı açılacak gün…

Onun için bugünleri birilerinin kirli emelleri için heba etmeyelim,

Bugünleri heba edersek Allah cc bizleri asla affetmez, affetmeyince de mahf oluruz.

Hatırlayın “sarp yokuş”u,

Beled Suresindeki ‘sarp yokuşu’… Her ne kadar “köle azad”ının zorluğundan söz etse de konumuzla alakası “kendisine ait bildiği şeylere sarılıp paylaşmamadır. Allah cc bunu “akebe, feku reqebe” sözcükleriyle ifade buyuruyor.

Cennet karşılığı, kendisine ait bildiklerinden feda ederek (güzelliği) paylaşmaktır fekku raqebe.

Batı’da yaşayan aziz Türk kardeşlerimiz de bu güzelliği yaymaları ve Kürt kardeşleriyle güzel asırlara yürümeleri için bazı zorlukları göze almalıdır. Zira yeni bir dünya bu beraberlikle mümkün olacaktır. Bizi bekleyen mağdur ve mazlum halklar bizim beraber kuracağımız dünyayı bekliyorlar.

Biz güçlenince onlara da yardım edip mazlumiyetlerine son verebiliriz.

Fitnecilere bakıp “güzellik” paylaşımından imtina etmemeliyiz.

Kardeşlikten, sulhtan yana olmalıyız.

Türklerin Kürt kardeşleriyle yeniden güçlenmesi ve birlikte yeryüzünün mazlum ve mağdur halklarına huzur ve esenlik götürmesinden daha güzel ne olabilir ki?

Cemal Safi ne güzel söylemiş:

Bana bu gayreti sağlayan kudret

Eyub’un sabrından aldığım ibret

Ne riya, ne kibir, ne kin, ne nefret

Ebedi barıştır senden sonrası

Bizler de dünyaya, ama önce kendimize ebedi barışı müjdeleyelim.

Sizler,

Hala halkın değerlerini sindiremeyenlere değil,

Başbakanın, R. Tayyip Erdoğan’ın sözlerine, beyanatlarına inanınız.

Bu sulha darbe vurmak isteyenler için bu aziz ve mübarek günlerde dua ediniz ki onların da kalpleri kararmasın ve böylece kardeşliğimizi bozmasınlar.

Selam diyelim ve selamı yayalım.

Selam olsun…

Ahmet AY

Reklamlar