Etiketler

, , , ,

Âkiller ManifestosuBarış süreçlerinin mümkün olduğunca sessiz ve teknik çerçevede yürütülmesi gerektiğine inandığımdan akil’lik meselesi konusunda yazmak niyetinde değildim. Lakin her türlü iletişim kanalından gelen eleştirilerin, tehdit ve hakaretlerin ardından bir açıklama yapmak da farz oldu.

Gönderilen kutlama mesajlarına ve eleştirilere teşekkür ediyorum. Endişe ve tedirginlikleri anlayışla karşılıyor ve benim açımdan bu akil’lik meselesi nasıl görünüyor kısaca ona değinmek istiyorum.

1– Kendimi heyetin ilanının bir gün öncesinden daha az ya da çok akil hissetmiyorum. Ben bu toplumun ürünüyüm ve sahip olduğum her türlü değeri bu topraklardan aldım. Bu yüzden bu toprağın insanına, sağduyusuna ve akilliğine her şeyden çok inanırım. 30 yıldır süren böylesine kanlı bir çatışmada her türlü tahrike rağmen birbirine düşmeyen, bir iç savaşa geçit vermeyen ve en öfkeli zamanında bile iyiye güzele doğru yönlenen bir halkın akilliğinden daha yücesi olmadığına samimiyetle inananlardanım. Bu yüzden 62 kişinin akilliğine takılıp kalmayı bırakmaktan ve aklıselim sahibi milletimizi öne çıkarmaktan yanayım. Bir şey başarılacaksa tepeden değil, tabandan gelen güçle mümkün olacaktır. Bizler sadece simgesel olarak, bu konuyla ilgili yazıp çizenlerden olduğumuz için seçildik. Kimsenin kendi kendine akilcilik oynayacağı bir mecrada değiliz. Her türlü sulandırma girişimine rağmen çok ciddi bir meselenin ortasında olduğumuzu belirtmek isterim. Aklı olan akilliğe değil, sorunun çözümüne destek vermeye odaklanmalı.

2– Seçilen akillerin barış sürecinin yürütülmesiyle ilgili herhangi bir resmi bilgisi olmadığı gibi, bu görüşmelerin içerisinde yer alması da söz konusu değil. Süreç devletin resmi organları kanalıyla yürütülüyor. Bizlerden istenen sadece barış kültürünün yaygınlaştırılması için liderlik yapmamız ve toplumsal kutuplaşmanın ve gerginliğin ortadan kaldırılmasına katkı sunmamız. Akiller heyetindekilerin hemen hepsi barışın faziletine inananlardan oluşuyor. Yıllardır fikri bağımsızlıklarından taviz vermeden farklı siyasi görüşleri temsilen duruşlarını muhafaza etmiş kimlikler onlar. Ben de kendi adıma şunu net olarak söyleyeyim ki, hiç bir rejimi, siyasi partiyi ya da hükümeti temsil etmeye niyetim yok. Böyle bir beklenti veya talep de yok. Ben ülkemin huzurlu ve barış içinde var oluşuna inanan birisiyim. Silahların susması, bir evladımızın daha kaybedilmemesi ve çocuklarıma, torunlarıma güçlü bir ülkenin miras bırakılabilmesi adına elimden geleni yapmaya uzun yıllar önce karar verdim. Ne eleştirilerden, ne hakaretten ne de tehditten korkarım. Kalemimi, fikrimi kimsenin hizmetine sokmayacağım gibi, yüreğimi de korkulara ya da endişelere mahkum olmaya bırakmam. Okyanusta yüzen balığın ıslanmakla ilgili bir derdi olmaz derler. Ben de yağmurdan, selden, sudan çekinmem, bildiğim yolda yürürüm. 

3- Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne sonuna kadar inanırım, bu yolda mücadele etmeyi vazife bilirim. Vatanın bölünmemesi adına milletini paramparça eden ideolojilerle ve siyasetlerle hiç işim olmaz. Toprak parçasını kutsal kabul edip de, üzerinde yaşayan insanı yok sayan anlayışla mücadele edilmesi gerektiğine inanırım. Milletimizin son dönemlerde ruhsal bütünlüğünü yitirmeye başladığı endişesi beni her şeyden çok kederlendirdiğinden bu projeye katıldım. Toplumsal bir restorasyon sürecine girmeye acilen ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Birbirimizi sevmeyi ve saymayı, birbirimizden korkmamayı, destek olmayı yeniden öğrenmeliyiz. Ben Türkiye’nin bir devlet ya da toprak parçası olmanın çok daha ötesinde büyük bir fikir olduğunu düşünenlerdenim. O bir bayraktan, marştan, yasalar bütününden ibaret değil bana göre. Türkiye fikri içimizde taşıdığımız, yaşarken yaşattığımız, atalarımızdan devraldığımız ve torunlarımıza aktaracağımız bir ümit. Siyasi görüşü ne olursa olsun herkesi bu fikre, bu ümide katılmaya davet ediyorum. Akilliğin yolunun aklın değil yüreğin kapısını açmaktan geçtiğini hatırlatmak istiyorum. Memleketimin dağına, ovasına, yaylasına bahar getirene kadar mücadeleye devam edeceğimi de şimdiden söylüyorum. Bir yolda yürüyen herkesin hedefine varacağının garantisi olmadığını biliyorum, ama unutmayın ki varanlar yalnızca yürüyenlerdir. 

 

Reklamlar