Etiketler

, , , , , ,

BaransuMehmet Baransu, Taraf gazetesinde bugün yayınlanan yazısında 28 Şubat post-modern darbesinin ordu içindeki siyasi karargahı olarakCumhuriyet Çalışma Grubu isimli bir teşkilata dikkat çekti.

Hopa olaylarında jandarmanın olaylara müdahale etmemesi sonucu görevden alınan Albay Mehmet Nasif’in de bu grubun çalışmalarının içerisinde olduğunu iddia eden Baransu, BWİN isimli bahis şirketini dolandıranlar arasında da adı geçtiğini iddia ettiği Albay Nasif’in afiş soruşturmasına atanmasını da manidar bulduğunu söyledi.

2003-2004 döneminde “Toplumda irtica paranoyasını artırmak ve darbeye zemin hazırlamak için”  çeşitli afişlerin hazırlandığını ve hazırlanan bu afişlerin vatandaşların görebileceği yerlere asılması gerektiğinin talimatını bizzat dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur‘un verdiğini beliren Baransu, bu afiş soruşturmasını Albay Nasif’in yapmasını da ‘Kurda kuzu emanet etmek’ olarak değerlendirdi.

İşte Mehmet Baransu’nun bugün Taraf’ta yayınlanan o yazısı:

28 Şubat post-modern darbesinin ordu içindeki siyasi karargâhı Batı Çalışma Grubu’nun bir benzeri olarak kurulmuştu. Adı Cumhuriyet Çalışma Grubu’ydu. (CÇG) Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde, fişlemelerden, darbe planlarına, insanların özel hayatından, gizli kaset kayıtlarına bir dizi hukuk dışı işe imza atmıştı. Kurucusu dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’du.

Kamuoyu ilk kez CÇG ismini 7 Haziran 2008’de Taraf’ta yaptığım ve belgelerini yayımladığım haberle duydu.Ergenekon operasyonu kapsamında emekli olup Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı’na seçilen Şener Eruygur’un ofisinin mahkeme kararıyla aranmasıyla CÇG’nin icraatları bir CD içinde yakalandı.

2003-2004 döneminde birçok illegal yapılanma ve icraata imza atmışlardı. Fişleme belgeleri, üniversite öğretim görevlilerinden sivil toplum kurumu yöneticilerine kadar birçok sivil kişiden sağlanan dosyalar ve şahıslara ilişkin özel bilgiler, burada raporlaştırılmıştı. Eylem Planı, Ulusal Mutabakat Metni adı altında yapılar kurulmuştu. İşte o illegal çalışmalardan biri de Afiş adını taşıyordu.
“Toplumda irtica paranoyasını artırmak ve darbeye zemin hazırlamak için” bir dizi Afiş hazırlanmış, bunlar askerî kurumların yanı sıra sivil bazı yerlere asılmıştı. Ergenekon soruşturması kapsamında işte bu afişler incelendi.

Jandarma Uzman Çavuş Aykut Öztürk, afişlerin orijinallerini Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Muammer Aktaş’a teslim etmişti. Ardından başka bir muvazzaf astsubay H.A., Savcı Aktaş’a konuyla ilgili ifade verdi. Afişlerden birinin İstanbul Pendik İlçe Jandarma Komutanlığı’nda asılı olduğunu söyledi. Aynı isim daha önce savcıya teslim edilen afişi de teşhis etmişti. Astsubay H.A. olayla ilgili savcıya şunları söylemişti:
“Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Türkiye çapında dağıtılan afişler, çalışmış olduğum hem Bartın hem de Birecik Jandarma komutanlıklarına geldi. Hatırladığım kadarıyla halkın görebileceği yerlere asılması konusunda yazılı talimat verildi. Talimat doğrultusunda bulunduğumuz yerdeki parklara, caddelere, okul duvarlarına, jandarma karakoluna ve bunun gibi diğer açık alanlara broşürler asker vasıtasıyla asıldı. 2003 ve 2004 yıllarında Şener Eruygur’un Jandarma genel komutanı olduğu dönemde afişlerin gönderildiğini hatırlıyorum.”

Yapılan soruşturma neticesinde, afişlerin bir bölümünün Pendik İlçe Jandarma Komutanlığı’nda asılı olduğu ortaya çıktı. Afişlerin görüntüsü sosyal medyada yer aldı.

Görüntülerin medyaya yansıması üzerine Jandarma Genel Komutanlığı olayla ilgili soruşturma açtı. Ve soruşturmanın başına tartışılan bir isim atandı.

Albay Mehmet Nasif afişleri soruşturmak üzere görevlendirildi. Peki, kimdi Albay Mehmet Nasif?

Albay Nasif, daha önce Artvin İl Jandarma Komutanı olarak görev yapmıştı. Hopa olaylarında bu görevdeydi. Hatırlarsanız, AK Parti mitinginde olaylar çıkmış, Başbakan’ın otobüsü taşlanmış ve bir gösterici bu olayların ardından hayatını kaybetmişti. Albay Nasif bu olaylar sırasında, göstericilere müdahale etmediği gerekçesiyle görevden alındı. Medyaya yansıyan bir fotoğraf da görevden alınmada delil olarak kullanıldı. Göstericiler otobüsü taşlarken arkada Jandarma’nın hiçbir şey yapmadan beklediği görünüyordu.

Albay Nasif’in adı yıllar önce bir yolsuzluk olayına da karıştı. 2008 yılında ünlü bahis sitesi BWIN’i dolandıran çeteye yapılan Lodos Operasyonu’nda adı geçti. Avusturya merkezli şirket, bahis oynatmak için Türkiye’de şirket kurmuş, lisans işlemleri için kendisine aracılık eden bazı şahıslar tarafından 2,5 milyon avro dolandırıldığı iddiasıyla gündeme gelmişti. Bu iddia kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştu. Çeteye operasyon düzenlemişti.

Soruşturmada paranın 300 bin dolarının Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’na bazı yollardan verildiği anlaşıldı. Kalan kısım ise bazı isimler arasında pay edilmişti. İşte bu isimler arasında Mehmet Nasif de vardı. Aynı olaydaAlbay Macit Mete’nin de ismi geçiyordu.

Hakkında bu iddialar bulunan Albay Nasif’in, afiş soruşturmasına atanması, kurda kuzunun teslim edilmesine benziyor. Bakalım soruşturma nasıl seyredecek.


Başbakan’a not

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ofisinde ve evinde bulunan dinleme cihazlarından şikâyetçi olmuş. Başbakan’a küçük bir hatırlatma. Taraf’ı ve beni illegal yöntemlerle dinleyen, izleyen MİT, “kamu yararı için dinledik” demiş ve siz de buna inanarak soruşturma izni vermemiştiniz. Başkaları dinlenebilir diyen siz, dinlenmekten neden şikâyet ediyorsunuz pek anlayamadım!

twitter.com/mehmetbaransu

Reklamlar