Etiketler

,

Özden GülenDOSDOĞRU BİR İNSAN

03 Aralık 2012, 15:46
Özden Gülen
ozdencicek@yahoo.com
 Bir öğlen vakti , bir alışveriş merkezinin mescidine girdim.. Vakit epeyce ilerlediği için içeride pek kimse yoktu. Uzak doğu görünümlü 30 – 35 yaşlarında bir hanım abdest almış titizlikle örtüsünü bağlamaya çalışıyordu. Üzerinde yukarıdaki fast food yiyecek satan yerlerden birine ait armalı üniforma vardı. O sırada içeriye orta yaşlı bir Arap hanım  ile 14- 15 yaşlarındaki kızı girdi. Genç kız aynanın önünde örtüsü ile uğraşan bayanı görünce heyecan ile annesine birşeyler söyledi sonra da yanına giderek:

‘Sen yukarıda çalışıyorsun hep görüyorum ama şaşırdım şimdi, masaallah çok sevindim ne zaman müslüman oldun?’ diye sordu. Genç hanım kısık ve titreyen bir sesle cevap verdi “ 3 gün önce”
İşte bundan sonrası benim için anlatılması güç duyguların yaşandığı çok önemli dakikalardı.. Üçümüz gayriihtiyari hanımın etrafını çevirdik heyecan içinde, anlattığı hikayesini dinlemeye başladık… O ise gözleri dolu dolu, sesi titreyerek, tedirgin , sıcak ama sıcacık bakışlar ile anlatıyordu….
“ 10 yıldan fazladır bu ülkedeyim ‘ diyordu. “ Buraya çalışıp para kazanmaya geldim. Sri Lankalıyım . Aynı memleketli 5- 6 arkadaş aynı evde kalıyoruz. Ben yıllardan beridir dikkat ediyorum da İslami kendime çok yakın buluyordum. Sessiz bir insan sayılırım, Kimsenin işine karışmam, kimse ile alay etmem, kimse hakkında konuşmam, hep iyi insan olmaya çalışırım, pek fazla paraya önem vermem. Arkadaşlarım da çoğu zaman benimle dalga geçerler. Bu Ramazan birden tuhaf birşeyler hissettim. Kendi kendime dedim ki ben de müslümanlar gibi oruç tutacağım. Denedim , çok müthiş hissettim kendimi. Ne kadar güçlü olduğumu anladım. İçimdeki duygular o kadar güçlü idi ki anlatamam. Ramazanın sonlarına doğru karar verdim ben müslüman olmalıyım diye…
İslam merkezine gittim. Oradan Allah , İslam , ibadet gibi konularda merak ettiğim herşeyi sordum. Sonra dedim ki işte benim aradığım bu.!    3 gün önce de müslüman oldum , belgemi de aldım. Ama evde artık benimle kimse konuşmuyor. Bu zaten deliydi, şimdi artık iyice çıldırdı diyorlar. Bende sadece gülümsüyorum.! Yalnız şimdi çok korkuyorum.”
Bu sözler üzerine Arap bayan gülümseyerek araya girdi  : “ Korkmana hiç gerek yok ki, senin bütün günahların sıfırlandı şimdi yeni doğmuş bebek kadar günahsız ve masumsun “
Fakat O: “  İşte bu yüzden korkuyorum … Artık hiç hata yapmamam lazım. Herşey sıfırlandı yeniden başlıyor hayatımda. Her attığım adıma dikkat ediyorum.  Ağzımdan her çıkan söz için on defa düşünüyorum.  Acaba yanlış birşey söyler de kimseyi üzer miyim diye… Yaptığım işte azami dikkat sarfediyorum kimsenin hakkı üzerimde kalmasın diye. Herşeyi dosdoğru yapmam lazım, ben artık müslümanım , olabildiğince, elimden geldiğince doğru dürüst insan olamam lazım…….“ diye anlatmaya devam ediyordu..
 İçimin titrediğini hissettim. Hepimiz yan yana namaz kıldık. Onun yanıbaşımda elleri ayakları titreyerek , huşu içinde kıldığı namazı hiç unutmayacağım. Sonra da bana gözlerini dikerek “ doğru yapabiliyorum değil mi, kabul olur değil mi?’ diye soruşu…
Aman Allahım!… acaba ben , ya benim yaptıklarım. O kadar özendim ki.… Onun yerinde olup Rabbime en az onun kadar yakın olabilmeyi istedim….
Ellerini tuttum “Dua ederken eğer beni de hatırlarsan bana da dua et olur mu?” dedim. ….  Oradan nasıl ayrıldığımı eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. ….
Aslında her an yeni bir başlangıç yeniden bir yaradılış değil mi… Rabbim her an yenibaştan yaratmıyor mu her şeyi. O zaman hiçbir zaman geç değil ! değil mi? … Şu an , şimdi herşeye yeniden başlayabiliriz onun gibi. O kadar titiz. Doğru ve dürüst bir insan olmaya… Her söylediğimize, her attığımız adıma dikkat edebiliriz. Geçmiş geçmiştir ders alırız ama ‘ keşke öyle değilde böyle yapsaydım …..’diye birşey yok , zamanı geri getiremeyeceğimize göre bu keşkeler daha fazla zaman kaybından başka birşey değil. Gelecekte ise bizi neler bekliyor bilmiyoruz. İşte elimizdeki en büyük hazine …. Yaşadığımız an . Onu en iyi nasıl yaşarız . ! ona bakmalı değil mi?…
Nerede olursak olalım, ortam nasıl olursa olsun biz hep olmamız gerektiği gibi dosdoğru olacağız. Bazen kendimizi yapayalnız hissediyoruz bu insan kalabalığının içinde.  Oysa bir bilebilsek hiç bir an yalnız olmadığımızı. Rabbimizin her an, her yerde , her koşulda bizi hep kollayıp gözettiğini hiç unutmasak..
 Yalnızlık yalnızlığı hakedenlerin defterinde, etrafında kalabalıkla yitip gidenlerin vicdanlarında … Bir tek kişi gülmese içten, hep maske altından baksa yüzler umrumda değil… Ne tanınmak amacım, ne istenmek… Verdiğim kadarını bile almak istemiyorum. Hatta öldükten sonra bile… Bana değneği verene , körlük edip vurmuyorum ya gerisin geriye…Gülden ne koku istiyorum, ne de şarkı bülbülden.. Hırslar sadelikte erirken , kim tahmin ederdi ki en kompleks olanın en sadenin perdesi arkasında beklediğini… Sonsuzluğun, hiçliğin gözünden gülümsediğini…
Sırrına erenlerden olabilmek dileği ile..

twitter.com/Ozdengulen

PAYLAŞ
Reklamlar