Etiketler

, , ,

“Gizli tanık, Levent Ersöz ile ilgili öyle bir iddia ortaya attı ki akıllara “Özal’ı Semra Özal mı öldürttü” şüphesi bıraktı.

‘Ergenekon’ davasında tanık olarak dinlenilen ‘gizli tanık Selçuk’, tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün ‘Biz çok güçlüyüz. Gerektiğinde bir cumhurbaşkanını bile karısına zehirletebiliriz’ dediğini öne sürdü.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada dinlenilen ‘gizli tanık Selçuk’, savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in soruları üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik, bir otomobile C4 tipi patlayıcı yerleştirilerek suikast planlandığı iddiasını tekrarladı.

Gizli tanık, kendisinin irtibatlı olduğu Savaş adlı yarbayın bu suikast planlanması olayını ‘Veli Küçük’ün talimatıyla yapıldığını’ söylediğini iddia etti.

Tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ile Ankara’da 6-7 kişinin bulunduğu bir ortamda görüştüklerini ifade eden gizli tanık, Ersöz’ün, ‘Biz çok güçlüyüz. Gerektiğinde bir cumhurbaşkanını bile karısına zehirletebiliriz’ dediğini öne sürdü.

Savcı Pekgüzel’in ‘Sizin ‘Cumhurbaşkanını öldürdüler’ diye bir iddianız oldu. Nerede söylediler’ sorusu üzerine tanık, 2005’te Ersöz’ün Ankara Ümitköy’deki albayların oturduğu Atabilge Sitesi’ndeki yerine gittiklerini belirterek, şöyle konuştu:

‘Biz Savaş yarbay, İrfan yüzbaşı ile gittik. Onun yanında kendi elemanlarından birkaç kişi vardı. Ersöz, ‘Devlet her zaman 18 yaşındadır. Bizlere karşı yapılan her şeyin karşılığını bulacağını’ söyledi. Cumhurbaşkanlığı yapmış kişinin eşine bile’ diye konuştu.

Duruşmada bazı sorulara, ”Sanıkların çoğu benim kim olduğumu bilir. Ama ben ailem deşifre olacağından endişeleniyorum’ diye yanıt veremediğini belirten gizli tanık, davanın tutuksuz sanıklarından emekli Albay Arif Doğan’ı da tanığını, Doğan’a ziyarette bulunduğunu, JİTEM ile ilgili bazı konuşmalarından rahatsız olduğu için bir daha da Doğan’ın yanına gitmediğini anlattı.

Gizli tanık, verdiği bazı bilgiler ve yerini söylemesi üzerine Arif Doğan’ın dava kapsamında gözaltına alındığını kaydetti.

Kendisine üzerinde ismi, fotoğrafı ve mühür olan JİTEM kimliği ile silah verildiğini ifade eden gizli tanık, Ağrı, Kars, Erzurum, Erzincan ve Bingöl bölgesinde jandarma istihbarat elemanlarıyla bilgi alışverişine girdiğini, bu şekilde jandarma istihbarata katıldığını söyledi.

Gizli tanık, Ankara’da ve İstanbul’da JİTEM’e ait ofisler bulunduğunu, buralarda istihbarat alışverişinde bulunulduğunu da iddia etti.

Duruşmaya ara verildi.”

KİM YALAN SÖYLÜYOR-KİM GERÇEKÇİ? Anlamak gerçekten zor bu ülkede…!

Al bir “Deli” daha…

Turgut Özal’ı oğlu ile karısı ÖLDÜRDÜ

Turgut Özal’a suikast girişiminde bulunan Kartal Demirağ konuştu.
5 Ekim 2010, Salı – 09:15

Turgut Özal’a suikast girişiminde bulunan Kartal Demirağ konuştu.

1988 yılında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a suikast girişiminde bulunan Kartal Demirağ, ilk kez HABERTÜRK TV’ye konuştu. HABERTÜRK muhabiri Yasemin Güneri, Adalet Bakanlığı’ndan aldığı özel izinle İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde kalan Kartal Demirağ ile görüşütü, yıllardır cevapları merak edilen pek çok sorunun yanıtlarını almaya çalıştı. Demirağ’ın Özal’a neden suikast düzenlediği sorusuna verdiği yanıt hayli ilginçti. “Perde aralanırsa ne sen kalırsın ne de ben” diyen Demirağ, Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü iddialarıyla ilgili ise bakın kimi adres gösterdi?

18 haziran 1988 yılıda düzenlenen ANAP kongresinde patlayan kurşunlar Türkiye’nin gündemini bir kaç saniye içinde değiştirmeye yetti. O yıllarda Başbakan olan merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şans eseri sadece elinden yaralanarak kurtulduğu silahlı saldırın faili salonda kıskıvrak yakalandı. Aradan geçen yaklaşık 22 yıl boyunca o gün sıkılan kurşunların arkasında kimlerin olduğu hep tartışılsa da hiçbir zaman kesin bir bilgiye ulaşılamadı.

Suikastin faili Kartal Demirağ ise 1989 yılında 20 yıl hapse mahkum oldu. Şartlı salıverme yasasından yaralanarak 1992 yılında serbest kaldı, ama tehdit ve saldırı suçlarından tekrar hapse girmesi uzun sürmedi. Demirağ, halen İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde hükümlü olarak yatıyor.

Kameraların karşısına çıkmasa da Yasemin Güneri ile yüz yüze görüşmeyi kabul eden Kartal Demirağ, suikastin ardından yedi yılını hücrede geçirdiği için duyma problemi yaşamaya başladığını söyledi görüşmenin başında..

Hapiste geçen onca yıl içinde hayatını iki bin sayfalık bir kitap haline getirmiş. Şimdi yayın evlerinden gelecek teklifleri değerlendireceğini söylüyor. Peki hangi cevapsız soruların yanıtları olacak o kitapta?

Özal’a suikast emrini veren kim? Demirağ, silahı içeri nasıl soktu? Kongre salonunda yalnız mıydı?

Kartal Demirağ, kongre salonda yalnız olmadığını ve bu sırrı hiç bir zaman
açıklamayacağını söyledi.

KIYAMET KOPAR

“Perde kalkarsa ne sen kalırsın ne de ben. Perde kalkarsa kıyamet kopar. Tanrının huzuruna çıkmadan perde kalkmaz, bu sırları ailemle bile paylaşmadım, kitabın içinde var bu sırlar ama sadece arif olan anlar, benim sırlarıma da kimsenin aklı ermez. Benim aklım bile ermiyor hâlâ”

Peki son günlerin en çok tartışılan konusu hakkında yani, Özal’ın öldürüldüğü iddialarına ilişkin ne düşünüyor?

AHMET ÖZAL NEDEN ŞİMDİ KONUŞTU?

Demirağ: “Ergenekon etkisizleştirildiği için Özal konuştu”

“Ahmet Özal’ın, babasının ölümünün ardından geçen süre içerisinde suskun kalmasının ve ardından konuşup bazı iddiaları dile getirmesinin nedenini ne? Ahmet Özal bir şeyler öğrenmiş herhalde. Öğrenmemiş olsaydı konuşamazdı. Belki de korktuğu kişiler etkisizleştiği için konuştu. Ergenekon’u görüyoruz.”

Özal’ın zehirlendiği iddialarına ilişkin olarak ise Demirağ oldukça tartışılacak bir ismi adres gösterdi.

ÖZAL ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?

Demirağ’dan ilginç iddia…

“Bence Turgut Özal’a ne olduğunu Semra Hanım’a sormalı. Semra Hanım, onun en yakınındaki isim. Eğer zehirlendiyse, aynı yemekten yiyen Semra Özal’ın da zehirlenmesi gerekirdi. Semra Özal ve Ahmet Özal, Turgut Özal’a benim verdiğimden daha büyük zararlar verdiler. Ben parmağını yaraladım. Onlar, mirasına ihanet ediyor. Ahmet Özal’ın sözünü ettiği Sabri Yirmibeşoğlu’nu tanımıyorum. Adını televizyonlardan duydum. Bir de özel harpçı olduğunu biliyorum.”

Ahmet Özal’ın iddialarının ardından başlatılan soruşturmalar hatırlatıldığında ise Demirağ, savcılar çağırsa bile ifade vermeyeceğini söyledi ve sırların kendisiyle mezara gideceğini yineledi..

Peki hayatının 22 yılını cezaevinde geçeren Demirağ, Özal’a suikast düzenlediği için pişman mı?

ÖZAL ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSETTİ?

“Öldüğünde ağladım”

“Şimdiki aklım olsa, değil Özal’a suikast düzenlemek yanından bile geçmezdim. Özal suikastini mezara gömdüm. Kitabımda da suikasti yazdım. Ama çok ayrıntıya girmedim. Çünkü, suikasti ben nasıl yaptım çözemiyorum. Çok değerli birine zarar verdim. Özal’ın ölmesine çok üzüldüm. Çok ağladım.”

“Burada 1 gün, bir yıl gibi geçiyor” diyen Demirağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da Turgut Özal gibi başarılı biri olduğunu söyledi. Demirağ “Şimdiki Başbakan da çok başarılı. Çok beğeniyorum. Başarılı insanları iyi korumak lazım. Umarım onun başına bir şey gelmez.” değerlendirmesini yaptı.

7 yıl bir hücrede tek başına kaldığını yineleyen Demirağ, Öcalan’dan daha ağır bir mahkumiyet hayatı yaşadığını da iddia etti. Cezaevinden çıkmayı hayal eden Demirağ’ın son sözleri ise, Özal suikastine dair sır perdesinin uzun bir süre daha esrarını koruyacağını gösteriyor: “Ateş eden bendim. Bundan ötesi benimle mezara gider.”

Reklamlar